İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/529 E. 2024/47 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/529
- Karar No
- 2024/47
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/529 Esas KARAR NO:2024/47 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/07/2022 KARAR TARİHİ: 24/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ----- esas sayılı dosyasında ----- tutarındaki çek ile, ------ esas sayılı dosyasında 270.000,00 TL tutarındaki çek ile ve son olarak-------- esas sayılı dosyasında 100.000,00 TL tutarındaki çek ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, ancak söz konusu icra takibine dayanak çekler üzerinde bulunan imzaların davacı şirket ----- tüm pay sahibi ve tek yetkilisi olan davacı ------------ ait olmaması nedeniyle davacıların iş bu icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğu, ---------- esas sayılı dosyasının hem---- yönünden hem ----- yönünden ----- tarihinde kesinleştiği, ----- sayılı dosyasının hem ----yönünden hem ---- yönünden 02.05.2022 tarihinde ve ------ sayılı dosyasının hem ---- yönünden hem ------- tarihinde kesinleştiği, davacının tüm payların sahibi olduğu ve tek yetkilisi olduğu ------- çek defterinin, davacının bilgisi dışında ele geçirilmiş, kaybolan çeklerle ilgili müvekkilinin sonradan icra takiplerinin açılmasıyla bilgi sahibi olmuş bulunduğu, şirket adına imza ve tasarruf yetkisi bulunmayan -------- tarafından müvekkilinin bilgisi dışında çek düzenlenmiş olduğu, şirketin tek imza yetkilisi olan davacıya ait olmayan ıslak imzalı çeklerle icra takibi başlatılmış olduğu, davacının şirketinin çek defterinin her bir parça çeki üzerinde, başka insanlarca sahte (müvekkilinin eli ürünü olmayan) imza tanzim olunarak, bunun neticesinde söz konusu çekler hakkında icra takibi başlatılarak müvekkili ve şirketin borç altına alındığı, davalının ise elinde bulundurduğu çekler ile müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takipleri başlattığı, davalı hakkında --------soruşturma sayılı dosyası üzerinden tefecilik suçundan soruşturma başlatılmış ve soruşturma halen devam etmekte olduğu, müvekkilin şirketinde çalışan bir personel olan davalı ile müvekkili arasında ticari bir ilişki söz konusu olması olmayıp, çeklerin müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiğinden hükümsüz senetlerle müvekkiline borç ihtiva edilmesinin hukuka aykırı olduğu, yapılacak yargılamada sübuta ereceği üzere mezkur çeklerin davacı tarafından keşide edilmemiş olup davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle davacının işbu icra takiplerine konu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının ve çeklerin hükümsüzlüğün tespiti ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak kötüniyet tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ------- akraba olduğunu, müvekkili ile davacılar arasında hem akrabalık ilişkisinin mevcut olduğunu hemde birlikte çalıştıklarını, davacı ----kayıtlarında diğer davacı--------- yetkilisi olarak gözüktüğünü ancak ilgili şirketin tüm ticari ve finansal faaliyetini yürüten kişinin davacının eşi ----- olduğunu, hem müvekkilin hem de davacı şirket ile ticari faaliyette bulunan kişi ve şirketlerce bilindiğini, müvekkilinin davacı şirket bünyesinde ------- yılında yaklaşık 8 ay çalıştığını daha sonra 2019 yılının Şubat ayından 2022 mart ayına kadar sigortalı olarak çalıştığını, davacı şirketin ticari faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde devamı için zaman zaman akrabası olan şirket yetkilisi ---- ve davacının eşi--------- ödemeler yaptıklarını, işbu ödemeler ile davacı şirketin piyasaya olan borçlarının ödediğini, müvekkilin yaptığı bu ödemelere istinaden davacı ------- müvekkiline kendisi şirket ortağı yapacaklarını ifade ettiklerini, geçen