İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/51 E. 2023/1019 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/51
- Karar No
- 2023/1019
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/51 Esas KARAR NO: 2023/1019 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/02/2020 KARAR TARİHİ: 12/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, -------- Sanayi Sitesi’nde kaportacı esnaflığı yaptığı, davalının ise ---------- “--------” isimli galerisinin bulunduğu ve galericilik yaptığı, taraflar arasında araç alım satım ilişkisinin kurulduğu, tarafların 2019 yılı ortalarından beri bu işi yaptığı, aralarında davaya konu icra takibine kadar bu şekilde 5-6 adet araç alım-satımı yaptıkları ve herhangi bir sorun yaşamadıkları, 22.11.2019 tarihinde davalının, oğlu dava dışı -------- aracılığıyla davacıya ulaşarak ---------- pert -------- plaka sayılı --------- araç olduğunu ve yine alıp tamir edip satmayı teklif ettiği, bunun üzerine davacının 22.11.2019 tarihinde davalı ... hesabına işbu araç bedeli olarak -------- şirketi aracılığıyla 137.240,00TL gönderdiği, aracın davacıya 1-2 hafta ulaşmaması üzerine, davacının davalı ve davalının oğlu -------- aradığı, davalının ve oğlunun aracın kredi borcundan kaynaklı geç geleceğini beyan ederek davacıyı oyaladıkları, 02.12.2019 tarihinde, davalının oğlu dava dışı --------- aracılığıyla yine davacıya ulaşarak yine pert -------- plaka sayılı -------- araç bulduğunu söylediği ve davacı tarafından aynı gün 02.12.2019 tarihinde davalı ... hesabına işbu araç bedeli olarak -------- şirketi aracılığıyla 25.540,00TL gönderdiği, bu aracın 3-4 gün sonra davacıya ulaştığı, -------- aracın davacı ... getirildiği gün, davalının, oğlu dava dışı --------- aracılığıyla davacıya ulaşarak 1 adet -------- marka pert araç olduğunu ve yine alıp tamir edip satmayı teklif ettiği ve bunun üzerine de davacının ... hesabına işbu araç bedeli olarak -------- şirketi aracılığıyla 99.840,00TL gönderdiği, aracın plakasının davacı tarafından bilinmemekte olduğu, bahsi geçen tarih ve sonrası için Trafik Tescil’e müzekkere yazılarak davalı ... ve oğlu -------- üzerine kayıtlı aktif ve pasif araçların istenilmesinin Mahkeme’den talep olunduğu, tüm bu para transferlerinden sonra davacının ikinci aracı olan ---------- marka aracı davalının “--------” isimli galerisine satmak için götürdüğünde dava dışı ------- davacıyı arayarak ------- marka aracı 27.500TL bedelle sattığını kapora aldığını ve Pazartesi satışını vereceğini söylediği ve bunun üzerine davacının aracı bıraktığı, Pazartesi günü ------- haber alamayan davacının, davalının galerisine gittiğinde davalının, oğlunun ve aracın nerede olduğunu bilmediğini, -------- satması için oğluna noterde devrettiğini söylediğini, diğer iki aracın davacıya hiç gelmemesi ve -------- Marka aracın da piyasada olmaması ve -------- da davacının gönderdiği paralarla kendisine ve kız arkadaşına araç alıp -------- kaçtığını arkadaş çevresinden öğrenilmesi üzerine, dolandırıldığını anlayan davacının 17.12.2019 tarihinde davaya konu icra takibini başlattığı ve 18.12.2019 tarihinde de -------- Merkezi’ne giderek davalı ve oğlu -------- dolandırıldığı sebebiyle şikayetçi olduğu, davalının davacıdan paraları aldığı buna rağmen araçları teslim etmediği, paraları iade de etmediği, 18.12.2019 günü şüpheli davalı ... ifadesi polis merkezinde alınmış olup, ifadesinde paraları aldığını, buna rağmen araçları teslim etmediğini ve paraları da iade etmediğini ikrar ettiği, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, bu sebeple işbu itirazın iptali davasının açılma zorunluluğunun doğduğu, davacının aldığı duyuma göre, davalının işletmekte olduğu “-------- Mahallesi --------Sokak, -------- No:------- ---------” adresindeki işyerini diğer oğlu --------- üstelik icra takibinin yapıldığı gün olan 17.12.2019 tarihinde mal kaçırma amaçlı olarak devrettiği, bu devir işlemlerine ilişkin vergi levhasının dava dilekçesi ekinde sunulduğu açıklanan nedenlerle davalının taşınır ve taşınmaz tüm malları üzerine 3. kişilerdeki malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, alacağın tespiti ve davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya husumet yönünden itiraz edildiği, davacının yaptığı ticaretin davalının oğlu ile alakalı olduğu, davalının oğlunun hesaplarında sıkıntı olması sebebiyle davacının parayı davalı ... hesabına gönderdiği, bir dava konusu varsa bunun davacı ile davalının oğlu arasında olması gerektiği, davalının davacıya hiçbir borcunun olmadığı, davalının oğlu -------- ile davacının ortak menfaatleri için ticaret yaptığı, elde ettikleri kazancı birlikte paylaştığı, davalının bu ticaretten