İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/954 E. 2024/848 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/954
Karar No
2024/848
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/954 Esas KARAR NO: 2024/848 DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ: 28/12/2023 KARAR TARİHİ: 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının müvekkili ile imzaladığı sözleşmeler gereğince ödemekle yükümlü olduğu bedelleri geç ödediğini, işletilen faiz oranı ile karşılanmayan munzam zarar ortaya çıktığını, davalı taraftan tahsil edilen bedellerin gerçekte uğranılan zararları karşılamadığını, imzalanan protokol gereğince “--------- İli, ---------- İlçesi, --------- Mah., --------- Sok. --------- pafta,---------- Ada, ---------- parselde” kayıtlı inşaatın belirlenen şartlar dahilinde tamamlanarak satılması ve kar payının aralarında paylaştırılması hususunda anlaştıklarını, dava konusu inşaatın ---------- ve ---------- nolu bağımsız bölümlerin satışından ayrı ayrı %16'lık payın davacı müvekkile ödenmesi hususunun kararlaştırılmasına rağmen 16 nolu daire zamanında satılmadığını, sonradan satılsa bile bedelin eksik ödendiğini, bu hususta -----------Noterliğinin 04/07/2017 tarih ---------- sayılı ihtarname ile kasten satılmayan üstelik borçlu tarafça kullanılan 16 nolu dairenin boşaltılarak satışa çıkartılması gerektiğinin keşide edildiğini, ---------İcra Müdürlüğü ----------- esas sayılı dosyası üzerinden 201.054,00 TL bedelli senedin icraya konulduğunu, davalı tarafça kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini, ------------ esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalının haksız itirazlarına yönelik paranın ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmediğinden icra dosyasından tahsilat yapılabildiğini, tahsil edilen bedelin sözleşmesel ödemelerin yapılmamasından doğan zararları karşılamadığını,---------İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasından bakiye satış bedeli olarak 62.946,00 TL talep edildiğini, kötü niyetle yapılan itiraz üzerine ----------- Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde eksik ödenen satış bedeli/kar payı alacağı olarak 62.946,00 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, dairenin satışının 20/11/2017 tarihinde gerçekleştiğini ancak bakiye satıştan doğan alacağın 2022 yılında tahsil edilebildiğini, davalının 2017 yılı temmuz ayında satış bedelinin ödenmesi konusunda temerrüde düşürüldüğünü, bu bedelin ancak 2022 yılında tahsil edilebildiğini, gerekçeli kararda bu bedele ticari faiz işletilmesi yönünde karar verildiğini ancak müvekkilin bu faiz miktarları ile karşılanmamış zararlarının doğduğunu, davalının bu zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin tahsil edemediği bu rakamlardan ötürü zarara uğradığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ödemekle yükümlü olduğu bedelleri geç ödemesinden dolayı ortaya çıkan munzam zararın karşılığı olmak üzere daha sonra artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağın işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. İNCELEME: ---------- İcra Hukuk Mahkemesi, ------------ Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 22/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 01/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş olduğu anlaşıldı. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen 01/04/2013 ve 26/08/2016 tarihli protokollerden kaynaklanan borç yönünden davalının temerrüte düşmesi nedeniyle uğranılan aşkın zararın tahsili için açılan tazminat davasıdır. 22/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibi incelendiğinde; - Takibin --------- sayılı 24/05/2022 tarihli ilamına dayalı ilamlı icra takibi olduğu,- Takip dayanağı ilamda "davanın kısmen kabulü ile --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. Sayılı takibinin kısmen iptaline, takibin asıl alacak olan 62.946 TL. üzerinden devamına, asıl alacağa 20/11/2017 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" hükmedildiği, hükmün 13/10/2022 tarihinde kesinleştiği, - Davalının takip dosyasına ----------- seri, ------------ sıra numaralı, 02/11/2022 tarihli tahsilat makbuzu ile 161.358,98 TL ödediği Görülmüştür. ---------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibi incelendiğinde; - Takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibi olduğu, takip tarihinin 14/08/2017 olduğu, - ---------- sayılı ilamı ile "Şikayetin KABULÜ İLE; --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E sayılı dosyasında davacıya gönderilen ödeme emrinin öğrenme tarihinin 22/08/2017 olduğunun tespitine, 2-Borca itirazın KABULÜ ile; --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyasında takibin davacı yönünden durdurulmasına," karar verildiği, anılan ilamın istinaf yolundan geçerek 17/06/2020 tarihinde kesinleştiği, - Davalının takip dosyasına ---------- seri, ------------ sıra numaralı, 20/11/2017 tarihli tahsilat makbuzu ile 244.290,45 TL ödediği Görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca "(1)Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. (2)Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasında akdedilen 01/04/2013 ve 26/08/2016 tarihli protokollerden kaynaklanan borç yönünden davalının temerrüte düşmesi nedeniyle uğranılan aşkın zararın tahsili için açılan tazminat davası olduğu, davacının aşkın zararına ilişkin tazminat talebini esasen ----------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı ve --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takip dosyalarındaki alacaklarına dayandırdığı, ------------ İcra Dairesi'nin----------- Esas sayılı takip dosyasına konu alacak yönünden yukarıda da ortaya konulduğu gibi takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibi olduğu, takip tarihinin 14/08/2017 olduğu, ----------- sayılı ilamı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, anılan ilamın istinaf yolundan geçerek 17/06/2020 tarihinde kesinleştiği, davalının takip dosyasına ----------seri, ----------- sıra numaralı, 20/11/2017 tarihli tahsilat makbuzu ile 244.290,45 TL ödediği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında yüksek enflasyondan ve paranın alım gücünün düştüğünden bahsedilemeyeceği, bu sebeple bu alacak yönünden aşkın zarar talebinin yerinde olmadığı,--------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine konu alacak yönünden ise alacağın varlığı ve miktarının ve temerrüt tarihinin ----------sayılı 24/05/2022 tarihli ilamı ile tespit edildiği ve kesinleştiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ilamda tespit edilen temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında yüksek enflasyon bulunduğu ve paranın alım gücünün düştüğü, aradaki farkı temerrüt faizinin karşılamadığının açık olduğu, yine yüksek enflasyon ve paranın alım gücünün düşmesi hususunun başlı başına aşkın zarar sayılması gerektiği, somut olayda davacının somut zararını ispatlamasının kendisinden beklenemeyeceği, bu sebeple davalı borçlunun temerrüte düşmede kusursuz olduğunu ispatlamakla mükellef olduğu, davalının bu yönde konjonktürel sebepler nedeniyle borcu geç ödediğini beyan ettiği, bunun temerrüte düşmede kusursuz olduğunu ispatlar nitelikte olmadığı, tüm bu sebeplerle davacının aşkın zararının 110.740,89 TL olduğu, davacının faiz talebi bulunsa da faizin başlangıç tarihi ve türüne ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu sebeple alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, aşkın zarara ilişkin 110.740,89 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (110.740,89 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 7.564,71 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL peşin harç ve 1.874,10 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.420,76 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 578,10 TL dava açma masrafı, 1.874,10 TL ıslah harcı ve 8.642,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 11.094,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (110.740,89 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.19/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/954, K. 2024/848, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-954-e-2024-848-k-6c9608534895