İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/336 E. 2024/536 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/336
Karar No
2024/536
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/336 Esas KARAR NO: 2024/536 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/06/2019 KARAR TARİHİ: 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında ------- imzalandığını, bu sözleşmelerin konusunun; davalıya ait toplam 15.238 m² inşaat alanına sahip yapının, davacı yapı denetim kuruluşu tarafından projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmeti olduğunu, müvekkili şirketin de, dava konusu sözleşmelerin imzalanmasından bugüne kadar------- adı geçen mimar, mühendis ve kontrol elemanlarının iş alma kapasitesini sözleşmelere konu yapılara bağlayarak hizmet vermeye hazır şekilde bünyesinde çalıştırdığı, işe başlanacağı ümidiyle teknik personeline ücret ve sigorta primi ödemeye devam ettiğini, müvekkili şirketin ve teknik personelinin iş alma kotasının 15.238 m²’lik kısmı sözleşmelere konu yapılara bağlandığını, ancak sözleşmenin davalı tarafın kusuru ile ifa edilememesi nedeniyle hakediş düzenlenemediği için bu güne kadar hiçbir ödeme alınamadığı ve uzun süre askıda bırakılan sözleşmelerden umulan kazanç elde edilemediğini, davacının yapı denetim kuruluşu sözleşmenin imzalanmasından bugüne kadar ------ adı geçen teknik personelin iş alma kapasitesini davalıya ait yapılara bağlayarak hizmet vermeye hazır şekilde bünyesinde çalıştırdığı ve kendisine herhangi bir ödeme yapılmamasına rağmen, inşaata başlanacağı düşüncesiyle sözleşmeyle bağlı kalarak edimlerini yerine getirdiği ve teknik personeline ücret ve sigorta primi ödemeye, sabit diğer giderlerini karşılamaya devam ettiğini, davalı tarafından askıda bırakılan sözleşmeler nedeniyle müvekkil şirketin denetim kotası işgal edilerek yeni iş almaktan büyük ölçüde men edilmesi nedeniyle ayrıca mağdur edildiği dikkate alınarak uğradığı tüm zararın kendisine ödenmesi gerektiğini, davalıya yapılan ihtara rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı ve sözleşmenin ifasına başlanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığı için huzurdaki bu davanın açılması zaruretinin doğduğunu, müvekkilinin davalı ile imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmelerinin ifa edilmemesi nedeniyle mahrum kaldığı kârın (kazanç kaybının) belirsiz olması ve taraflarınca hesaplanması mümkün olmaması sebebiyle; inşaatın alanı(m²) ve mevzuatta belirlenen diğer veriler esas alınmak suretiyle bilirkişi marifetiyle tespiti ve davalıdan tahsili gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalarak, belirsiz alacak niteliğinde olan taleplerinin bilirkişi tarafından tespit edildiğinde müddeabih belirli hale getirilmek kaydıyla; davalarının kabulü ile, davalı tarafın kusuruyla sözleşmelerin ifa edilmemesi nedeniyle(sözleşmeye aykırılık) müvekkilin yoksun kalınan kar niteliğindeki zararından şimdilik 10.000TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı dilekçesinde taraflar arasında imzalanan 3 adet sözleşmeden bahsetmişse de dosyaya -------numaralı 2 adet sözleşme ibraz edildiğini, söz konusu sözleşmelerin davacı şirket ile müvekkili şirketin yetkilisi veya temsilcisi olmayan ----- imzalandığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu şirket yetkilisi ----- tarafından ------ verilen vekaletname ibraz edilmiş ise de, vekaletname içeriğinde sözleşme imzalama yetkisi olmadığını, öncelikle yetkisiz temsilciye davanın ihbar edilmesi ve müvekkil şirket yönünden davacının geçersiz sözleşmeye dayalı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle yetkisiz temsilci ----davanın ihbar edilmesine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, davalının---- aykırı davrandığı ve zarar oluştuğu iddiasına dayalı açılan maddi tazminat davasıdır.