İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/738 E. 2024/875 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/738
- Karar No
- 2024/875
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/738 Esas KARAR NO: 2024/875 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 25/10/2021 KARAR TARİHİ: 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra takibine konu çekin tarafınca keşide edilerek --------- verildiğini, daha sonra çekin kaybolduğunu ve --------- tarafından ----------- Esas sayılı dosyası ile ödemeden men davası açıldığını, çek bedelinin --------- ödendiğini beyan ederek yapılan takibin iptaline, avukatlık ücretinin ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin araç alım satım işi ile uğraştığını, Bu doğrultuda araç alım satım kapsamında müvekkilinin lehtar olarak bulunduğu çekin davacı tarafından keşide edilerek müvekkile verildiğini ancak söz konusu çek müvekkilinin zilyetliğindeyken çalınmış olup, bunun akabinde müvekkili tarafından çek iptali için dava açıldığını, açılan çek iptal davasında ödemeden men yasağı konulmuş olup, diğer davalı şirket söz konusu çeki bankaya ibraz ettiğinde ödemeden men yasağını görmüş ve ardından çeki icraya koyduğunu, davaya konu çekin müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını ve müvekkilinin yazısı ve imzası taklit edilerek ciro edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından çekte yer alan imzaya itiraz edilmiş olup itiraz doğrultusunda diğer davalı şirketçe müvekkili ve davacı aleyhine başlatılan icra takibi geçici olarak durdurulduğunu, davaya konu çekin davalı şirket nezdinde olduğunun anlaşılmasının akabinde taraflarınca istirdat davası açılmış olup davalı şirketin kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu düşünmekte olduklarını çünkü çekte müvekkilden sonra ciranta olarak yer alan --------- sahte fatura düzenlemekten yargılaması ortaya çıkmış olup, bu dosyada --------- tarafından birden fazla sahte senet düzenlendiğine ilişkin rapor da hazırlandığını beyan ederek davacının müvekkiline borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; --------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında takibe konu borçtan dolayı takip konusu çekin davalı --------- elinden rızası hilafına çıktığı ve çek bedelinin bu kişiye ödendiği iddiasıyla dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptaline ilişkindir. Davalı --------- vekili 05/09/2024 tarihli dilekçe ile, davanın feragat nedeniyle reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiş, dilekçe ekinde Borç Ödeme ve İbra Protokolü Başlıklı belgeyi sunmuştur.Davacı vekili 12/09/2024 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, bu nedenle hak ve taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ----------Şti. vekilinin 19/09/2024 tarihli dilekçesi ile dosyadan feragat ettiklerini, taraflardan vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarını beyan etmiştir. Davalı -------- 30/09/2024 tarihli dilekçesi ile feragat dilekçesinin kabulüne karar verilmesi talep ettiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK madde 307 ve devamında düzenlenen feragat, davacının netice-i talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HMK.24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Feragat, davayı sona erdiren, yapıldığı anda sonuç doğuran, kesin bir usul işlemi olup, HMK 311. maddesi uyarınca, karşı tarafın muvafakatine gerek olmaksızın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan, somut olayda davacı vekili yazılı beyanı ile usulüne uygun şekilde davadan feragat ettiğini beyan ettiğinden, incelenen vekaletnamesinde feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, HMK'nın 312. Maddesi gereği yargılama giderlerinden, vekalet ücretinden ve arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiş davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle Reddine, 2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 2/3 oranında hesaplanan 285,07-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.195,43-TL harçtan mahsubu ile artan 910,36-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların beyanları dikkate alınarak yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2024