İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/117 E. 2024/1116 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/117
Karar No
2024/1116
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/117 ESAS KARAR NO: 2024/1116 DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31.10.2016 KARAR TARİHİ : 24.12.2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mobilya ve bina ahşap işi yapmakta olduğunu, bu kapsamda davalının --------- miktarında iş yaptıklarını, söz konusu işlerin 30/05/2013 tarihi itibariyle davalıya teslim edildiğini ve taraflar arasında iş teslim tutanağı düzenlendiğini, müvekkiline verilen çeklerin ve nakitin 35.285,00-TL olduğunu 14.760,00-TL'nin davalı tarafça sürekli bahanelerle geciktirildiğini ve ödenmediğini, davalı tarafça iş teslim tarihi itibarıyla bütün ödemenin yapılması gerekirken ödemeler sürekli geciktirildiğinden teslim tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalı hakkında---- esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafın bu takibe hem asıl alacak hem de işleyen faiz yönünden haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle davalı hakkında %20 inkar tazminatına hükmedilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı (miras bırakan ...) vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların tacir olup işinde ticari nitelikli olduğunu, müvekkilinin müteahhit olduğunu davacı tarafından yapılan işin müvekkilinin ticari iş olarak yaptığı apartman daireleri ile ilgili olduğunu, bu hususun davacı yanca da kabul edilmiş olup 8 daireye mutfak dolabı yaptığını iddia ettiğini, bu nedenle yapılan işin ticari nitelikte olduğunu, davada ---- Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili --------Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, iş bedeli konusunda davacı tarafın dava dilekçesinde gösterdiği bedelin tamemen gerçek dışı olduğunu, işin bedelinin belirtildiği gibi 50.045,00-TL olarak hiçbir şekilde belirlenmediğini tarafların arasındaki sözlü akide göre dava dilekçesinde yapılan toplam işin 35.285,00-TL olduğunu ve kendisine tamamen ödendiğini, davacının bakiye alacağının bulunmadığını, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini, davacının dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davalının ------ esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali için açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır. Davacı vekili özetle; davalının iki ayrı adresteki evlerine mobilya işleri yapıldığını, davalıya işin gereği gibi teslim edilmesine rağmen, bakiye alacaklarının ödenmediğini, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini iddia etmiş; davalı vekili ise; iş bedelinin davacı ile davalı arasındaki sözlü anlaşmaya göre 35.285,00-TL olduğunu, bu bedelin de davalıya tamamen ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Mahkememizin-------- esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar istinaf edilmiş,----------sayılı ilamı ile mahkememizin kararı; "...Dairemiz kararları ile --------- içtihatları ve uygulamasında da; eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere, taraflar bedelde anlaşamadığından davacının davaya konu eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında talep edebileceği toplam iş bedelinin, mahallinde teknik bilirkişi marifetiyle keşif yapılmak suretiyle, o işlerin yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak belirlenmesi ve sonrasında taraflar arasında ihtilafsız olan ödeme miktarları düşülerek davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedelinin belirlenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince bu şekilde usulüne uygun bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapmadan yazılı olan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesiyle kaldırılmış, bu kez dosya ----sırasına kaydedilmiştir.Eser sözleşmesine konu yerde keşif yapılmıştır.Bilirkişilerin 12/06/2024 tarihli raporlarında özetle; "...Sayın mahkeme heyeti ile birlikte 31.05.2024 tarihinde yapılan keşif, ölçümlemeler ve dosya esvabının incelenmesi neticesinde; davacının davalıya yaptığını iddia ettiği imalatların, zamanında yapılmış olduğu, bazı imalatlarının ise sonradan taşınan maliklerce değiştirildiği anlaşılmış, ----- eve ait imalatların ise eve gidilemediği için keşif esnasında görülemediği ancak teslim tutanağında davalı tarafından onaylandığı da görülmüştür. Bu sebeplerle tarafımızca bu imalatların davacı tarafından yapıldığı kanaati oluşmuştur. Mobilya ve dekorasyon ürünlerinin bedelinin ise sektörde aktif olarak çalışan mobilyacı bilirkişinin fiyat bilgileri, arşiv bilgilerimiz ve yapıldığı yıla ait malzeme ve işçilik giderleri de dikkate alınarak davacının beyan ettiği tutar olan 50.045 TL bedelin en az bu maliyetlerde gerçekleşebileceği ve piyasa rayiç fiyatlarına göre kadri maruf olduğu kanaati oluşmuştur. Dolayısıyla davacının toplamda hakettiği iş bedelinin 50.045 TL olabileceği kanaatine varılmakla beraber, davacının davalıdan 20.500 TL çek ve 14.785 TL nakit aldığı ancak kalan bakiye olan 50.045 – 20.500 - 14.785 = 14.760 TL bedeli ise alamadığı huslarının hukuki olarak değerlendirilmesi ise sayın mahkemededir..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, davalıya yapılan mobilya ve bina ahşap işlerine ilişkin olarak bakiye 14.760,00 TL iş bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı yüklenici, yapılan işin bedelinin 50.045,00 TL olduğunu, iş teslim tutanağına göre işin yapılıp teslim edildiğini, kendisine teslim edilen çek ve nakit toplamının 35.285,00 TL olduğunu, bakiye 14.760,00 TL iş bedeli alacağının ödenmediğini iddia etmektedir.Davalı iş sahibi ise, yapılan işin toplam bedelinin 35.285,00 TL olduğunu ve bu bedelin davacıya tamamen ödendiğini, bakiye bir borcun kalmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Buna göre, taraflar arasında 2013 yılında, davacı tarafından davalıya ait bir binaya ve bir eve bir kısım mobilya ve bina ahşap ilerinin yapılmasına dair sözlü eser sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşme ilişkisi kapsamındaki işlerin yapılıp bitirildiği ve davalıya teslim edildiği, yapılan işlerin niteliği ve miktarı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki ihtilaf, söz konusu işlerin yapılması karşılığında davacıya ödenmesi gereken bedelin ne kadar kararlaştırılmış olduğu hususuna ilişkindir.Eser sözleşmelerinde, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesinde; “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; eser sözleşmesi ilişkisinin varlığının davalı tarafından da kabul edildiği, ancak tarafların bedelde anlaşamamaları nedeniyle, davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması için mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonucunda düzenlenen bilirkişilerin raporlarından anlaşıldığı üzere; mobilya ve dekorasyon ürünlerinin bedelinin, yapıldığı yıla ait malzeme ve işçilik giderleri de dikkate alınarak 50.045,00-TL olarak belirlendiği, bu bedelden her iki tarafın da kabulünde olan 35.285,00 TL'nin mahsubu sonucunda, davacının 14.760,00-TL alacaklı olduğu ve itirazın iptali talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının --------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 14.760,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gibi yasal faiz işletilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.008,26-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 308,19-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 90,23-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 609,84-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam 398,42-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, keşif harçları, keşif araç yol ücretleri, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 16.787,45-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 13.730,29-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3.057,16-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 14.760,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Ret olunan dava yönünden karar tarihinde davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı asillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.24.12.2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/117, K. 2024/1116, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-117-e-2024-1116-k-1f9320820249