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyet kök rapor içeriğine göre; sözleşmelerde davacı tarafça verilecek hizmetin süresinin, sözleşmenin imzalandığı 28.09.2017 tarihinden yapı kullanma izninin alındığı tarihine kadar geçen süre olarak belirtildiği, yapının bitirilmesi için 24 aylık sürenin öngörüldüğü, ------- parsellerde yapılacak yapılara ait ------ onayına sunulmadığını, yapı ruhsatının alınmadığını, davacı ile ilgili herhangi bir belgenin ilgili belediyeye ve/veya ----sunulmadığını,---- parsel saylı taşınmazlarla ilgili olarak, ----- tarihinde davalı tarafından ruhsatsız olarak hafriyat çalışmaları yapıldığından ---- düzenlendiğini, ------- davalı tarafça parsellerde ruhsatsız olarak hafriyat çalışmaları yapılması nedeniyle 71.847,51 TL para cezasının verildiğini, davalı firma tarafından dava konusu olan sözleşmelere konu olan------sayılı taşınmazlar ile ilgili ------ belediyenin onayına sunulmadığını, yapı ruhsatının alınmadığını, yapı denetim şirketince uygulama projelerinin incelenmesi sürecinde doldurulup onaylanması gereken formların dava dosyası ve CD olarak sunulan imar işlem dosyası içeriğinde yer almadığını, bu nedenle davacı tarafça davalı firmaya mezkur sözleşmelerde geçen hizmetlerin hiçbirinin verilmediğinin anlaşıldığından herhangi bir hesaplama yapılmadığını, ancak taraflar arasında 3 adet sözleşme yapıldığı, mezkur sözleşmelerde; ''Md 11- Fesih esasları : Yapı sahibi ve yapı denetim kuruluşları arasında akdedilen sözleşmenin fesih esasları şunlardır: Yapı Denetim hizmet sözleşmesinin tek taraflı olarak feshi veya karşılıklı anlaşma ile feshi durumunda fesih işlemi noter ihbarnamesi ile karşı tarafa, ilgili idareye, ---- dağıtımlı olarak bildirmek suretiyle yapılır'' şeklinde olduğunu, noter ihtarlarından da anlaşıldığı üzere -------- sözleşme tarihi ile noter ihtarı arasında geçen 15 aylık süre içinde davalı tarafça sözleşmelerin feshi ile ilgili davacı firmaya herhangi bir bildirimde bulunmadığını, Mahkememizin 17.11.2020 tarihli celsesindeki uyuşmazlık noktasında tespit edilen hususlar bakımından değerlendirme yapıldığında: taraflar arasında yapı denetim hizmet sözleşmesinin bulunup bulunmadığı hususunda; dosya kapsamı incelendiğinde 28.09.2017 tarihinde ------- numaralı -----başlıklı sözleşmelerin imzalandığını, davalı şirket adına ... isimli şahsın imzasının bulunduğunu, sözleşmelerde davalı şirketin ''yapı sahibi'', davacı şirketin ise ''yapı denetim kuruluşu'' olarak anıldığını, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde ---------- numaralı ''Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmelerin imzalandığını 28/09/2017 tarihinde davalı şirketin temsilcisinin sözleşmeleri imzalayan ---- olup olmadığının anlaşılamadığını, dolayısıyla sözleşmeleri imzalayan ------- TBK m. 40 vd. Hükümlerince yetkili temsilci olarak sözleşmeleri imzalayıp imzalamadığı, bu sözleşmelerle temsil hükümleri uyarınca davalı şirketin bağlı olup olmayacağı (eğer yetkisiz temsil mevcutsa sonrada davalının sözleşmelerin imzalanmasına rıza gösterip göstermediği); dolayısıyla sözleşmelerin davalıyı bağlayıp bağlamadığı hususunun takdirinin Mahkememize ait olduğunu, sözleşme var ise davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, ayrılık varsa davacının zararının oluşup oluşmadığı hususunda; eğer sözleşmelerin davalı şirketi bağladığı Mahkememizce kabul edilecek olsa bile teknik değerlendirmenin neticesinde davalının bu filleri nedeniyle kusurlu olduğunu, ancak davacının dava dilekçesindeki zarar talebi bakımından değerlendirme yapıldığında ise istenen yoksun kalınan kar bakımından hangi kıstaslara göre hesaplama yapılacağının açık bir şekilde belirtilmediğinden ve dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca anlaşılamadığından bu yönde bir hesaplamanın yapılamadığını, eğer teknik değerlendirme Mahkemece kabul edilecek olursa bu takdirde borçlar hukuku mevzuatı yönünden de davacının alacaklı olmadığı yönünde değerlendirme yapılabileceği kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir. Bilirkişi heyetinin 24/07/2022 tarihli ek rapor içeriğine göre; kök rapora yapılan itirazların değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapı denetim hizmet