İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/317 E. 2023/935 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/317
- Karar No
- 2023/935
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/317 Esas KARAR NO: 2023/935 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/04/2022 KARAR TARİHİ: 02/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... ile davalı şirket yetkilisi arasında -------- model, ---------, -------- boyundaki ------- MAKİNENİN yaptırılması ve teslimi hususunda 10.11.2021 tarihli yazılı şekilde davalı şirket yetkilisinin de imzaladığı anlaşma yapıldığını, iş bu sözleşme uyarınca -------- MAKİNESİNİN yapılması konusunda belirlenen bedelin 391.671,45 TL olup, bu bedelin 55.000,00 TL lik kısmın 50.000,00 TL'sinin nakit olarak 12.11.2021 tarihinde davalıya elden ödendiğini, 5.000,00 TL'sinin müvekkilin çalışanı olup satış için aracılık yapan----------hesabından " MAKİNE İÇİN ÖDEME " şeklinde açıklaması ile 11.11.2021 tarihinde banka havalesi üzerinden gönderildiğini, geriye kalan kısmı olan 336.67145 TL sininde sözleşme uyarınca makinenin teslim edileceği 10.12.2021 tarihinde ödenmesine karar verildiğini, yine sözleşme uyarınca makinenin teslim edileceği tarihte alınmaması halinde ödenen peşinatın kapora alacağı olarak kabul edileceği ve iade edilmeyeceği belirtildiğini, müvekkili davacının düzenlenen sözleşme uyarınca satın alacağı makina için yer tutma, diğer masrafları için 11.270,60 TL ve 21.590,446 TL lik olmak üzere toplam 32.861,06 TL lik malzeme satın aldığını ancak davalı şirket yetkilisinin müvekkiline atmış olduğu mesajlar ve telefon görüşmeleriyle ile bu sözleşmeden caydığını bildirerek 2 gün sonra ödenen 55.000,00 TL peşinatı iade ettiğini, davacı müvekkilinin, davalı tarafın sözleşmeden caydığını sözlü olarak bildirmesi üzerine, --------- Noterliğinden 26. 11. 2021 tarihinde --------- yevmiye numaralı ihtarnameyle sözleşmenin kendileri yönünden devam ettiğini, sözleşme uyarınca belirtilen makinenin yapımının yapılmasını, sözleşmede belirtilen tarihte kendisine teslim edilmesini, makinenin kendisine teslimi halinde bakiye kalan 336.645,45 TL ücretin kendisine ödeneceğinin belirtildiğini ancak davalı tarafın ihtara cevap vermediğini, davacı müvekkilinin, davalı şirket tarafından yapılmasına karar verilen makinenin aynısını dava dışı Normak ---------Şti 'den 03.12.2022 tarihinde 37.000,00 EURO bedelle satın aldığını, davalı şirketin, müvekkili şirket ile yapmış olduğu sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin zararına neden olduğunu beyanla fazlaya dair hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın akit öncesi görüşmesi dahi yapılmayan ve var olmayan bir sözleşmenin kurulduğunu tek taraflı olarak var saymakta ve kendisinden talep edilmeyen bir ücreti ödemeye çalışarak müvekkilini sözleşmeye taraf olması hususunda baskı uygulamakta olduğunu, davacının sözleşme olarak sunduğu kağıt parçasının sadece bir fiyat bilgilendirmesi olduğunu, kendisine fiyat bilgilendirmesi yapan kişinin imza yetkisi bulunmayan bir kişi olduğunu, sözleşme ilişkisi kurulmadığını ve bu amaçla ehliyetli bir kişiyle görüşme yapılmadığını, sözleşme ilişkisini ehliyetli kişi ile kurmaksızın para ödemesinde bulunarak müvekkili şirketi sözleşmeye taraf olmaya zorlayan davacının, kötü niyet ve hile ile hareket etmekte olduğunu, davacı yanın basiretli tacir niteliğine uygun davranmamış olup bununla birlikte var olmayan bir sözleşmeyi esas alarak 50.000,00 TL değerindeki meblağı banka kanalıyla değil elden ödemek suretiyle yine kusurlu davranmış olduğunu, aksini iddia eden davacının HMK madde 200 uyarınca ispata muktedir delil sunması gerektiğini, davacı yan her ne kadar var olduğunu iddia ettiği ancak hukuken mevcut olmayan sözleşmenin konusunun “------- makinesinin üretimi” olduğunu belirtmişse de müvekkili şirketin söz konusu makinelerin üretimini yapmayan sadece tedarik sağlayan bir tüzel kişilik olduğunu, kesin delil ile ispatı zorunlu dava konusunu ispata matuf hiçbir delil sunulamadığını, basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğünün alenen ihlal edildiği ve hileli davranışlarda bulunulduğunu beyanla öncelikle belirsiz alacak davasının hukuki şartları oluşmadığıdan işbu davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ: Dava, satım sözleşmesine dayalı menfi zararların tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalı ile 10.11.2021 tarihli yazılı anlaşmaya istinaden yapımında ve alımında