süreçte davacı ve eşi müvekkilinden aldığı bedelli dava konusu olan çekler gibi çekler ile müvekkiline ödediğini, davacı şirketin çeki davacı ------ kestiğini, ----- müvekkiline ciro edildiğini, davacı şirketin yetkili imzası ve davacı---- cirosu davacının eşi -------------- elinde çıkan imza ile tanzim edildiğini, davacıların müvekkilinden para istemeye devam ettiklerini, müvekkiline şirketi kendisine satabileceklerini söylediklerini, müvekkili hem kendisinde mevcut olan hemde çevresinden aldığı nakit para ile davacıya ait şirketi almak için dava konusu çeklere karşılık gelen bedeli davacı ------- verdiklerini ancak davalıların aldıkları bu nakdi ödemelerin sonrasında devre ilişkin resmi hiçbir işlem yapmadıklarını, müvekkili borçlarının fazla olduğunu beyan ederek oyaladıklarını, yaşanan süreçte davacı ------ davacının eşi ---- kendisinin kandırdığını ve şirketi kendisine devretmeyeceklerini anladığından şirketi almak için davacılara vermiş olduğu parayı geri istediğini, bu talebe karşılık kendisine şirketi devretmeyeceklerini ama yine daha önce yaptıkları gibi şirket çeki verebileceklerini ifade ettiklerini, müvekkilinin de daha fazla maddi olarak zarara girmemek için çeklerinde kendisine ödenmiş olduğu tecrübesi ile davacı ------- tarafından imzalanan ve ciro edilen 3 adet şirket çekini davacının eşinden teslim aldığını, ilgili çeklerin incelendiğinde davacı--------- parafı ile keşide tarihlerinin değiştirilmiş olduğu da kolaylıkla tespit olunacağını, davacıların çeklerin ilk ödeme günü geldiğinde davacı şirketin hesaplarında çekleri ödeyecek kadar bir bedeli bankada bulunduramayacaklarını müvekkile ifade ettikleri müvekkilin rızaları ile teslim ettikleri çeklerin vadelerinin değiştirilmesini istediklerini, müvekkilinin de davacı şirketin ticari olarak devamı ve borcun ödenmesi için yazan tarihlerin değiştirilmesi hususunu kabul ettiğini, ancak çekin ödeme günü geldiğinde şirketin durumunun batık olduğunu, bir çok kişiye çek borcu olduğunu, çeki ödeyemeyeceklerini, sıra gelirse icradan alacağını tahsil edersin diyerek müvekkilini iş yerinden çıkardıklarını, davacıların bir çok insanı ve şirketi de mağdur ettiklerini, huzurdaki davaya konu edilen çeklerde müvekkilini işbu çekleri ciranta ile teslim alan 3.kişi konumunda olduğunu ilgili çeklerin TTK uyarınca mücerretlik ilkesi gereği geçersizliği hususunda müvekkiline karşı hiç bir iddianında dinlenilmesinin mümkün olmadığını, işbu sebeplerle davanın reddine, davacıların kötüniyetli olarak dava ikame ettiklerinden bahisle toplam alacak bedelinin %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, ------sayılı dosyasına konu 250.000,00 TL tutarındaki çek, ---------- sayılı dosyasına konu 270.000,00 TL tutarındaki çek ve ----- sayılı dosyasına konu 100.000,00 TL tutarındaki çek nedeniyle, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacılar vekilince bu menfi tespit istemi, davalı şirkete ait çek defterinin, davacının bilgisi dışında ele geçirilmiş olduğu, şirket adına imza ve tasarruf yetkisi bulunmayan davalı ----- tarafından davacının bilgisi dışında çek düzenlenmiş olduğu, şirketin tek imza yetkilisi olan davacıya ait olmayan ıslak imzalı çeklerle icra takibi başlatılmış olduğu iddialarına dayandırılmıştır. Mahkememizce davaya konu her bir icra dosyası celp ve tetkik edilmiş, bu kapsamda ----- sayılı dosyasında 250.000,00 TL tutarındaki çek, ----- esas sayılı dosyasında 275.000,00 TL tutarındaki çek ve ----- dosyasına konu 100.000,00 TL tutarındaki çek nedeniyle alacaklı ---- tarafından borçlu ---------aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, her üç takibin dayanağı çeklerin keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davacı ---- olduğu, çek arkasında ------ altında davalı -----yer aldığı, her