sözleşmesinin bulunup bulunmadığı hususunda, dosya kapsamı incelendiğinde 28.09.2017 tarihinde----- numaralı “Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi” başlıklı sözleşmelerin imzalandığını ve davalı şirket adına ... isimli şahsın imzasının bulunduğunu, sözleşmelerde davalı şirketin “yapı sahibi”, davacı şirketin ise “yapı denetim kuruluşu” olarak anıldığını, dosya kapsamına sunulan --------- yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Vekâletname” incelendiğinde davalı şirketi 3 yıl süre ile yetkilendirilmiş dava dışı--------, “yapı denetim kurumu ile sözleşmeler imzalamaya”------ vekil olarak tayin edildiğinin görüldüğünden davaya konu sözleşmeleri imzalayan ------ TBK m. 40 vd. hükümlerince davalı şirketin yetkili temsilcisi olarak sözleşmeleri imzaladığı, temsil hükümleri uyarınca bu sözleşmelerle davalı şirketin bağlı olduğu kanaatine varılabileceğini, sözleşme var ise davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, ayrılık varsa davacının zararının oluşup oluşmadığı hususunda; eğer sözleşmelerin davalı şirketi bağladığının Mahkememizce kabul edilecek olur ise bu halde teknik incelemede de belirtildiği üzere davacının maddi bir zarara uğramadığını, davacı tarafından herhangi bir emek sarfedilmediğini; dosya içeriği, davacı itirazları ve sunulan belgeler incelendiğinde kök raporda belirtilen görüş ve kanaati değiştirecek herhangi bir husus olmadığını beyan etmişler, ek rapora karşı da itiraz sunulması üzerine hazırlanan 09/07/2023 tarihli 2. Ek raporda sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde önceki görüşleri değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı bildirilmiştir.Davacı davalı ile 28.09.2017 tarihinde, üç adet Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığını ileri sürmüş davalı ise sözleşmenin yetkili/ temsilci tarafından imzalanmadığını, sözleşme ile bağlı olmadıklarını savunmuştur. ------- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekâletname incelendiğinde davalı şirketi 3 yıl süre ile yetkilendirilmiş dava dışı ----- “yapı denetim kurumu ile sözleşmeler imzalamaya----- vekil olarak tayin edildiği, bu nedenle davaya konu sözleşmeleri imzalayan -----TBK m. 40 vd. hükümlerince davalı şirketin yetkili temsilcisi olarak sözleşmeleri imzaladığı, temsil hükümleri uyarınca bu sözleşmelerle davalı şirketin bağlı olduğu kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli bilirkişi rapor içerikleri dikkate alındığında; davalı şirketin yapı sahibi, davacı şirketin ise yapı denetim kuruluşu olarak yer aldığı,-------imzalandığı, davalı yapı sahibinin ruhsat başvurusunda bulunduğu, ruhsat numarasını aldığı, onay için sürecin devam ettirilmediği ve inşaatın fiilen yapımına başlanmadığı, bu süreçte masrafların yapıldığı, ayrıca davalıya ait yapılara bağlanan denetim kotası miktarında yeni iş almaktan mahrum kalması nedeniyle davacının kar yoksunluğu şeklinde maddi zararının ortaya çıktığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davacı tarafça zarar kalemi olarak açıkça davalı tarafın kusuruyla sözleşmelerin ifa edilmemesi nedeniyle yoksun kalınan karın gösterildiği, davacı tarafça davalıya sözleşmede gösterilen hizmetlerin sunulmadığı, sözleşme konusu taşınmazlarla ilgili uygulama projelerinin ----- sunulmadığı, yapı ruhsatının alınmadığı, davacı ile ilgili bilgilerin ------ bildirilmediğinden davacının iş kotası ile ilgili kısıtlılık oluşmadığı, sonuç olarak maddi zarar oluşmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davacının davasının esastan reddine, 2)Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78 TL harç ve 1.710,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.880,78 TL nin mahsubu ile kalan bakiye 1.453,18‬‬ TL' nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5)Davalı taraflarca sarfedilen 162,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7)Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/336, K. 2024/536, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-336-e-2024-536-k-bfbbaab6d49e