hiçbir menfaatinin olmadığı, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticaret bulunmadığı, banka üzerinden yapılan havale ve -------- açıklama bulunmaması halinde paranın borç olarak gönderildiğinin ispatının davacıya ait olduğu, davacının davalının banka hesabına borç iadesi açıklaması ile gönderdiği paraların da iadesini istediği, hem borç iadesi açıklaması yapıp hem de alacaklı olduğunu iddia etmesinin çelişkili bir durum olduğu, dava konusu dışı olan, davalı tarafça --------- Servisi’nden satın alınan -------- plakalı aracın davacı adına tescil edildiği, bunun ödemesinin de davalı tarafça yapıldığı, daha sonra davacının davalıya herhangi bir ödeme yapmadığı, ayrıca mahkemece davacıya sorulan dava konusu -------- plakalı araçla ilgili davacının beyanlarının kabul edilmediği, davalının davacıya bu araçla ilgili bir borcunun bulunmadığı, alacağın ispatının davacıya ait olduğu, şayet husumet itirazı kabul görmez ve banka hesabından gönderilen paralar davacının alacağı olarak kabul edilirse, davacıya gönderilen ödemelerle takas mahsup talebinde bulunulacağı, davalının eşine ait hesaptan davacının banka hesabına ödeme yapıldığı, bu ödemeleri yapanın da davacının ortak iş yaptığı davalının oğlu --------- olduğu, iddiaları kabul etmemekle birlikte şayet davacının ... hesabına hiçbir açıklama yapmadan gönderdiği paranın alacaklısı olduğunun kabul edilmesi halinde, davalının eşinin hesabından davacıya gönderilen paraların da davacı tarafça davalının eşine iade edilmesi gerektiği, davalının bu ödemelere ilişkin hakları temlik aldığı, temliknamenin dosyaya ibraz edileceği, taraflar arası gönderilen paraların mahsubunun yapılmasının talep edildiği, davalının hesabının kullanılmasından başka olayla bir ilgisi olmadığı, davacının kendi iradesiyle birden fazla kez davalının oğlu --------- ile ticari işlem yaptığı, davacı ile ... ve -------- dökümlerinin istenmesinin talep edildiği açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı davanın reddine, %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üstüne bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği, belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle 3 adet aracın satış bedelini davalıya ödendiği ancak araçların teslim edilmediği gibi bedelinin de iade edilmediği iddiası ile açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı -------- E. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın İİK 67 kapsamında iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak dosyanın mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile rapor düzenlenmesine karar verilmiş, alınan 07/10/2021 tarihli raporun sonuç kısmında," 1. Taraflar arasında temelinde vekalet sözleşmesi olan bir sözleşmenin olduğu, 2. Davacı tarafın TBK m. 508 uyarınca hak talep etmesinin mümkün olduğu, ödediği bedellerin iadesini talep edebileceği, ancak işlemiş faiz talep etmesinin mümkün olmadığı, 3. Davalı taraf takas def’i ileri sürmüş olsa da bunun ispata muhtaç ve soyut bir iddia olduğu"Yönünde görüş bildirmişlerdir.Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalının rapora itirazları, savcılık aşamasındaki beyanlar, davacının sunduğu son dilekçe ve tüm dosya kapsamı gözetilerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 03/06/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,"1. Davacı ve davalı arasında vekâlet sözleşmesi olduğunu kabulün hayatın olağan akışına uygun olduğu, 2. Bu sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya ve davalının eşi tarafından davacıya olmak üzere çeşitli tarihlerde çeşitli paraların gönderilmiş olduğu, bunların hangi amaçla gönderildiğinin heyetimiz tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı, 3. Davacı tarafından davalıya 22.11.2019 tarihinde 137.240,00TL gönderilmiş olduğu, dosyaya eklenen banka kayıtlarına göre aynı tarihte davalının eşi tarafından davacıya 137.240,00 TL gönderildiği, 4. Davacı tarafından davalıya 02.12.2019 tarihinde 25.540,00TL gönderilmiş olduğu, dosyada aslı olmayan ve hangi bankaya ait olduğu anlaşılmayan fotokopiye göre aynı tarihte davalının eşi tarafından davacıya 25.540,00 TL gönderildiği, 5. Davacı tarafından davalıya 05.12.2019 tarihinde 99.840,00TL gönderilmiş olduğu gönderilmiş olduğu, dosyada aslı olmayan ve hangi bankaya ait olduğu anlaşılmayan fotokopiye göre aynı tarihte davalının eşi tarafından davacıya 99.840 TL gönderildiği" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Davada her iki tarafın da tacir ve uyuşmazlığında ticari işletme ile ilgili olamsı dolasıyla mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Har ne kadadr davacı kendisinin kaporta ustası olduğunu, davacı vekili de müvekkilinin basit usulde vergilendirildiğini, defter tutmadığını beyan etse de vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının 2. Sınıf tüccar olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava esas olarak vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme nedenlerine dayanmaktadır.Vekâletsiz iş görme 6098 sayılı TBK'nın 526 ile 531. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, genel olarak bir kimsenin sözleşme veya hukuken yükümlü olmadığı hâlde başka bir kimsenin hukuk ve menfaat alanına müdahale ederek iş görmesinden doğan hukuki ilişkiyi ifade etmektedir.Sebepsiz zenginleşme ise genel olarak bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının zararına meydana gelen zenginleşmedir.Davacı esas olarak kaportacı olduğunu, pert araçların tamirini yaparak davalı birlikte pazarladığını, bu ticarette hem davalının hem de davalı oğlu olan -------- yer aldığını,--------- plakalı araç için 137.240,00 TL,-------- plakalı araç için 25.540,00 TL,plakası belli olmayan -------- marka model araç için de 99.840,00 TL davalıya gönderdiği halde davalının araçları kendisine teslim etmediği halde para iadesi de yapmadığını iddia etmiş davalı ise kendisi ile davacı arasında her hangi bir ticaretin olmadığını, varsa oğlu ------- ile davacı arasında ticaret olabileceğini, Oğlu --------- sadece kendi hesaplarını kullandığını, öncelikli olarak husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, aksi taktirde Eşi -------- tarafından davacıya kendi hesabı üzerinden bir çok defa para gönderdiğini davacının bu paraları eşine göndermesi gerektiğini savunmuştur.Taraflar ile dava dışı, davalının eşi --------- banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacını iddia ettiği tarih ve tutarlarda davalının banka hesabına girişlerin olduğu hatta araçlardan --------- plakalaı aracında 03.12.2019 tarihinde davalı adına tescilinin yapıldığı görülmüştür. Diğer taraftan bu para transferleri hususunda da davalının hesabına davacı tarafından para gönderildiği hususunda da taraflara arasında ihtilaf yoktur. Bu bakımdan davacının alım satım ve banka ödemelerine konu ettiği araçlardan birinin davalı adına kayıtlı olması, para transfer işlemlerinin davalı adına kayıtlı banka hesap numarası üzerinden yapılması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının, davacı ile hiç bir ticaretinin olmadığına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.22.11.2019 tarihinde davalının hesabına davacı tarafından 137.240,00 TL,02.12.2019 tarihinde 25.540,00 TL,05.12.2019 tarihinde de 99.840,00 TL para gönderildiği banka kayıtlarından anlaşılmıştır. Davalı taraf ödenen bu bedellerin geri iade edildiğini iddia edip kanıtlayamadığı gibi yerine mal veya hizmet verdiğini verdiği yönünde bir savunması da olmamıştır. Ancak davalı eşi ---------- tarafından da davacı hesabına bir çok defa para gönderdiğini, bu paraların davacı alacağından takas edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de takas definin temelinde hangi hukuki işlikinin olduğunu belirtmediği gibi dava dışı --------- banka kayıtların da yapılan incelemede davacıya gönderilen bir takım paraların uyuşmazlık konuları ile alakalı olmadığı başka bir ifade ile davacının konu yaptığı 3 adet dekonta dayalı para ödememesininden sonra ve geri ödeme şeklinde de olmadığı anlaşılmıştır.TBK 508 madde" Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür.Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür. " hükümlerini içermekte olup davacı ile davalı arasında bir çeşit vekaletsiz iş görme sözleşmesinin olduğu bu sözleşmenin şekil şartına bağlı olmadığı davalının davacıdan aldığı toplam 262.620,00 TL'nin geri ödemesi yapmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı her ne kadar icra inkar tazminatı davalı da takas ve mahsup taleplerinde bulunmuş ise de yasla koşulları oluşmadığından bu taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; A) 1-Davanın Kabulü ile ;---------E sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan İtirazın Kısmen İptali Takibin 262.620,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına 2-Davacının icra inkar tazminatı talebini REDDİNE. B) Davalının takas ve mahsup talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 17.939,57-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.165,62-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.773,95-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 3.165,62-TL peşin harç toplamı olan 3.220,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 3.805,70-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 41.393,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/12/2023