İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/838 E. 2026/265 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/838
- Karar No
- 2026/265
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/838 KARAR NO : 2026/265
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- mevkinde ve 31.07.2025 tarihinde 1 No'lu davalıya ait ----- plaka sayılı aracın; müvekkiline ait ------ plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracın, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ------ plakalı aracın arka tarafının tamamen hasarlandığını, alınan eksper raporunun dilekçe ekinde sunulduğunu, davanın yetkili mahkemede açıldığını, iş bu davayı açmakta hukuki yarar olup, söz konusu eylemin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararların tazmini için olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL , araç değer kaybı tazminatına ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL, araç mahrumiyet tazminatına ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.07.2025 tarihinde ---- mevkiinde --- sevk ve idaresindeki kiralık ---- plaka sayılı aracın, davacıya ait ------ plakalı aracın aniden durması sebebi ile çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ileri sürülmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili adına kayıtlı şirket aracının-----. tarafından trafik sigortası bulunmakta olup işbu sigortanın araç ve kaza başına 300.000,00.-600.000,00.-Türk lirası zararı karşılamakta olduğunu, kazadan sonra arabuluculuk sürecinde davacı tarafın zararlarının ekspertiz raporu neticesi doğrultusunda sigorta tarafından karşılanacağı bilgisinin şifahen verildiğini, yine sigorta şirketinden şifahen alınan bilgilere göre iki adet dosya açıldığı ve iki farklı ödeme yapılacağı hatta bir zararı karşılamak üzere davacı şirkete ödeme yapıldığı bilgisinin taraflarına iletildiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde kendi taraflarına herhangi bir ödeme yapıldığından bahsetmemiş olup işbu davanın kötü niyetli olarak açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; trafik kazalarında sıkça hasar gören bileşenlerden biri olan plastik aksamların, tamir edildiklerinde veya değiştirildiklerinde, estetik görünüm dışında genellikle araç değerini etkilemeyeceğini, değer kaybı kapsamında olmayan parçalar arasında yer alan camların ise, kolayca değiştirilebilir ve araca orijinal fonksiyonlarını daha önceki kalitede kazandırabilir olduğunu, dolayısıyla, araç onarıldıktan sonra, bu tür değişimlerin ikinci el piyasasında bir kayıp yaratmamasının doğal olduğunu, araçta değişmesi gereken parça var ise; eğer eşdeğer ya da çıkma parça takılması gibi bir durum söz konusu ise öncelikle eşdeğer parça uygulamasını gerçekleştiren sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini, itiraz dilekçesinde eşdeğer parça kullanımına onay verilmediği, bu durumun poliçeye ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilmeli; orijinal parça kullanılmasına ilişkin bir talep olmasına rağmen eşdeğer parça kullanılmışsa, bu hususun da dilekçede açıkça belirtilmesi gerektiğini ancak davacı tarafın dilekçe eklerinde sigorta şirketine bu hususta başvurduğuna dair herhangi bir yazılı beyanı olmadığını beyan ederek derdestlik itirazının kabulü ile; davacının haksız davasının dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemece usulden reddine karar verilmemesi halinde----. Asliye Hukuk Mahkemesinde ----- Esas dosyası ile birleştirme kararı verilmesine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle doğan zararın tazminine ilişkindir. Davacı vekili 16/03/2026 tarihli, davalı vekili 07/03/2026 tarihli sulh dilekçeleri sulh protokolü yaptıklarını ve bu nedenle davanın konusuz kaldığını bildirmiştir. Taraf vekilleri tarafından sunulan sulh dilekçelerinin ekinde yer alan SULH PROTOKOLÜ'nde tarafların karşılıklı olarak ibralaştığı ve davaya konu talebe ilişkin herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı konusunda mutabakata vardıkları, arabuluculuk ücretinin davalı tarafından davacıya ödendiği anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Sulh başlıklı 313 ncü maddesi "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.", Sulhun zamanı başlıklı 314 üncü maddesi "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.", ve Sulhun etkisi başlıklı 315 inci maddesi "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." hükmünü düzenlemiştir. Tarafların sulh olduğu, davalı tarafın davacıya ödeme yaptığı sulh protokolünden anlaşılmakla dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların talebi bulunmadığından yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Sulh nedeniyle konusuz kalan DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihi itibari alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Tarafların vekalet ücreti talepleri olmadığı beyan edildiğinden vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Dosyada mevcut gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.