İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/762 E. 2024/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/762
Karar No
2024/749
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/762 Esas KARAR NO: 2024/749 DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ: 24/06/2024 KARAR TARİHİ: 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının ----------Ş'nin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin şirketin borçlarında aynı zamanda müteselsil kefil olduğunu, konkordato talep eden ----------- iflasa tabi bir kişi olmadığını, ---------- herhangi bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletme durumu bulunmadığını, ticaret sicilinde tacir olarak bir kaydı bulunmadığını, konkordato talep eden ----------; --------- Mah. --------- Sk. ---------- Blok No:--------- İç Kapı No:--------- --------- adresinde ikamet ettiğini, müvekkili şirketin borçları ile müvekkili şirketin ortağı arasında organik bir bağ ve tam bir entegrasyon mevcut olduğunu, bu bağlamda, müvekkili şirketin ortağı şirket tarafından üstlenilen borçlarda ve özellikle kredi ilişkilerinde birbirlerinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili durumunda olduğunu, müvekkillerinin birbirlerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla destek vermiş ve borçlandıklarını, bu nedenle de konkordatonun başarılı olabilmesi için hem müvekkili şirketin hem de müvekkili şirketin ortağı için de konkordato mühleti talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle haklı talebimizin kabulü ile, müvekkili şirketin ve şirket ortağı müvekkillerin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının iik.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, İİK.nun 285 vd maddelerine dayalı olarak açılan adi konkordato taleplidir.Davacı, Mahkememizin ----------- Esas sayılı dosyasında ----------Ş ile birlikte konkordato davası açmış, 02/07/2024 tarihinde üç aylık geçici mühlet kararı verilmiştir. Geçici mühletin sonunda konkordato komiser heyeti 24/09/2024 tarihli raporunu sunmuş, --------- Esas sayılı dosyanın 02/10/2024 tarihli celsesinde gerçek kişi ----------- yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir. Tefrik kararının verildiği duruşma zaptından bir suret dosyamız arasına alınmış, iş bu dosya için de duruşma açılmış, borçlunun, hazır bulunan alacaklıların ve konkordato komiserinin beyanı alınmıştır. Davacı tarafından ibraz olunan konkordato projesinde, davacının şirketin ortağı olduğu ve birlikte konkordato talep ettiği şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, konkordato projesinin temel felsefesi konkordatoya tabi alacaklarına, konkordato projesinin kabulü halinde alacaklarına kavuşma olduğu, alacaklılar ile anlaşarak borçlarının tasfiyesinin düşünüldüğü, talebin vade konkordatosu olduğu, talepte bulundukları şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi borçlarının da sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. 7101 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K'nun 285. Madde hükmü gereğince borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Bilindiği gibi konkordato; vade konkordatosu ve tenzilat konkordatosu olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrım İ.İ.K'nun da yer almamakla birlikte öğreti de genellikle kabul edilen bir ayrımdır. Tenzilat konkordatosunda alacaklılar, borçluya karşı, alacaklarının belirli bir yüzdesini tahsil etmekten vazgeçerler ve borçlu borçlarının konkordato kabul edilen kısmı ( yüzdesini ) ödemek suretiyle borçlarının tamamından kurtulur. Vade konkordatosunda ise borçlu borcunun tamamını ödemek için alacaklılarından bir vade ister, veya borçlarını taksitlendirir. Borca batık olmamakla birlikte borç ödemeden haciz halinde bulunan bir borçlunun vade konkordatosu istemesi de mümkündür. Diğer bir deyişle mevcudu borçlarının tamamını ödeyecek durumda olan bir borçlunun mallarını o anda satarak vadesi gelmiş bütün borçlarına ödemesi mümkün değilse o zaman borçlu borçlarını % 100 yani tamamen ödeme taahhüdünde bulunarak alacaklılarından kendisine bir mühlet verilmesini isteyebilir.Davacı gerçek kişi tarafından sunulan konkordato projesinin incelenmesinde konkordatonun başarıya ulaşmasının, -----------Ş'nin konkordato teklifinin başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı görülmektedir. Bu taktirde ihtimal üzerinden ihtimal değerlendirilmesi yapılması gibi oldukça olasılıklara dayalı bir değerlendirme yapılması durumuyla karşı karşıya bulunulmaktadır. Şirket ortağı davacı tarafından sunulan kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermeyen tamamen borçlu şirketin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş konkordato ön projesinin uygulanabilir olduğundan söz etmek mümkün değildir. Yine gerçek kişiler yönünden de en azından kendi şahsi alacaklılarını, borçlu oldukları miktarları tevsik eden belgelerle birlikte sunmaları, hedef belirtmeleri, gösterdikleri hedefe göre denetime elverişli bir kaynak yaratmaları şarttır. Komiser raporunda da gerçek kişinin kendine ait bir projesinin olmadığı, bu hususta derhal bir revize sunulması ve bağımsız bir proje ibraz edilmesi için davacıya ihtarat yapıldığı, ancak sonuç alınamadığının rapor edildiği gönülmüştür. Gerek İİK.nun 285,286 maddelerine göre, gerekse oturmuş istinaf kararları doğrultusunda gerçek kişilerin de kaynak göstermesinin zorunlu olduğu çok açık olup, davacının kaynak yaratamadığı, şirketin projesinin başarısına bel bağlandığı görülmüştür.Özetle, İİK 285. maddesindeki şartları taşımadığı, 286. maddesinde aranan şartları karşılayan belgeleri sunamadıkları, sunulan ön projede de konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı, kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, vaad edilen aylık ödemeleri sağlayacak bir gelirin veya kaynağın mevcut olmadığı, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Red sebebine göre, davacının tacir kaydı olmadığı gibi, tacir sayılan kimselerden de olmadığı, İİK.nun 292. maddesinde sayılan iflasın açılmasın gerektiren koşulların oluşmadığı tespit edilmekle, davanın reddine karar vermekle yetinilmiş, iflas kararı verilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı gerçek kişi --------- yönünden konkordato talepli davanın REDDİNE; 2-İflas koşulları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 3-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine, 4-Tedbirlerin ve geçici mühletin kaldırılmasına ilişkin kararın ------------ ve ----------- Kurumunun Resmi İlan Portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına, 5-Alınması gerekli 427,60-TL başvuru harcı ve 427,60-TL peşin harcın toplamı olan 855,20-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, konkordato komiseri ---------- ile ---------- ve alacaklı olduklarını beyan eden vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/762, K. 2024/749, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-762-e-2024-749-k-31696cd070ca