İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/904 E. 2024/998 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/904
- Karar No
- 2024/998
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/904 Esas KARAR NO: 2024/998 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 15/12/2023 KARAR TARİHİ: 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kasko sigortası teminatı altındaki sürücü ----- idaresindeki ---------- plakalı otomobil ile davalının sahibi olduğu, sürücü ----idaresindeki --- plakalı kamyonetin --- tarihinde zincirleme kazaya karıştığını, sürücü ----zincirleme kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davacının sigortalısına 110.008,08 TL hasar tazminatı ödendiğini ancak sigortalının---- başvurarak ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile dava açtığını ve ------ tarihinde ilave 83.421,72 TL ödendiğini, ilave ödemenin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazı ile durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı belirtilerek açıklanan nedenlerle; ----- asıl alacak ile 3.250,00 TL işlenmiş yasal faizin toplamı 86.671,72 TL tazminatın tahsili için 01.07.2023 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konuyla ilgili ----- sayılı dosya alacaklısı ----- maddi hasarlı trafik kazasına ait 72.843,71-TL ödeme yapılmış olduğunu, öncelikle belirlenen hasar tazminatının çok yüksek olduğunu, ayrıca ödeme yaptıkları 11.10.2022 tarihi ile sigortanın ödeme yaptığı tarih arasındaki enflasyonun da değerlendirilmesi gerektiğini, karşı tarafın beyanına göre bildirilen hasarın taraflarınca ödenmiş olduğunu, fazla istenen tutarı kabul etmediklerini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı sigorta şirketinin kasko sigortası ile sigortaladığı araç için sigortalısına yaptığı ödemeyi rücu için başlattığı icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.-------- nolu kararında da belirtildiği üzere; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte ----------- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre sigorta ettiren hangi mahkemeye başvurabilecek ise ona halefen sigorta şirketi de aynı mahkemede dava açabilecektir. Somut olayda davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı dava dışı şirkete ait aracın davalı gerçek kişi şahısların işleteni ve sürücüsü olduğu olduğu araçla oluşan kazada sigortalılarına ödenen bedelin tahsili istenmektedir. Davacı sigorta eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup sigortalı şirket ile davalı arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır ve davalı taraf da tacir değildir. İlk derece mahkemesince dava dilekçesi ekinde sunulan davalı aracın trafik kaydına göre her ne kadar cinsi kamyonet ise de kullanım şeklinin hususi olduğu belirlenmiştir. Buna göre TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevli olup ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuştur.'' Yine aynı doğrultudaki ------ tarihli kararında da; '' Somut olayda, davanın davacı sigorta şirketince sigortalanan aracın karıştığı kazada davalı tarafa ödeme yapıldığı, ancak ödemeden sonra davalı tarafından açılan davada, davalının kalıcı maluliyetinin bulunmadığından bahisle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, bu nedenle yapılan ödemenin geri alınması amacıyla tazminat talebinde bulunduğu, sigortalıya halef olarak açılan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat davası olduğu, tacirler arası haksız fiilin söz konusu olmadığı, mutlak ya da nisbi ticari davalardan olmadığı, sigortalıya ait aracın kamyonet vasfında ise de kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22. Maddeleri gereğince--------Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde belirtilmiştir.Eldeki dava da halefiyete dayalı açılmış olup, sigortalı şirket ile davalı arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır ve davalı taraf da belediye olup haliyle tacir değildir. Buna göre TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevli olup mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli -------- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde-----Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024