İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/847 E. 2025/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/847
- Karar No
- 2025/215
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/847 Esas KARAR NO: 2025/215 DAVA: Tespit DAVA TARİHİ: 15/11/2024 KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ------------ plaka sayılı aracın 22/05/2023 tarihinde müvekkiline ait ------------- plaka sayılı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, ------------- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda ---------- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 28.813,52-TL olduğunun belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin, aracının kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderdiklerini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 22.05.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 28.813,52-TL olan hasar bedelinin ------------ 29.643,18-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiklerini, sigorta şirketinin gerçekleşen kazaya ilişkin olarak ------------- 22.05.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip ---------- Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı şirkete bu hususda başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını iddia ile 22.05.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 28.813,52-TL olduğunun TESPİTİNE, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuş, huzurdaki davaya ilişkin talep bakımından müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını ve dava açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediği sabit olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın hasara ilişkin taleplerinin tamamen karşılandığını bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin sorumluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, müvekkilinin poliçe kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olup hiç bir sorumluluğunun kalmamış olması nedeniyle ve belirsiz/kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle TRAMER kaydının tespitine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenmiştir.------------ sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilip incelenmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, Davacı şirkete ait aracın hasar kaydının tespiti hususlarında tarafların anlaşamadıkları şeklinde olduğu anlaşılmıştır. HMK MADDE 106- (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dısında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya deger güncel bir yararı bulunmalıdır. Davacının tespit davası ile istedigi hukuki koruma diğer dava çesitlerinden biri ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının dava açmada hukuki yararı yoktur. Tespit davası sonucunda verilen kararların icra ve infaz kabiliyeti yoktur.Somut olayda söz konusu uyuşmazlığın eda davası veya inşai dava açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Usulden REDDİNE, 2-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 28.813,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Alınması gereken 615,40 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/03/2025