İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/17 E. 2024/799 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/17
- Karar No
- 2024/799
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/17 Esas KARAR NO: 2024/799 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/03/2018 KARAR TARİHİ: 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan havuz yapımı işi için düzenlenen 02.12.2016 tarih ve -------- nolu 105.567,00 TL fatura bedeli tam ödenmediğinden bakiye kalan 10.461,00-TL asıl alacak bedeli ile 758,35TL işlemiş faiz bedeline yönelik davalı aleyhinde ---------İcra Müdürlüğünde ---------- Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve takibi sürüncemede bırakmak için kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, davalı tarafın ticari defter ve diğer belge ve kayıtlar incelendiğinde borcun açığa çıkacağını, bu nedenle davalı borçlu şirketin ----------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan takip konusu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait şirketin sahibi ve yetkilisi olan --------- ikamet ettiği "--------- ili, --------- ilçesi, --------- Mah, --------- Mevkii, -------- pafta, -------- parselde kayıtlı bulunan ---------- numaralı" gayrimenkule ait havuz yapımı için davacı ile anlaşıldığını, ----------- tarafından davacıya 03.12.2016 tarihinde 95.106,00 TL ve eşi --------- tarafından 11.11.2016 tarihinde 7.800,00 TL olmak üzere toplamda 102.906,00 TL ödeme yapıldığını, geri kalan kısmın işin tamamlanması sonrasında verileceği kararlaştırılmış olup davacı tarafça edimi tam ve eksiksiz yerine getirilmediğini, davacının ayıplı ifada bulunduğunu, davalı tarafından bir çok defa eksikliklerin giderilmesi hususunda talepte bulunulmuşsa da ödemenin neredeyse tamamının peşin alınması nedeniyle davacının herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacı tarafça havuzun tam ve eksiksiz olarak yapıldığı iddia edilerek müvekkilinin mağdur edildiğini, eksikliklerin ve hataların tespit edilmesi amacıyla --------- D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep ettiklerini, bilirkişi incelemesinde eksik ve kusurların giderilmesi için gereken toplam maliyetin malzeme ve işçilik dahil kdv hariç olmak üzere 10.000,00 TL olacağı yönünde rapor sunduğunu, tespitte açıkça belirtildiği üzere edimini ayıplı olarak ifa eden davacıya karşı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun, haksız kazanç elde etme saikiyle açılmış davanın reddine, kötü niyetli davacı yan aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Davacının başlatmış olduğu faturaya dayalı ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra dosyasının Uyap sureti, -------- D.İş dosyası dosyamız arasına alınmıştır.İLK KARAR: Mahkememizin 28/05/2019 gün, --------- Esas, --------- Karar sayılı ilamında: taraflar arasında havuz yapımı konusunda anlaşma olduğu, davacı tarafça davalı tarafa bu ticari ilişki kapsamında fatura düzenlendiği, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığından icra takibine geçildiği, delil tespiti isteminin takip tarihinden sonra olduğu, davalı tarafça takipten önce davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna yönelik başkaca bir delil sunulamadığı, davalı yanca takip konusu faturanın iade faturası düzenlemeden deftere kaydedildiği, süresinde ayıp ihbarında da bulunmadığından ayıp savunmasına itibar edilmediği, dava dışı ---------- yapılan 7.800,00 TL hafriyat ödemesinin davalı defterinde davacıya olan bakiye borçtan düşürülmediği, davacı şirket yetkilisinin de 3. kişiye yapılan ödemenin havuz yapım ücreti kapsamında olmadığına ilişkin yemin etmesi üzerine, davalının bu miktar ödeme savunmasına itibar edilmediği, takip talebinde 758,35 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davacı yanca davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulamadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebi yönünden alacak talebinin haklı bulunmadığı, kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 10.461,00 TL yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile devamına, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. BAM KARARI: ---------- karar sayılı ilamında: "Somut olayda, davalı tarafça eser sözleşmesinin varlığı ve işin teslim alındığı kabul edilmekle birlikte, yapılan işlerin bir kısmının ayıplı ifa edildiği ve davacıdan bu yönden alacak