İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/717 E. 2024/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/717
Karar No
2024/633
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/717 Esas KARAR NO: 2024/633 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/11/2021 KARAR TARİHİ: 11/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında ----- dosyasından işbu takibin dayanağını oluşturan------ tutarındaki kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin müvekkiline ------ tarihinde TK 35.maddeye göre tebliğ edildiğini, müvekkiline gönderilen belgeleri incelediklerinde müvekkil şirketin yetkili temsilcisi olan müteveffa ---- ait olmadığını, takibe konu senette ki imzanın senedin tanzim tarihi itibari ile müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olan ----- eli ürünü olmadığından imza incelemesi yaptırılmasını ve bonodaki imzaya itiraz ettiklerini, kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, öncelikle teminat şartı aranmaksızın ----sayılı takibin tedbiren durdurulmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili davacı şirketten alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için------- sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacı şirketin icra takibine konu senetteki borçlunun imzasının şirketin o dönem ki yetkili temsilcisi lan müteveffa -------ait olmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının müvekkili ve tanıklar huzurunda borcuna karşılık senedi imzaladığını, karşı tarafın sunmuş oldukları evraklarındaki imzaları da dahil olmak üzere müteveffanın tüm belgelerdeki imzaların birbirinden farklı olduğunu bu farklılığın ---- daha önce soyadını değiştirmiş ve farklı imzalar kullanmış olduğunu, müteveffa ----- yerine oğullarının müvekkilinin yerine sahte imzalar attıklarını, bu sebeple-----sahtecilik ve dolandırıcılık bürosunun ---- sayılı dosyası ile devam ettiğini, şirket yetkilisi müteveffa ---- yılında ki vekaletnamede soyadının ---- olduğunu daha sonra---- imza sirkülerinde----- olduğunu ve daha sonra -------- soyadını kullandığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili şirkete ortak olması için verdiği sermaye bedelinin şirkete girişinin olmadığın, alacaklarına karşılık verilen senede ilişkin bilgi bulunmadığını eğer olsaydı cari hesaplarında, şirket defterlerine görüneceğini beyan ettiğini, davaya konu senedin düzenlenme ve vade tarihinin arasındaki sürenin uzun olmasının sebebinin şirketin mali durumunun kötü olduğunu şirketi zor duruma sokmamak adına her yıl ödeme yapılması umuduyla beklediklerini bu sebeple sürenin uzadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin olduğunu, davaya konu bononun ispat yükünün alacaklı değil borçlunun olduğunu, işbu sebeplerle davanın davacı tarafından yapılan iddialarınn bir dayanağı olmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini, haksız olarak dava açıldığını, tüm talepler yönünden ve imza itirazı yönünden reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle kambiyo senedine dayalı ----- sayılı takip dosyasında icra takibine dayanak alınan kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, takibe konu kambiyo senedi incelendiğinde; 125.000 Euro bedelli bononun ödeme gününün 05/02/2018 keşidecinin------ olduğu ihdas nedeninin nakden olduğunun görüldüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu olan bono altındaki imzanın keşideci şirket yetkilisi ----- ait olup olmadığı ve bonoda yazılı olan Euro cinsinden bedeldeki para cinsinin üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı hususlarında olduğu görülmüştür. Şirket yetkilisi ------- ait imza örnekleri ilgili kurumlardan getirtilmiş, davaya konu olan bonodaki imzanın karşılaştırma yapılması için grafoloji uzmanından rapor aldırılmış, aldırılan rapora göre bono altındaki imzanın ------ ait olup olmadığına dair tam kanaat oluşmadığı beyan edilmiş, tarafların itirazları üzerine dosya bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere ---- gönderilmiş, ---------- gelen rapora göre bono altındaki imzanın ----- eli ürünü olduğu hususunda kanaat bildirir rapor sunmuştur. Senet üzerindeki tahrifat olduğuna dair iddia ise senedin incelenmesinde senet üzerinde herhangi bir karalama olmadığı, TL cinsinden olan para biriminin üzeri çizilerek Euro yazıldığı tespit edilmiştir. İcra takibine dayanak alınan senedin TTK'nın 776 maddesi hükmünde ön görülen zorunlu unsurları içerdiğinden kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, kambiyo senedinin hukuksal niteliğince sebebini içermeyen borç ikrarı niteliğindedir. HMK 200 ve izleyen maddeleri boyunca davacı taraf davasını yazılı delil ile kanıtlamak durumundadır, ispat yükü özel bir düzenleme bulunmadıkça menfi tespit davalarında davacının üzerindedir, eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı bir beyanla ispat edilmesi gerekmektedir. --------gelen rapora göre bono altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu sabit olmakla, davacı tarafın bunun aksini ispatlayacak yazılı bir delil sunmaması ayrıca yemin deliliğine dayanıp dayanmayacağı konusunda davacıya süre verilmiş olmasına rağmen davacının yemin deliline dayanmaması nedeniyle mevcut delil durumu itibariyle davacının davasını ispatlamayamaması nedeniyle davanın reddine, davacı tarafça talep edilen ihtiyati tedbir talebi Mahkemece reddedilmiş olduğundan kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, Kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından reddine, 2-Alınması gerekli 67.954,23 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 16.988,56 TL harçtan mahsubu kalan 50.965,67 TL' nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 139.427,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/717, K. 2024/633, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-717-e-2024-633-k-2b196c44a29e