üç çekin ibraz edilmiş olduğu, karşılıksız kaşesi içerdiği belirlenmiştir. Davalı vekilince, davacı ------tarafından, davacı şirket işlemleri yönünden dava dışı eşi --------- yetkilendirildiği bildirilerek, davacı şirket hesabının bulunduğu bankadan bunun sorulması talep edilmekle Mahkememizce takip konusu çeklerin hesabının bulunduğu --------- şubesinden keyfiyet sorulmuş, gelen 14/04/2023 tarihli cevabi yazı ekinde sunulan ----- tarihinde düzenlenen vekaletname ile, davacı şirket yetkilisi sıfatı ile davacı ---- tarafından ---- şirket adına işlem yapmaya yetkilendirildiği, verilen yetkiler içinde şirket adına çek imzalama yetkisinin de verilmiş olduğu belirlenmiştir. Yine davalı vekili talebi ile, davacı tarafça eşi adına verilmiş vekaletname olup olmadığı hususunun tetkiki istemi ile ------- sayılı dosyasına yazı yazılmış, 22/05/2023 tarihinde gönderilen cevabi yazı ekinde yukarıda anılan 12/02/2015 tarihli vekaletname sureti ve yanı sıra ------ hitaben yazılmış ve anılan Mahkemenin ------ ceza dava dosyasını ilgi tutan yazısı da sunulmuştur. Anılan yazıda;"İlgide kayıtlı yazınızda bilgileri verilen ---- firmasının ------vermiş olduğu Bankamız sisteminde yer alan vekaletname örneği yazımız ekindedir. Yazınızda tarih aralığı belirtilmediğinden ----- imzasıyla uyuştuğu düşünülen 10 adet ödenmiş çek görüntülerinin yazımız ekinde olduğu" şeklindeki açıklama ile davacı şirket hesabına tanımlı olup ödendiği bildirilen 10 adet ödenmiş çek sureti sunulduğu bildirilmiş, yazı ve eklerinin tetkikinde, anılan çeklerden 9 adedinin tıpkı davamıza konu 3 adet çekte olduğu gibi, davacı şirket tarafından davacı ---- lehine keşide edildiği, ön yüzdeki şirkete atfen imza ile arka yüzdeki ilk ciranta ----- yanındaki imzanın da birbirine çok benzediği ve ---- gönderilen 14/04/2023 tarihli cevabi yazı ekinde sunulan ----- ait imza sirkülerinde yer alan imzalara çok benzer olduğu belirlenmiştir. Nitekim davamıza konu çekler yönünden alınan grafoloji raporu ile de; toplam 3 çek üzerindeki ---------yetkilisine atfen atılmış keşideci imzaları ile arka yüzlerindeki ------ atfen atılmış birinci ciranta imzalarının mevcut mukayese belgelerindeki imzalar ile karşılaştırıldığı, inceleme konusu çeklerdeki imzaların ---- eli ürünü olduğu, ----- ürünü olmadığı kanaatini bildirilmiş olup, varılan kanaatin bilimsel verilere uygun denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle Mahkememizce de bu kanaate iştirak olunmuştur. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davacılar vekilince davaya konu çeklerde davacılara atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığı, ------ tarafından davacıların bilgisi dışında çek düzenlenmiş olduğu iddia edilmiş ise de, yapılan inceleme ile davacı şirket yetkilisi diğer davacı --- verdiği vekalete istinaden, davacının eşi tarafından imzaların atılmış olduğu belirlenmiştir. Yukarıda anıldığı üzere,-----------hitaben yazılmış yazı cevabından da anlaşıldığı üzere, aynı mahiyette yani davacı şirket tarafından davacı ----- lehine keşide edilen ve yine davacı ---- ismi ile ciro edilen 9 adet çekin davacı şirketçe ödenmiş olduğu, ihtilafsız ödenen söz konusu çeklerde de ön yüzdeki şirkete atfen imza ile arka yüzdeki ilk ciranta ... ismi yanındaki imzanın birbirine çok benzediği ve ------ gönderilen 14/04/2023 tarihli cevabi yazı ekinde sunulan ------ait imza sirkülerinde yer alan imzalara çok benzer olduğu gibi grafoloji incelemesi kapsamında davacı -----alınan imza örneklerine hiç benzemediği belirlenmiştir. Buna göre esasen davacı ------ imzasını içermemekle ve tahkikatın herhangi bir aşamasında taraflarca davacı--------- tarafından, asaleten eşi adına verilmiş bir vekaletten söz edilmemiş ve keyfiyet ispat edilmemiş olduğu halde, yazı cevabında belirtilen 