İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/574 E. 2024/929 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/574
Karar No
2024/929
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/574 Esas KARAR NO: 2024/929 DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/11/2020 KARAR TARİHİ: 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borcular aleyhine ----- sayılı takip dosyasından ilamsız takibe geçilerek 7 örnek ödeme emri gönderildiğini, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazlar sonrası -----Karar sayılı dosyasıyla yapılan yargılamada davanın “kısmen kabulüne” karar verildiğini,--- yetkisizlik kararı sorasında ---- numarasıyla yapılan yargılamada, “kesin yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından bahisle itirazın iptali davasının reddine” karar verildiğini, ----- dosya alacağı müvekkil ---- tarafından temlik alındığını, temlik alındığının icra dosyasına bildirildiğini, akabinde icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderildiğini, ---- sayılı dosyası ile tüm borçlulara yeniden ödeme emri gönderildiğini, borçluların haksız olarak takibe itiraz ettiğini, alacağı temlik eden ----- ve dava dışı ---- ile davalılar --- ortakları ----arasında yapılan sözleşmeye göre --- ve dava dışı ---- bir kısım hisselerini alma konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince -----dava dışı ---- 18.500,oo TL ve 20.000,oo TL olmak üzere toplam 38.500,oo TL’yi davalı / borçlu -----banka hesabına yatırdığını, hisse devirlerinin yapılmadığı gibi paranın iade edilmediğini, davalılar aleyhine takip başlatıldığını iş bu nedenle takibin haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.------vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski otakları ile ------ arasında yapılan protokole müvekkil şirketin taraf olmaması sebebiyle alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceğini, dava tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, icra dosyası nedeniyle daha önce verilmiş karar olduğunu, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.----- dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının, davalı borçlular aleyhine, 73.300,00 TL asıl alacak ile 58.714,22 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.014,22 TL üzerinden icra takibi başlattığı, icra takibine konu alacak hakkının dayanağı olarak --- tarihinde ödenen-- ----- temlik alınan----- meblağlı dayanak olarak gösterildiği, borçluların süresinde ödeme emrine itirazları nedeniyle takibin durduğu belirlendi.Dosya alanında uzman ticaret hukuku bilirkişiye ve mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişilerce hazırlanan rapor dosyamız arasına alınmıştır.Dava, hukuki niteliği itibari---- icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının temlik alan sıfatı ile 01/08/2008 tarihli protokol başlıklı belge kapsamında hisse devrinin gerçekleştirilmediği iddiasına dayalı alacağının bulunup bulunmadığı bu kapsamda------sayılı takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Davalılardan---- vekilince zamanaşımı def'i öne sürülmüştür. -------hisse devrine ilişkin 01.08.2008 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle anılan davalıdan ancak sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödenenin iadesinin istenebileceği , davacının hisse bedellerini ödemediği tartışmasız olup, zamanaşımı süresinin, hisse devri bedeline ilişkin protokülde yazılı ilk ödeme tarihi olan --- itibaren başlayacağı anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan, anılan davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.Diğer davalılar ile dava dışı---- ve dava dışı --- arasında ,----- hisselerinin devrine ilişkin-----tarihli protokol imzalanmıştır. Söz konusu Protokol karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğindedir. Protokolün 4.maddesi gereğince ------- tarihinde şirkete özkaynak olarak ödenmesi gerekecektir. Davalı şirket ortaklarına ise hisse bedeli olarak toplam 350.000,00.EURO 'nun Protokolde yazılı tarihlerde taksitler halinde ödemeleri