İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/74 E. 2024/854 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/74
- Karar No
- 2024/854
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/74 Esas KARAR NO: 2024/854 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29/01/2024 KARAR TARİHİ: 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin müşterilerine haşere ile mücadele için mal ve hizmet sunduğunu, davalı borçluya 2022 Temmuz ayından Aralık 2023 tarihine kadar hizmet verdiğini, bu işlemlere istinaden kesilen faturalara karşılık davalı tarafından kısmi ödemelerin yapıldığını ancak bakiye alacak olan 18.169,80 TL'nin ödenmediğini, söz konusu alacağın tahsili için ----------İcra Müdürlüğü ----------- esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davalı borçlunun ----------İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağını, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu, açık hesap ilişkisinin ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğunu, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, takibe konu edilmeyen faturalar ve taraflar arasındaki tüm ilişkinin değerlendirilmeyeceğinin açık olduğunu, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacığın olduğunu iddia eden tarafın bunu yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin olmadığını, davacının takipte faturaya dayanmadığını, bu nedenle davada faturaya dayanmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkili firmadan ilaçlama hizmeti aldığını, davacının kullandığı ürün/ilacın kalitesiz olması nedeni ile iş yerinde sorun çıktığını, iş yerine böcek bastığını, bu durumu davacının kabul ettiğini ve bedeli müvekkili tarafından ödenmek sureti ile yeni kaliteli ilaç alındığını, ürün bedelini kendilerinin ödediğini, davacı kaynaklı bu durum nedeni ile ayıplı mal hizmet verildiği sabit olmakla davacının haksız tahsil ettiği ödemeler yerine iade faturası kesilmesinin davacının başta kabul ettiğini ve müvekkili tarafından davacıya 11/02/2023 tarihli 7.700,00 bedelli iade faturası kesildiğini, davacının ayıplı hizmet vermesi nedeniyle bir süre sonra hizmet alımının kesildiğini, davacının kabulü ve bilgisi dahilinde kesilen iade faturasını defterlerine işlemeyerek alacağı olduğu iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir. İNCELEME: ----------- Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazıldığı anlaşıldı. Mahkememiz dosyasına 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporu sunulduğu görüldü. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, cari hesap (açık hesap) ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin başlatılan --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.Mali müşavir bilirkişi ------------ 26/09/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın cari hesap (açık hesap) ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin başlatılan ---------İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 18.169,80 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (18.169,80 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 3.633,96 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (18.169,80 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.241,17 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 813,57 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı ve 5.665,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 6.581,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (18.169,80 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 18.169,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 19/11/2024