9 adet çekin ihtilafsız ödenmiş olmasından hareketle, davacı şirketçe anılan imza ve temsil usulünün benimsenmiş olduğu Mahkememizce değerlendirilmiştir. Ayrıca davacı şirket yetkilisi davacı ------- tarafından, şirket işleri için eşi adına verilmiş çok kapsamlı vekaletname bulunduğu, bunun çek hesabının bulunduğu bankaya ibraz edildiği halde davacı tarafça buna hiç değinilmediği, bilakis çeklerin davalı tarafından keşide edildiğini iddia ettikleri, davalının geçmişte davacı şirkette çalışmasından dolayı bu durumdan, vekaletnamenin varlığından haberdar olduğundan bahisle sorulmasını istemesi üzerine keyfiyetin ortaya çıktığı hususu hep birlikte değerlendirildiğinde, esasen davaya konu çeklerdeki ciro zinciri -davacı ----- atfen ciranta imzasının davacı ------ ait olmadığı belirlendiğinden ve davacı tarafça eşine asaleten verilmiş bir vekaletname sunulmamış olduğundan- kopuk olmakla birlikte, kimse kendi haksız eyleminden kendine yarar çıkaramaz prensibi ve yukarıda açıklanan, imza ve temsil usulünün benimsenmiş olduğu kanaati çerçevesinde menfi tespit isteminin davacı şirket için reddi gerektiği kanaatiyle karar vermek gerekmiştir. Davacı ---- yönünden ise tahkikatın hiçbir aşamasında taraflarca, davacı ------- asaleten eşine vekalet vermiş olduğundan söz edilmediği gibi keyfiyetin de ispat edilmemiş olduğu, ayrıca davacı şirkette olduğu gibi bir benimseme teamülünün ortaya konulmamış olduğu, bundan başka davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde de davacı şirket yetkili imzasının ve davacı----- cirosunun davacının eşi tarafından imza edilerek davaya konu çeklerin tanzim edildiği açıklanmakla, davalının çekteki imzaların davacı ---------ait olmadığına vakıf olduğu, grafoloji incelemesinde de keyfiyetin bilimsel inceleme ile tespit olduğu gözetilerek davacı ------- yönünden menfi tespit isteminin kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin tazminat istemi yönünden, davanın borçlu --------- lehine hükme bağlandığı, buna karşın davalı tarafça başlatılan takibin kötü niyetli olduğu yönünde Mahkememizde kanaat hasıl olmamakla İİK 72/5. maddesi koşullarının oluşmadığı kanaatiyle tazminata hükmedilmemiştir. Davalı vekilinin tazminat istemi yönünden ise, dava davacı şirket yönünden davalı alacaklı lehine sonuçlanmış olmakla birlikte Mahkememizin 20/07/2022 tarihli tedbir kararı kapsamında kararlaştırılan teminat tutarının yatırılmadığı, tedbir kararın icra edilmediği belirlenmekle davalının istemi yönünden İİK 72/4. maddesi koşullarının oluşmadığı kanaatiyle tazminata hükmedilmemiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın davacı -------- yönünden reddine, İİK 72/4. maddesi koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına 2- Davanın davacı ----- yönünden kabulü ile; davacı ---- ------- sayılı dosyası ve takip dayanağı ---------- seri numaralı çek, ----- seri numaralı çek nedeniyle davalı ------ borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5. maddesi koşulları oluşmadığından davacı --------lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına , 3-Alınması gerekli 42.693,75 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu kalan 42.613,05 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 93.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ------ alınarak davalıya verilmesine, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ---- takdir olunan 93.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ---- verilmesine, 6-Davacı ----tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacılar tarafından sarfedilen 5.478 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.739 TL 'sinin davalıdan alınarak davacı ---verilmesine, bakiye tutarın davacı ------ üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/01/2024