yapılacaktır. Yapılan ödemelere göre ilki 15.08.2008 tarihinden olmak üzere değişik tarihlerin her birinde % 5 olmak üzere toplam % 25 hisse devredilecektir. Ancak dava dış--- ve dava dışı------- hesabına yaptıkları ödeme sadece şirkete özkaynak olarak yapılan 50.000,00.EURO'nun ödenmesinden ibarettir. Bu miktar ödeme ile şirket sebepsiz zenginleşmiştir. Bunun dışında 15.08.2008 tarihinde yapılması gereken ödeme ve diğer ödemeler yapılmamıştır. Bu ödemelerin zamanında yapılmamasının herhangi bir haklı gerekçesi de açıklanmamıştır. Ancak davalılar da davalı şirket ortakları olarak yapılan bu sözleşmeyi bilmektedirler. Şirkete yapılan ödemeden de haberleri vardır. Buna rağmen her iki taraf sessiz kalmış , aradan uzun süre geçtikten sonra dava dışı ---- tarafından------- tarihinde ihtarname gönderilerek kendisinin yaptığı ödeme faizi ile birlikte talep edil aynı zamanda dava dışı ---- alacağı dava dışı ------ tarafından temlik alınmıştır. Şirket yönünden sebepsiz zenginleşme gerçekleşmiş ise de, imzaladıkları -------- davalı şirket ortakları bu ödemenin iadesinden sorumludurlar. Zira yukarıda belirtildiği gibi şirkete özkaynak olarak 50.000,00.EURO ödendiğini bilmektedirler. Ancak hisse bedellerinin ödenmemesi üzerine öncelikle dava dışı -------- temerrüde düşmüştür. Bu nedenle ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmesi mümkün değildir. Davalı şirket ortakları hisselerini 06.05.2010 tarihinde dava dışı şahıslara devretmişlerdir. Oysa davacının yaptığı ödemeyi bilmektedirler. Davalılar durumu bilmelerine rağmen usulüne uygun olarak 01.08.2008 tarihli sözleşmeyi feshetmeden hisselerini üçüncü şahıslara devretmiş olmakla ------ zarara uğratmışlardır. Bu tarihten itibaren ---- reeskont (iskonto ) faizi talep etmesi mümkündür. Alınan bilirkişi raporu ve ----- dosyasında alınan raporda yapılan hesaplama ile ----ile ilk takip tarihi arasındaki işlemiş faiz tutarı ---dir. Zira------ tarihine kadar 237 günlük % 15 oranı üzerinden faiz tutarı----- arası 363 gün için yıllık % 14 oranı üzerinden----- 172 günlük % 17 oranı üzerinden faiz tutarı ------- takip tarihine kadar % 115 günlük % 16 üzerinden işlemiş faiz tutarı ise 3.695,12.TL olup, TOPLAM faiz tutarı 26.912,12.TL olarak hesaplanmıştır. Dava dışı ------- davalı şirket dışındaki davalılardan 73.300,00 TL asıl alacak ve ------ işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Mahkememiz dosyası davacısının dava dışı ---- tarihli sözleşmeden doğan alacağını temlik aldığı akabinde davaya konu takibi başlattığı, işbu kapsamda davada aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Hüküm kısmında sehven kısmen kabul şeklinde belirtilmediği; ancak davanın kısmen kabulüne aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılardan -----yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Davalılar--------- Esas sayılı dosyasında davalıların takibine itirazlarının kısmen iptali ile, tahsilde tekerrür etmemek üzere takibin 73.300,00 TL asıl alacak ve 26.912,12 TL işlenmiş faizi olmak üzere toplam 100.212,12 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 6.845,49 TL harçtan peşin alınan 1.594,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.251,01 TL karar harcının davalılar------müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalılar --------müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı------ davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine, 6-Davalı ------davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı -----verilmesine, 7-Davalı ------ davada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 1.594,48 TL peşin harç toplamı: 1.648,88‬ TL ile 3.724,50 TL yargılama giderinden davanın red %24,09 ve kabul %75,91 oranına göre hesaplanan 2.827,27 TL'sinin davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.429,12‬ TL'sinin davalılar ---------- müştereken ve müteselsilen tahsiline, 770,88‬ TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/574, K. 2024/929, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-574-e-2024-929-k-90fcefd608f8