doğduğu ileri sürülmüş, davacı yan ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunmuştur. O halde ayıp incelemesinden önce ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispat külfeti davalı tarafa ait olduğundan mahkemece, ayıplı işlerin davalı yanca davacıya süresi içinde bildirilip bildirilmediğinin sunulan deliller kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. ---------Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında eser sözleşmesine dayanan ilişkilerde ayıp ihbarının yapıldığının tanık delili dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. ---------- sayılı ilamında ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmayıp, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı yanın işin ayıplı ifa edildiği yolundaki iddiası ile ilgili delillerinin değerlendirilmesi ve tanık dinletme talebinin kabulüne karar verilerek, ayıp ihbarının makul sürede yapılıp yapılmadığı hususu üzerinde durulup, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının tespiti halinde, delil tespitinin davacının yokluğunda yapıldığı ve davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edildiği gözetilerek, mahallinde bilirkişi eşliğinde keşif yapılıp, işin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ayıbın niteliği ve ayıbın varlığı halinde ayıplı iş bedelinin belirlenmesi, belirlenen ayıp bedelinin bakiye iş bedelinden mahsup edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu ve hatalı gerekçeyle davalı yanca süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı ticari defterlerine kaydedilmesinin faturada belirtilen malın/hizmetin eksiksiz alındığına karine teşkil ettiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yerleşik Yargıtay ve Dairemiz kararlarına aykırı olmuştur." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Mahkememizce davalı tarafın tanık dinletme talebinin kabulüne karar verilerek, yargılamaya devam edilmiştir.Davalı tanığı ---------- beyanında: ''Davalı şirket benim eski eşimin ortak olduğu bir şirketti, bende çalışanı idim, 2008-2020 yılı arası finans müdürü olarak çalıştım, dava konusu proje hakkında bilgim vardır, şu anda o evde oturmaktayım, havuzu ben kullanmaktayım, biz 2017 yılının Eylül ayında o eve taşındık, 2017 yılı Eylül ayı gibi havuz ve inşaat bitti, evi teslim aldık, evin içine girdiğimizde havuzun motor dairesinde sıkıntılar olduğunu fark ettik, aynı yıl içerisinde tam tarihini hatırlamamakla birlikte yapan firma ile görüştük, geldiler , anlattık, 2017 yılı içinde yapmaya çalıştılar, ancak olmadı, çokta ilgilenmediler, tam olarak düzeltilemedi, örneğin, takılan tuz jeneratörü bir yıl sonra bozuldu, araştırdığımda --------- malı olduğu ortaya çıktı, hala tuz jeneratörü olmadan kullanılıyor , tuz şu an elle atılıyor, havuzun tamiri yapılmadığı için kendi imkanlarımızla 2018 yılında yaptırdık, bir ay önce tahliye çukurundaki biriken suyun dışarı atılması için takılan motor yeterli gelmediğinden çukur büyütüldü, motor değiştirildi, elli bin TL masraf yaptık, benim üç kere evimi yağmur yağdığından su bastı, motor çukurdaki suyu tahliye edemediğinden havuz taşmaktaydı, kuyucu bulduk, bir ay önce bu işlemleri yaptırdık, şu an havuzun bir kusuru yoktur, anlattığım eksiklikleri biz tamamladık, 7.800,00-TL ödeme hafriyatın taşınması sebebiyle yapılmıştır, başkaca bir bilgim görgüm yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, '' demiştir.Taraf vekilleri tanık anlatımlarına karşı beyan dilekçesi sunmuştur. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere inşaat mühendisi ve makina mühendisi bilirkişi heyeti refakatinde keşif yapılmış, Bilirkişi heyeti 18.09.2024 tarihli raporunda özetle;" Davacının havuzla ilgili üstlendiği bütün işlemleri tekniğine uygun olarak yaptığı ve AYIPLI bir işlemi olmadığı tespit edilmiştir. 