İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/697 E. 2024/916 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/697
- Karar No
- 2024/916
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/697 Esas KARAR NO: 2024/916 DAVA: Yargılamanın İadesi DAVA TARİHİ: 26/09/2018 KARAR TARİHİ: 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Yargılamanın iadesini talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilince HMK 376.maddesi dayanağı ile ikame edilmiş olan davada daha önce Mahkememizde görülen---------- sayılı kararından olumsuz etkilendiğini, tespit edebildikleri kişilere de HMK 61,66,69/2 dayanakları ile davanın ihbar edilmesi talep ettiklerini, HMK 62.maddesi hükmünce yazılı olarak yapılarak ihbar sebebinin de birlikte açıklanmasını, ve yargılamanın hangi aşamada olduğunun belirtilerek yapılmasına karar verilmesini ve özetle davanın hakkaniyet nispetinde değerlendirilerek kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle iade-i muhakeme istenen dava dosyasının her aşamasından, davacı ---------- haberdar olduğunu, bu dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağını, bu nedenlerle kesinleşmiş bir mahkeme kararı aleyhine yargılamanın yenilenmesi konusunda yasal süre olan 3 aylık süre geçtiğini, huzurdaki davanın esasına girilmeden süre yönünden reddi gerektiğini belirterek özetle açılan yargılamanın iadesi davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine, açılan davanın yasal süre yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, yargılamaları sürüncemede bırakma amacına yönelik açılan davanın esastan reddine, dava harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ----------- Şti. arasında 26.04.2017 tarihli bir sözleşme imzalandığını, ----------, Sözleşme’yi ve ---------- gıda mevzuatını ağır surette ihlal etmiş; organik mısır satmayı taahhüt etmiş olduğu halde, bırakılsın organik olmayı, hayvan küspesi dahi olamayacak ölçüde mantar ilacı ihtiva eden -------- gıda ürününü ------------ sokamadığını, müvekkili şirketten aldığı ödemeyi de iade etmediğini, müvekkilinin, 10.06.2017 tarihinde ---------- nezdinde ---------- aleyhinde tahkime başvurduğunu, netice olarak özetle haksız ve mesnetsiz yargılamanın iadesi talebinin reddine, yargılama, harç giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, yargılamanın iadesi taleplidir.Yargılamanın iadesine konu olan mahkeme kararı, mahkememizin -------- E, --------- K sayılı, 29/01/2020 tarihli kararıdır.Anılan dosyada, ------------- 28/02/2018 tarihli hakem karanının tenfizi istenmiş, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar tarafların istinaf etmemesi üzerine 01/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı şirketin acentesi olduğunu ileri süren davacı, 29/08/2024 tarihli dilekçe ile HMK nun 376 maddesine göre, yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Üçüncü kişi tarafından talepte bulunulabilecek durum HMK nun 376. Maddesinde “Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler.” şeklinde düzenlenmiştir.Davacı da, tahkim sırasında davalı şirket olan ----------- şirketini temsil eden ve sonra tenfiz davasında temsil eden ---------- gerekli itirazları yapmadığını, tenfiz yargılamasında alınan bilirkişi raporuna itiraz etmesi gerekirken etmediğini, davacının tahkim sözleşmesi yapma yetkisinin bulunmadığını ve tahkim şartının da esasen geçersiz olduğunu, kendisinin acente olarak özel bir yetki olmadan tahkim anlaşması yapamayacağını, böylece yaptığı tahkim anlaşmasının ---------- şirketini bağlamayacağını, dava dışı ----------- hem davacı asili hem de tenfiz davasının davalısı ----------- şirketinin vekilliğini yaptığını, azledildiğini, azili takip eden duruşmada da davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı vekilin tenfiz talebinde bulunan ---------- şirketi ile birlikte hareket ettiğini gösterecek hususlar olduğunu ileri sürmüş ve yargılamanın iadesinin buna dayandırmıştır. Davalı (yargılamanın iadesine konu olan tenfiz yargılamasının davacısı) cevap dilekçesinde yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığını, 2015 yılından bu yana aynı avukatın davalı ... ve davacı asili temsil ettiğini, --------- şirketle ilgili tüm süreçleri bizzat her aşamada takip ve talimatlarıyla yönlendirdiğini, kaldı ki tenfiz davasında rapora karşı beyanlarda bulunulduğunu ve mahkemenin değerlendirdiğini, kararın istinaf dahi edilmediğini, hileye dair ne bir soruşturma ne bir yargı kararı olduğunu, davacının, --------- şirketi yerine geçen kişilerden olmadığı, kabul etmemekle beraber davacı asilin taraf sıfatı olsa dahi üç aylık hak düşürücü sürenin dört yıl önce sona erdiğini belirterek istemin reddini talep etmiştir. HMK'nun 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın iadesi müessesi düzenlenmiş olup, yargılamanın iadesi sebepleri 375.maddede tek tek sayılmıştır. İade sebeplerine göre de dava açılabilecek süre aynı yasanın 377. maddesinde düzenlenmiştir. Davacı, tenfiz davasında taraf olmayıp, yargılamanın iadesini isteyen üçüncü kişidir. Davacının dayandığı yargılamanın iadesi istemi ...nun 376. Maddesi ise de, davacının ---------- şirketi yerine geçtiğinden söz edilemeyeceği gibi, hile olgusunun varlığına dair somut bir delil de ileri sürülmüş değildir. Bu sebeple HMK'nun 376 .maddesinde sayılan koşulların oluşmadığı, kaldı ki yerine geçme ve hile mevcut olsa dahi talebin üç aylık hak düşürücü süre içinde de yapılmadığı açıktır. Bu sebeplerle, esasa geçilmemiş, yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 379/1-c maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Yabancı hakem kararının tenfizi davaları, istikrar kazanan yargı kararları ile maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan, yargılamanın iadesi isteminde de maktu harç ve vekalet ücreti esas alınmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılamanın iadesini isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ön incelemeden önce dosya karara çıktığından, A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 15.000,00--TL vekalet ücretinin talep edenden alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/11/2024