İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/498 E. 2026/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/498
- Karar No
- 2026/249
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/498 KARAR NO : 2026/249
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10.07.2024 KARAR TARİHİ : 05.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takibinin, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan dokuz adet faturaya dayalı olarak başlatıldığını, söz konusu faturaların toplamının 112.796,33-TL olduğunu, bu tutara takip öncesi aylık %8 oranında işlemiş faizlerin de dahil edildiğini, davalının 17.07.2023 tarihli dilekçesi ile borca, işlemiş faize ve ferilerine haksız şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili firma ile davalı firma arasında taşıma/nakliye hizmet ilişkisi bulunduğunu, çeşitli firmalara ait mal ve eşyaların nakliye hizmetinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini ve buna ilişkin nakliye bedeli faturalarının düzenlendiğini, dava konusu faturalarda vadenin fatura tarihinden itibaren yedi gün olduğunu ve vadesinde ödenmemesi halinde %8 vade farkı uygulanacağının belirtildiğini, davalı tarafından ödeme ve itiraz için yasal sürenin geçirildiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının haklı olmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince sekiz günlük süre içerisinde faturaya itiraz edilmediğinden faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalı ile yapılan şifahi görüşmelerden sonuç alınamadığını, süreç uzatılarak davacının zarara uğratıldığını, başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; davalının itirazının iptalini, takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine ---. İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı dosyasında 91.951,00 TL asıl alacak ve 20.845,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.796,33 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir. Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- talimat numaralı dosyasına talimat yazılmış, hazırlanan raporda davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 91.951,00 TL borçlu olduğu, tarafların Ba/Bs formlarının uyumlu olduğu belirtilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, davalının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu, yasal süre geçtikten sonra davalı tarafından davacıya 117.190,05 TL iade faturasının düzenlendiği, davacının iade faturalarını kabul etmediği ve defterlerine işlemediği, davalının kayıtlarına göre davalının davacıdan 25.239,05 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın kayıtları arasındaki uyumsuzluğun 117.190,05 TL'lik iade faturasından kaynaklandığı, iade faturasının yasal süresinde yapılmaması sebebiyle geçerli olmadığı, tarafların Ba-Bs formlarının uyumlu olduğu, davalı tarafça davacıya ayıp ihbarında bulunulmadığı, buna göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 91.951,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. ---- Bölge Adliye Mahkemesi -/---. Hukuk Dairesi'nin --- Esas ve ---- Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir. Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; --- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 91.951,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 18.390,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.281,17-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.926,28-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 563,98-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.790,91-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.490,26-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 164,80-TL vekalet harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.956,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 6.548,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 5.338,22-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.210,18-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından 164,80-TL vekalet harcı ve 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.164,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 1.139,29-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5.025,51-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 20.845,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 2.934,70-TL'nin davalıdan, 665,30-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.