İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/751 E. 2026/34 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/751
- Karar No
- 2026/34
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/751 KARAR NO : 2026/34
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, aralarındaki borç ilişkin cari hesap bulunduğunu, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 1.452.233,10 TL müvekkili şirkete cari hesap bakiye alacağının bulunduğunu, alacağın davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine ----. İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı ve borcunu sürüncemede bırakmasından dolayı alacağın %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacının iddialarının haksız olduğunu, icra takip dosyasına cari hesap olduğundan bahisle sunulan belgede “-----” adı altında işlenen kayıtların, davalı müvekkili şirket tarafından davacı tarafa verilen ürünler karşılığı düzenlenen faturalar olduğunu, Bu faturaların; 02.03.2024 tarihli, ------- no.lu KDV Dahil 422.230,80 TL bedelli, KDV’siz 351.859,00 TL bedelli ihraç kayıtlı fatura, 11.05.2024 tarihli, ---- no.lu KDV dahil 424.653,60 TL bedelli, KDV’siz 353.878,00 TL bedelli ihraç kayıtlı fatura, 30.05.2024 tarihli, ------ no.lu KDV dahil 434.546,40 TL bedelli satış faturası, 13.06.2024 tarihli, ---- no.lu KDV dahil 336.138,60 TL bedelli, KDV’siz 280.115,50 TL bedelli ihraç kayıtlı faturalar olduğunu, Görüldüğü üzere bu faturalardan------ no.lu faturaların ihraç kayıtlı olarak düzenlenen faturalar olduğunu, ihraç kayıtlı faturaların, yerli üretim mallarının, küresel pazarda vergi indiriminden yararlanılarak satılabilmesi için düzenlenen faturalar olup, bu sayede yerli üretim mallarının, küresel pazarda vergi indiriminden yararlanılarak satılabildiğini, ancak ihraç kayıt faturasının düzenlenmesi durumunda bu malların gümrük çıkış beyannamesi ile de belgelenmesi gerektiğini, bu faturaların, davacı talebi üzerine ihraç kayıtlı olarak düzenlendiğini, buna karşın davacının gümrük çıkış beyannamelerini vermediğini ve davalı müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, Bir diğer deyişle, davacının cari hesap olduğundan bahisle sunmuş olduğu belgede bahsi geçen ----- no.lu fatura tutarlarının KDV’siz tutarlar olduğunu, olması gerekenin davacı tarafından gümrük çıkış beyannamesi ile bu durumun resmi kayıtlar nezdinde belgelenmesi olduğunu, ancak davacının bu yönlü yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkili şirketin hem Devlet nezdinde KDV ödemesi almasını engellediğini hem de müvekkile KDV ödemesi gerçekleştirmediğini, kayıtlarını ise haksız olarak KDV’siz tutarlar üzerinden düzenlediğini, İcra takibine konu edilmemesi gereken alacağın, takibe konu edilerek haksız işlem ve talepte bulunulduğunu, takip sebebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ödeme emrinde borcun sebebinin “Alacaklı ve borçlu arasındaki satış vb. sözleşmelerinden kaynaklanan 1.452.233,10 TL tutarındaki cari hesap alacağıdır.” Olarak gösterdiğini, cari hesap sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olmasının bir geçerlilik şartı olduğunu, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi ve ilişkisi olmayıp takip dayanağının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının haksız icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkin hukuki şartların gerçekleşmediğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının faiz talebinin haksız olduğunu belirtmiş olup, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, dava konusu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; Taraflar arasındaki Ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ; ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyası ile 1.452.233,10 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 19/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 22/08/2024 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Uyuşmazlığın tespiti için tarafların ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi gerekmekle dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin incelendiğinde 2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2024 yılına ilişkin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan Alacağın Temliki Sözleşmesi’nin incelenmesinde, temlik eden---- tarafından muhatap ... ------ şirketine aleyhine açılan ---- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı icra dosyası ile ----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ Esas sayılı dosyası kapsamındaki doğmuş veya doğacak nakdi ve gayrinakdi her türlü alacak, masraf, faiz ve sair ferilerinin temlik alan -------temlik edilmesine ilişkin düzenlendiği, Tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasında, 13.08.2024 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 1.299.233,10 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 1.452.233,10 TL borçlu gözüktüğü, ticari defterler arasında 153.000,00 TL tutarında farkın bulunduğu, İşbu farkın da davalı şirket defterlerinde davacı şirket lehine kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 01.04.2024 tarihli “----” açıklamalı 153.000,00 TL tutarlı kayıttan kaynaklandığı, işbu kaydın davacı şirketin resmi kayıtlarında yer almasa da icra ödeme emri ekinde sunulan hesap ekstresinde 01.01.2023 tarihli “Açılış bakiyesi” açıklamalı 153.000,00 TL tutarlı kayıt ile yer aldığı, Bu itibarla, davalının defterlerinde gözüken tutarın davacının takipte talep ettiği 1.452.233,10 TL tutara eşit olmasına rağmen davacının kendi defterlerindeki 1.299.233,10 TL’yi mi, yoksa defter ve belgeler arasındaki farklılık dikkate alınmak üzere, davacı tarafından davalı kayıtlarındaki 1.452.233,10 TL’yi mi talep edebileceği hususunun nihai değerlendirmesinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, ancak