İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/349 E. 2025/629 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/349
- Karar No
- 2025/629
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/349 Esas KARAR NO: 2025/629 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ: 09/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547 maddesi uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Huzurdaki işbu davada ihyası talep edilen ------ terkin edilmeden önceki merkez adresinin ----- olduğunu TTK Md. 547 hükmü gereği görevli ve yetkili mahkeme,----olduğunu,----- Esas sayılı yazısında şirket adresinin -----adresi olduğunun anlaşıldığın müvekkilinin tasfiye edilen ------- nezdinde çalışmakta iken iş kazasına uğradığını ve sürekli maluliyete uğramış olduğunu Belirtilen iş kazası sebebi ile---- üst işverenlere karşı dava açılmış olduğunu belirtilen dava dosyalarının, ---- sayılı dosyası ile derdest iken ----- tasfiye edilerek ticaret sicilinden tekin edildiğinin anlaşıldığını ----- tarihli ara kararı ile davalı ------- davada temsiline ilişkin olarak ihya davası açmak ve mahkemeye bilgi ve belge sunmak üzere ara kararın tebliğinden itibaren taraflarına süre verilmiş olmakla huzurdaki davanın açıldığını İşbu davada ihyasını istedikleri ----- ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin -------olduğunu, işbu şirket, ticaret sicilinden ---- tarihinde silinmiş olduğunu esasen şirket hakkında derdest ettikleri alacak davaları devam etmekte iken şirketin tasfiyesine karar verilmesi de hukuka uygun olmadığını ---- sicilinde kayıtlı iken terkin edilmiş olan ----- unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını, ticaret siciline yeniden tescil ve ilan edilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ---- Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin -------- şirket tasfiye memuru olması sebebiyle davada taraf olarak gösterilmiş olup, söz konusu şirketin tüm tasfiye işlemlerinin yasaya ve mevzuata uygun gerçekleştirilmiş olduğunu, Şirketin yeniden ihyasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığını -------- aleyhine açılan davanın halen derdest olduğunu, şirketin tüm yasal prosedürü takip ederek tasfiyenin sonuçlandırmış olduğunu tasfiye bilançosu ve tasfiyeye giriş,tasfiye sonu ve ilanların ticaret sicil kayıtları dilekçelerinde mevcut olduğunu, Şirketin tümden ihyası artı ticari faailiyetlerini sona erdirmiş bir tüzel kişiliğin tasfiye memuruna maddi yönden külfet oluşturacağını, usulüne uygun olarak tasfiye edilmiş olan şirketin tümden ihyasının yapılmamasını,tasfiye memuru olarak müvekkilinin görevlendirilmemesini,------ görevlileri tarafından incelenen ve kabul edilen tasfiye kararının kötüniyetli olmadığı yasal prosedüre dayalı olarak gerçekleştirildiği ve ancak bir hata söz konusu ise resmi mercilerin sorumlu olduğu gözetilerek müvekkili hakkında husumetten red kararı verilmesini beyan etmiştir. CEVAP: Davalı ----- Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; ---------- tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemez. ------ tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir. Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeder. Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin-------- silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ---------- sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, mahkemece, şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiş olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ----- bulunmasının şart olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını "Davalı -------- memurluğunun yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı , mahkemece verilen kararın yerinde olup davacı vekilinin her iki davalıya karşı davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ------ aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hüküm edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, dava dışı Tasfiye Halinde --------maddesi uyarınca ihyası talebidir. Dava, dava dışı Tasfiye Halinde ----------- sayılı takip dosyası için ihyası talep edilmiştir. Dosya içerisine gelen ---- kayıtları uyarınca Dava dışı Tasfiye Halinde -------tarihinde tasfiyeye girmiş olduğu tasfiye kararının ---- tarihinde tescil edildiği alacaklılara ilişkin ilanların---- tarihlerinde---- yayınlanarak ilan edildiği tespit edilmiş olup bu hali ile şirketin tasfiye nedeni genel kurul kararıyla olduğundan ek tasfiye işlemlerinin TTK 547 Maddesi uyarınca yapılması gerektiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ------ terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.---- gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin istanbul ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonucu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 14.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu müdürlüklerindeki kaydının yeniden açılmış olduğu ve dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra ------ - sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı----- tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın KABULÜ İLE ----- Tasfiye Halinde --------sayılı dosyası için TTK 547 Maddesi uyarınca İHYASINA -Tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ------ atanmasına, -Karar kesinleştiğinde ----- gönderilmesine, 2-Harç başlangıçta alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı taraf yararına takdir edilen 30,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ------ kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 3.550,00- TL olmak üzere toplam 4.780,8- TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ---- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2025