2- 1,5 metre hortum bedelinin Kasım 2017 tarihinde 16,28-TL olduğu, 3- Dava konusu havuzun davacı firma tarafından KDV dahil 105.567,00-TL bedel ile yaptığı, davalı firma bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, ancak davalı firma 95.106,00-TL ödeme yaptığından, kalan 10.461,00-TL den sorumlu olacağı, bu bedelden 16,28-TL tenzil edildiğinde, kalan 10.444,72-TL den sorumlu olacağı..." tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Mahkememizce Bam ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Davalı yanın işin ayıplı ifa edildiği yolundaki iddiası ile ilgili delillerinin değerlendirilerek davalının tanık dinletme talebinin kabulüne karar verilmiş, tanığın, 2017 yılı Eylül ayı gibi havuz ve inşaat bitti, evi teslim aldık, evin içine girdiğimizde havuzun motor dairesinde sıkıntılar olduğunu fark ettik, aynı yıl içerisinde tam tarihini hatırlamamakla birlikte yapan firma ile görüştük, şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle, ayıp ihbarının makul sürede yapıldığı nazara alınarakşin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ayıbın niteliği ve ayıbın varlığı halinde ayıplı iş bedelinin belirlenmesi hususunda mahallinde inşaat mühendisi ve makina mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılmıştır. Yapılan incelemede, masaj bölümündeki beton sırt yüksekliğinin su seviyesinin yaklaşık 20-25 cm üstünde olduğu görülmüş, söz konusu sırt duvarı mimari bir tasarım olup, suyun içinde veya dışında olabilecek nitelik olduğundan, dosyada havuzun mimari projesi olmadığından sırt dayanma duvarının yanlış yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, havuz suyunun taşmasının ise tesisata müdahale edilmesi ve şelale duvarı üzerine su taşıyan boru uçlarındaki aparatların sökülmesinden kaynaklandığı, tuz jeneratörü deposu ile ilgili davalı tarafından teknik yönden bilgi belge sunulmadığı havuz kenarındaki taşıma kanalı ızgaralarının havuz büyüklüğü dikkate alındığında ızgara genişliğinin yeterli olduğu tespit edilmiştir. Havuz suyunun taşarak eve girdiği yönündeki beyan ile ilgili olarak yapılan incelemede bina ön tarafındaki süzgeçlerin bu bölgeye yağacak yoğun yağışlarda yeterli olmayacağı kanaatine varılmıştır.Teklif mektubunda davalı tarafından hafriyat yapılması, havuz makine dairesi kapak ve merdivenin yapılması, test ve kullanım suyu temini, makine dairesi rögardan, rögara bağlantısının hafriyatının yapılması, havuz etrafındaki soyunma ve bar gibi işler ile belediye işlemlerinin İşveren yükümlülüğünde olduğunun belirtildiği, havuzun dalgıç pompasının davalı firma tarafından satın alındığı ve montajının yapıldığı belirtilmekte ve davalının edimindeki işlerle ilgili olduğu, havuzun su toplama ve tahliye sisteminin projesi sunulmadığı görülmüştür. Tespit raporunda belirtilen ayıpların giderilme bedeli ile ilgili teknik ayrıntı belirtilmediğinden hangi ayıp için ne kadar giderilme maliyeti hesaplandığı belirlenemediği, hesaba elverişli olmadığı görülmüştür.Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının havuzla ilgiliüstlendiği bütün işlemlerde ayıp olmadığına kanaat edilmiş, yapılan incelemede havuz bakım hortumunun yaklaşık 1,5 mt kısa olduğu, uç bölgelere yetişmediği görülmüştür. Söz konusu hortumun icra takip tarihi olan tarihi olan Kasım 2017 itibarıyla bedeli 2,00-EUR ve 1,5metre 3,00-EUR olduğu, 3,00-EUR x 4,60 =13,80-TL+KDV 16,28-TL olarak hesaplanmış, ayıp bedelinin bakiye iş bedelinden mahsup edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, takipten önce temerrüde düşürdüğüne dair belge olmadığından işlemiş faize, reddedilen tutar yönünden takipte davacının kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kısmen KABULÜNE, 1---------İcra Dairesi'nin --------- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 10.444,72-TL yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile devamına, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 10.444,72-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine, 5- Alınması gerekli 713,48-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 191,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 521,88- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90-TL. başvurma harcı,191,60-TL peşin harcın toplamı olan 227,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 11.715,70-TL yargılama giderleri ve 3.030,30 TL keşif harcının toplamı 14.746,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına (%93,10-6,90) göre hesaplanan 13.728,53-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarf edilen 150,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına (%93,10-6,90) göre hesaplanan 10,35-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 9- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 10.444,72- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 774,63 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 774,63 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2024