İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/332 E. 2024/488 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/332
- Karar No
- 2024/488
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/332 Esas KARAR NO:2024/488 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/08/2020 BİRLEŞEN DAVADA (-------- dosyası) DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/06/2021 KARAR TARİHİ: 22/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA;DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı-------ve ürünlerini ---- tarihinden beri --- sattığını, ------- ham maddeyi işleyip, üretimini yaptığını, müvekkili şirket --- tarihinde davalı şirketten, --------- ettiğini, ayıplı çıkması nedeniyle ham maddenin teslim edildiğini, iade raporunda ham maddenin üretime uygunsuz olduğu tespit edildiğini, dava konusu ürün müvekkili firma tarafından davalıya firmaya iadesi için müvekkili firma tarafından iade süreci başlatıldığını, fakat davalı yan tarafından ürünün gümrüktün teslim alınmadığını, 10.06.2019 tarihinde davalı firma malzemeyi almadığı için hem daha fazla depo ücreti ödenmemesi adına hem de depoda 90 günden fazla kalan ürünlerin imha edileceği öğrenilmesi sebebiyle malzemelerin ------- geri getirildiğini, hale müvekkilinin şirket deposunda muhafaza edildiğini, davalı firma tarafından müvekkili şirkete gönderilen --------maddenin, kullanıma uygun olmayıp ancak uzun süren araştırmalar denemeler sonucu ortaya çıkan bir gizli bir ayıbı olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ayıp ham maddeyi teslim ettiği şirket tarafından üretim aşamasında fark edildiğini, ham maddenin ayıplı olduğu öğrenir öğrenmez davalı şirkete bildirildiğini, davada davalı-satıcı taraf ağır kusurlu olduğunu, ham maddenin kusurlu olduğunu gizleyerek iyi niyetli davranmadığını, müvekkilinin çok ciddi bir zarara uğramasına sebep olduğunu, bu sebeplerden ötürü müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılaması gerektiğini, davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, davalı şirket tarafından gönderilen ----------- bulunan problem olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, bu sebepten ötürü dava konusu malde gizli ayıbın mevcut olduğunu, teslim edilen ham meddelerin deneme aşamasında problemli oldukları teslim edilip davalı şirkete bildirildiğini, müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile gizli ayıplı çıkan ----- sebeb ile müvekkili şirketin uğramış olduğu toplam 36.272,29 Euro maddi tazminatın satım tarihinden itibaren işlemiş olan ve işleyecek yasal faiziyle birlikte aynen yada fiili ödeme günündeki Türk Lirası rayici üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk müzakereleri usulüne uygun şekilde yürütülmediğini, dava şartının yerine getirilmediğini, huzurdaki uyuşmazlığın, sayın mahkemenin milletlerarası yetki alanı dışında kaldığını, aynı konuda verilmiş yabancı mahkeme kararının tanınması talepli davanın ikamesi için taraflarına süre verilerek, açılacak davanın sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, huzurdaki uyuşmazlığa --------hukuku uygulandığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı yanın ayıp ihbarı süresinde olmadığını, davacı yanın ayıp iddiası haksız ve gerçek dışı olduğunu, afakî ayıp iddiasının, davacı yanca da doğrulanamadığını, açıklanan nedenlerle, sayın mahkemenizden evveliyetle usuli itirazları değerlendirilerek, dava şartlarını taşımayan, milletlerarası yetkisizlik ve kesin hüküm itirazlarımıza konu, huzurdaki haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına, işbu dava dayanağı ile aynı tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklı olan, ----dosyası ile davalı aleyhine taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile gizli ayıplı çıkan -------- müvekkili şirketin uğramış olduğu toplam 36.272,29 Euro maddi tazminatın satım tarihinden itibaren işlemiş olan ve işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkin tazminat davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu, davalı taraf ile müvekkili şirket arasındaki hukuki ilişki tek satıcılık kapsamında davalı tarafından müvekkiline gönderilen ürünlerin ayıplı çıkmasına istinaden işbu davadaki davalı aleyhine ------ dosyası ile dava ikame edilmiş olup davanın derdest olduğunu, işbu dava ile hukuki ve fiili bağlantının bulunduğunu, davaların ikisinin de taraflarının aynı olup, dava sebebi ile temel olarak aynı hukuki ilişkiden kaynaklı olduğunu ileri sürerek davaların birleştirme talebinde bulunmak zorunlu hale geldiğinden --- dosyası ile işbu davanın tensip ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, ---- mahkemelerinin yetki alanına girdiğini, ----- milletlerarası yetkisizliği davacı yanın da ilk açtığı dava itibariyle- bilgisi ve kabulü dahilinde olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığa ------------hukuku uygulanması gerektiğini, davacı yanca ------sunulan belgelerin yeminli tercüman onaylı tercümelerinin ibrazı ile, tebliğ edilen deliller arasında yer almayan ek-12 nolu delil ile birlikte tüm onaylı tercümelerin tarafımıza tebliğine karar verilmesini talep ettiklerini, neredeyse üç yıldır müvekkili şirketten herhangi bir fiyat teklif talebinde dahi bulunmayan davacının, -asıl davada sözünü dahi etmediği- tek satıcılık ilişkisinin devam ettiğinden bahisle haksız rekabet iddiasında bulunması, inandırıcılıktan uzak olduğunu, davacı ------- müvekkil ---------arasında bir 'tek satıcılık' ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, davacı yan, olsa olsa bir "tekrar satan" veya "ara satıcı"dır. bir an için taraflar arasında çerçeve bir sözleşmenin kurulu bulunduğu varsayımında dahi, müvekkilinin bu ilişkiyi sona erdirme iradesi olarak kabulü gereken 12.11.2018 tarihli bildirimi haklı sebeblere dayandığını, farazi bir çerçeve sözleşmenin kabulü ihtimalinde dahi, ticari ilişkinin en geç 12.11.2018 tarihli -----------bildirimi ile sona erdiğinin kabulü ile, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, öte yandan, müvekkili şirketin davacı --------- satış yaptığı müşteri portföyünü devralmadığını, anılan müşterilerden önemli menfaatler elde etmediğini, denkleştirme isteminin hakkaniyete uygun olması gerektiğini, mahmece evveliyetle usuli itirazları değerlendirilerek, mahkemenizin milletlerarası yetkisizliğine karar verilmesini, ilaveten davacı yanın taraflarına tebliğ edilmeyen ----- sair yabancı dildeki delillerinin yeminli tercüman onaylı tercümelerinin ibrazına ve tarafımıza tebliğine karar verilmesini, açıklamaları doğrultusunda taraflar arasında 'münhasır satış yetkisi' içeren bir çerçeve sözleşmenin varlığından sözedilemeyeceği, bu husustaki itirazları saklı kalmak ve aksini kabul anlamına gelmemek üzere taraflar arası tüm ilişkilerin 2018'in son çeyreği itibariyle tümüyle sona ermiş olduğu ve gerek afakî haksız rekabet gerekse portföy tazminatı talepleri bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirilmiş bulunduğu ve sair hususlar nazara alınarak, huzurdaki haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE;Asıl Dava; taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişki olduğu, davacı firmanın alıcı, davalı firmanın satıcı sıfatıyla hammadde üzerine ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafından satın alınan hammadde ürünlerinde gizli ayıp olduğu ve bundan kaynaklı olarak da maddi zararlarının meydana geldiği belirtilerek davalı tarafın kendi kusurundan kaynaklı olarak gizli ayıplı ürün satılması nedeniyle oluşan zararın tazmini talebidir. Mahkememizle birleşen----- sayılı dosyasında; davacı ---- davalı------ arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin feshi ile ayıplı olarak gönderilen hammaddeden kaynaklı maddi tazminatın oluştuğu gerekçesi ile tazminat talebidir.Somut uyuşmazlık ile ilgili olarak tarafları ve aynı sipariş konulu ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile ----- davacı ----tarafından davalı----- hakkında açılan davanın ----tarihli ilan edildiğine dair mahkeme kararının yeminli -------- evrakı sunulmuştur. İncelenen yabancı mahkeme ilamında asıl ve birleşen dosyadaki aynı ihtilaf konusu üzerinden davanın reddine dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Bunun üzerine ----- sayılı kararının ve --------- TENFİZİNE" dair mahkeme tarafından verilen 24/02/2022 tarihli kararın 15/10/2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Yapılan yargılama sonucu; asıl ve birleşen dosyada taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişki olduğu, hammadde alış satışı yapıldığı, davacı tarafından sözleşmenin feshi ve gönderilen ürünlerin gizli ayıplı olmasından kaynaklı olarak meydana gelen zararın tazmini talepli açılan davada tarafların konusu aynı olarak yeminli ---- sunulan----- Esas sayılı kararı uyarınca davanın reddine dair verilen karar kararın tenfizi için ---- tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki kabul edilen ------- dosyaya sunulan yeminli ------- tercümesinin incelenmesi sonucu; ilgili şartnamenin 14.2 maddesi uyarınca "Bizim ve müşteri arasındaki iş ilişkileri ve tüm hukuki ilişkiler için sadece ----- geçerlidir. Uluslararası emtia satımına ilişkin uyum Kanun, ayrıca uluslararası satın alma ilişkilerinin akdi ve işlemlerine ilişkin anlaşma uygulanmaz" maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda sadece ----- geçerli olduğu kabul edilmiştir.-----kararının gerekçesinin incelenmesi sonucu karar gerekçesinde de "davalının "Genel Satış ve İşlem Şartları anlaşmaya dahil edilmesi ile birlikte, ----- Kanunlarının uygulanmasına yol açılmıştır. Çünkü davalı Genel İşlem Şartlarında ---- Kanunlarının geçerli olduğunu ve ----- bertaraf edildiğini belirtilmiştir" gerekçesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda ---- Şartları uyarınca uygulanacağı kabul edilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 114/1-(a) "Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması"6100 sayılı HMK'nun 114/1-(i) "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması"Taraflar arasındaki uyuşmazlığa taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca ekinde yer alan Genel Satış ve İşlem Şartları'nın 14.2 maddesi uyarınca meydana gelen ihtilaflarda ------------- geçerli olduğu kabul edilmiş olup bu durum -------- gerekçesinde de belirtilmiştir. Bundan dolayı taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nun 114/1-(a) maddesi uyarınca --------------- hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında taraflar arasında görülen -----ilamı ile ------- sayılı Tanıma ve Tenfiz kararı ile de 6100 sayılı HMK'nun 114/1-(i) bendi uyarınca taraflar arasındaki ihtilafta daha önceden verilen ve kesinleşen bir ilam bulunduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 114.maddesi uyarınca dava şartlarının incelenmesi sırasında silsile olarak öncelikle bir uyuşmazlığa (a) bendi gereği ---- yargı hakkının bulunması, bundan sonra (i) bendi gereği aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması gerektiğinden ilk bakılması gereken ---- yargı hakkı bulunması olduğundan yapılan dava şartı incelemesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ----uygulanması kabul edildiğinden açılan asıl ve birleşen davaların dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davaların 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-a bendi uyarınca Dava Şartı Yokluğundan Reddine, Asıl Davada; 2-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.382,94 TL harcın mahsubu ile artan 4.955,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 49.334,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Birleşen Davada; 2-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 26.617,59 TL harcın mahsubu ile artan 26.189,99 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2024