anlaştığını iddia ettiği iş makinesi yapım işinden davalı tarafın vazgeçmesi sonrası uğradığını iddia ettiği zararlarını davalıdan talep etme şartlarının bulunup bulunmadığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı hususlarında olduğu belirlenmiştir.Mahkemece dinlenen davacı tanığı --------- ... ile --------- ... ile tanıştırdım, makina alma konusunda sözlü olarak anlaştılar, yanlarındaydım, 397.000 TL ye anlaştılar diye hatırlıyorum, ben tam tarihi hatırlamıyorum, ben bu sözleşme sürecinde davalı şirketin sigortalı çalışanı değildim, sözlü anlaştıktan 3 gün sonra ben ... ve --------- yanına gittim, sözleşmeyi -------- hazırladı, --------- sözleşmeye şirketin kaşesini basarak imzasını attı, diğer tarafta da ben sözleşmeyi imzaladım, tek suret sözleşme yaptık, aslı --------- kaldı, bana bir örneğini verdiler, --------- 5.000 TL yi benim hesabıma gönderdi, 45-50.000 e yakın bir parayı da ... elden verdiğini ... bana söyledi, 15 gün sonra ... bana işin bozulduğunu söyledi, dolar kurunun yükselmesinden dolayı makinayı satmaktan vazgeçtiğini söyledi, paranın tamamen iade edildiğini biliyorum, 2-2,5 ay sonra yine ben piyasada ... ihtiyacı olan makineyi bularak almasını sağladım, diğer makinayı aldıktan sonra ... malzeme alışverişi yaptığını biliyorum, bu aldığı malzemeleri sonradan aldığı makinada kullanamaz çünkü uyumlu değildir, aldığı malzemeler elinde kalmıştır, ... ... ile makinayı alma konusunda sözleşince makinanın yerini ve malzemeleri hazırlama sürecinde ben ... yardım ettim, makineyi ben çok iyi bildiğimden kullanılacak malzemeleri hazır ettirdim, çünkü 15 gün sonra makina teslim edilecek şekilde anlaşılmıştı,.. ... adına imza yetkim yoktur, ben zaten sözleşmeyi kendi adıma yazıp imzalamıştım,'' şeklinde, Davalı tanığı -------- ... ve------- bizim iş yerimize görüşmeye geldiğinde ben ve babam ... kendileriyle görüştük, şirketin asıl sahibi ---------- satmayı düşündüğü bir makina olduğunu söylemişti, karşı tarafta bununla ilgili görüşmeye geldi, bizim verdiğimiz fiyata ... tamam dedi, ertesi gün 50.000 TL para getirerek elden bizzat bana teslim ettiler, ertesi gün para gelince ben satış işini kendisine bildirdim, kendisi makinanın satışına rıza göstermedi, paranın iadesini yapmamızı istedi, ben de --------- yoluyla 55.000 TL'yi ...'ya gönderdim, ilk geldikleri zaman sözlü anlaşmanın hemen akabine yazılı anlaşma da yapıldı, o anlaşmayı babam ... imzaladı, şirkette babamın imza yetkisi yoktur, babam o imzayı taraflar arasında konuşulan fiyatı teyit etmek üzere atmıştı, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.----------Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı firmanın ticaret sicil kayıtları celp edilmiş dava dışı ... şirketi temsile dair bir yetkisinin bulunmadığı görülmüştür. Davalı tanığı yazılı belgeyi bizzat ------- imzaladığını, davalı tanığı ise ... imzaladığını iddia etmişse de sözleşme aslı dosyaya ibraz edilemediğinden kimin tarafından imzalandığı yönünde bir araştırma yapılamamıştır . Davalı vekili cevap dilekçesinde ve yargılama aşamalardaki beyanlarında fiyat verme niteliğinde olan belgenin sözleşme unsurlarını taşımadığını, belgedeki imzanın şirketin tek yetkilisi olan -------- ait olmadığını, şirketin işleme onayı da olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda davacının sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu, davalı şirketin sözleşmeyi onayladığını yasal deliller ile ispatı gereklidir. Dosya kapsamında birbiri ile çelişen tanık beyanlarından başka delil bulunmamaktadır. Davacı, sözleşme aslının kendilerinde olmadığını ve sözleşmede davalı kaşesi üzerindeki imzanın --------- ait olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda, sözleşmede şirket yetkilisinin geçerli imzasının bulunduğunun ispatlanamaması nedeni ile davalı şirketin sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan zararlardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Dava dışı ... şirketi borç altına sokmaya yahut temsile yetkili olmayıp davalı tarafından sözleşme borcunun kabul edildiğine dair yasal delil de mevcut olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 170,78-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 99,07-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen 110,25-TL yargılama giderinin DAVACININ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekili lehine 2023 yılı AAÜT tarifesine göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.02/11/2023