taleple bağlılık gereği 3095 s.k m.1/1 kapsamında yasal faiz talebinin yerinde olduğu, Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları yönünden: Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 4 adet faturadan 3 tanesinin davacı şirket tarafından ihraç kayıtlı olarak düzenlenmesi talep edildiğinden, ihraç kayıtlı olarak düzenlendiğini ve fatura tutarlarının ticari defterlere KDV hariç olarak kaydedildiği, ancak davacının Gümrük Çıkış Beyannamelerini ibraz etmeyerek yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin hem Devlet nezdinde KDV iadesinden yararlanamadığını hem de KDV ödemelerinin davacı tarafından yapılmadığını beyan etmiş olup, Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davalı şirketin faturaları KDV dahil/hariç olarak kaydetmiş olması veya ihraç kayıtlı faturalar bakımından gümrük beyannamesi ibraz edilip edilmemesi, davacı tarafın talep ettiği alacak tutarını, faturanın KDV dahil ya da hariç düzenlenmesi, temel borç ilişkisinin varlığını ve miktarını değiştirmeyeceği, zira ihracatı gerçekleşmediğinden davalı satıcının bu hususta cezasıyla ödemiş olduğu KDV’lere ilişkin ödeme belgesi de sunmadığı, bu hususta zaten bu davanın konusu olmayan gecikmeli ödenen tecil / terkin konusu KDV’lerin ihracatçı davacıya rücü işleminin şartlarının da oluşmadığı, özetle ve sonuç olarak; ihracatın gerçekleşmemesinin taraflar arasındaki KDV hariç bedel üzerinden doğmuş olan mal bedeli borcunun varlığını etkileyecek bir hususun bulunmadığından davalının dosya kapsamında sunmuş olduğu delillere göre davalı itirazının haklı bir sebebe dayanmadığı, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı şeklinde sonuç bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali talepli olduğu, taraflar arasında tarafların da kabulünde olmak üzere ticari ilişki olduğu ve cari hesap ile aradaki alacağın takip edildiği, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için takip yaptığı ancak davalının itirazı ile takibin durduğu, eldeki davanın da takibin devamının sağlanması talepli itirazın iptali davası olduğu, 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı bu doğrultuda, tarafların bilirkişice incelenen ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgeleri,nin usulüne uygun tutulmakla sahipleri lehine delil vasıflarının bulunduğu, takip tarihi olan 13/08/2024 tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 1.299.233,10-TL davalıdan alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise kendi defterlerinde yine takip tarihi olan 13/08/2024 tarihi itibari ile 1.452.233,10-TL davacıya borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defterleri arasında 153.000,00-TL tutarında fark bulunduğu, bu farkın da davalı şirket defterlerinde davacı şirket lehine kayıtlı olup da davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 01/04/2024 tarihli “ -----” açıklamalı 153.000,00-TL tutarlı kayıttan kaynaklandığı, aslında bu kalemin de davacı şirketin resmi kayıtlarında yer almasa da icra ödeme emri ekinde sunulan hesap ekstresinde 01.01.2023 tarihli “Açılış bakiyesi” açıklamalı 153.000,00 TL tutarlı kayıt ile yer aldığı, bu doğrultuda, davalının defterlerinde gözüken ve esasen davacının da takipte ve huzurdaki davada talep ettiği 1.452.233,10-TL tutarın davalının defteri ile de sabit olduğu üzere davacının alacağını oluşturduğunun mahkememizce kabul edildiği, davalı vekili her ne kadar aşamalarda müvekkili davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 4 adet faturadan 3 tanesinin davacı şirket tarafından ihraç kayıtlı olarak düzenlenmesi talep edildiğinden, ihraç kayıtlı olarak düzenlendiğini ve fatura tutarlarının ticari defterlere KDV hariç olarak kaydedildiği, ancak davacının Gümrük Çıkış Beyannamelerini ibraz etmeyerek yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin hem Devlet nezdinde KDV iadesinden yararlanamadığını hem de KDV ödemelerinin davacı tarafından yapılmadığını beyan etmiş ise de davalı şirketin faturaları KDV dahil/hariç olarak kaydetmiş olması veya ihraç kayıtlı faturalar bakımından gümrük beyannamesi ibraz edilip edilmemesinin davacı tarafın talep ettiği alacak tutarını, faturanın KDV dahil ya da hariç düzenlenmesini yahut temel borç ilişkisinin varlığını ve miktarını değiştirmeyeceği, ayrıca davalının ihracatı gerçekleşmediğinden bu hususta cezasıyla ödemiş olduğu KDV’lere ilişkin ödeme belgesi yahut sair herhangi bir belgeyi de dosyaya sunmadığı, davanın konusu olmayan gecikmeli ödenen tecil yahut terkin konusu KDV’lerin ihracatçı davacıya rücü işleminin şartlarının da somut dosya kapsamında oluşmadığı, ezcümle ihracatın gerçekleşmemesinin taraflar arasındaki KDV hariç bedel üzerinden doğmuş olan mal bedeli borcunun varlığını etkileyecek bir husus olmadığı, davalının itirazında haksız olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş, asıl alacağın likit olması, davalının itirazı neticesinde davacının alacağına geç kavuşacak olması sebebi ile icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KABULÜ ile, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 1.452.233-TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 290.446,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak temlik alan ... verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 99.202,04 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 17.539,34 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 81.662,70 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 221.312,62 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 17.539,34 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 17.966,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 303,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 10.303,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.