İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/120 E. 2024/900 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/120
- Karar No
- 2024/900
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/120 Esas KARAR NO: 2024/900 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/02/2024 KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirket ile olan özel güvenlik sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, yapılan fesih ile güvenlik hizmetinin dönem sonu olan 31/12/2021 tarihine kadar devam edip sona erdiğini, işbu fesih ile birlikte müvekkil şirketin personellerine hizmetin sona erdirildiğinin ve iş yeri değişikliğinin bildirildiğini ancak personellerden bir kısmının işbu görev yeri değişikliğini kabul etmeyerek işe iade davası açtıklarını,--------- ve ---------- adlı işçilerin açmış oldukları işe iade davalarının kabul edildiğini, kararların istinaf incelemelerinin yapılarak kesinleştiklerini, müvekkilinin davalı şirket ile birlikte sorumlu tutulduğu avukatlık ücreti, yargılama gideri ve peşin harcın tamamının müvekkili tarafından ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- ve ----------sayılı takip dosyasına yatırıldığını; dolayısıyla müvekkili şirketin davalı adına da ödeme yaptığını belirterek bu bedelin tahsili amacıyla takip başlattıklarını, başlatılan takibe davalı şirket tarafından itiraz edilmesi nedeniyle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davalı aleyhine inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkil şirket arasında özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığını ve davacı taraf müvekkile şirkete ait --------- Mh --------- Cd ---------- Sk No:-------- --------- adresindeki şantiyede özel güvenlik hizmeti verdiğini, müvekkil şirket tarafından alınan bu hizmete dair tüm ödemelerin yapılarak mutabakat sağlandığını, davacı tarafça hizmet sözleşmesinin feshedildiğini öte yandan davacının verdiği kusurlu hizmet neticesinde şantiyede hırsızlık olayının gerçekleştiğini ve bu nedenle oluşan zarar nedeniyle davacı aleyhine mahkemenizde ---------- Esas ile dava açıldığını, özel güvenlik hizmetini yürüten --------- ve ------- tarafından görev yeri değişikliğini kabul etmeyerek iş akdini feshettikleri ve işçilerin asıl-üst işveren olarak müvekkil şirketi de davacı şirket ile beraber davalı gösterilerek işe iade davası açtıklarını, yasa hükümleri doğrultusunda dava giderlerinin işe iade davasını açan işçilere ödenmesi hususunda davacı ile müşterek müteselsil sorumlu kabul edildiklerine dair karar verildiğini ancak müvekkil şirket ile davacı arasında ki iç ilişkide müvekkilin hiç bir sorumluluğunun olmadığını zira müvekkiline davacının kusurlu hizmetleri neticesinde yüz binlerce liralık maddi zarar gördüğünü, davacının hem işe iade davasında taraf olduğunu, hem de icra takibi ve huzurda görülen bu dava ile uğraştığını, davacı taraf usulüne uygun olmayan iş sözleşmesi fesihlerinin giderlerini de müvekkil şirketten çıkartmaya çalıştığını,özel güvenlik hizmete almaya ilişkin hizmet sözleşmesinin davacı tarafça feshedildiğini, müvekkilin feshetmediği bir sözleşmeden müvekkilin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, işe iade davasını açan --------- ve -------- görev yeri değişikliği kararlarını ve de iş sözleşmeleri de davacı tarafça feshedildiğini, ilgili BAM kararlarının incelenmesi gerektiğini, haksız sebeple iş akitleri feshedilen işçilerin işe iade davasını açan işçilerin devamsızlık nedeni ile iş akdini feshettiğini iddia etmesine rağmen söz konusu tutanakları dahi mahkemeye ibraz edemediğini, TBK 62 M'de müteselsil sorumluların iç ilişkilerinin düzenlendiğini ve yine davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesinin 6.sayfasının 4.paragrafında "davacının işçilerinin tüm maaş, yol, yemek, sigorta, vergi melbusat ödemelerinin" davacıya ait olduğunun düzenlendiğini, davacının açtığı davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının zamanaşımına uğrayan alacakları yönünden davanın reddini, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini" talep ettiği görülmüştür. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki özel güvenlik sözleşmesi doğrultusunda çalışan personellerin işten çıkartılması nedeniyle açılan dava ve takip sonucu davacı tarafından yapılan ödemelerin, müteselsil sorumluluk esası doğrultusunda davalıya rücu edilmesine dairdir. Başlatılan takibe itiraz üzerine davacı tarafça itirazın iptali talep edilmektedir.Özetle;--------- E. ve --------- E.sayılı ilamlarında davalı şirket ile müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre verilen kararlar nedeniyle, davacı şirket tarafından ödenen tutarlar davalı şirketin payı kadar rücu edilmek istenmektedir.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir . --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 16.470,00TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 11/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 11/12/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacının, dava dışı işçilerin açmış olduğu davalar ve bu davalara istinaden yapılan ödemeler nedeni ile davalıya rücu şartlarının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise bunun miktarı noktalarında toplandığı şeklinde olduğu belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın alanında uzman sosyal güvenlik hukuku alanında (hesap) uzman bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularında konularına ilişkin rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 18/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"Dava açma süresi ve zamanaşımı yönünden usule uygun olduğu,Davacı Alt İşveren-Yüklenici firma olan ----------Şti.'nin davalı Asıl-Üst İşveren ---------Şti. ile 01.08.2020 tarihinde, asıl işverene ait --------- Mh ---------- Cd --------- Sk No:--------- --------- adresindeki şantiyede özel güvenlik hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak 01.08.2020 tarihinde Özel Güvenlik Hizmeti Yürütmesine ilişkin Hizmet Sözleşmesini imzaladığı ve davalı asıl işverene ait yerde dava dışı --------- ve --------- özel güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi hususunda görevlendirildiği anlaşılmakla, taraflar arasında hizmet ilişkisi devam ederken davacı alt işveren tarafından özel güvenlik görevlisi --------- iş akdinin 24.11.2021 tarihinde feshedildiği ve yine özel güvenlik hizmetlerini yürüten ----------- iş aktinin davacı işveren tarafından 29/11/2021 tarihinde feshedildiği, oysa Davacı yüklenici firma ve davalı asıl işveren arasında imzalanan 01.08.2020 tarihinde 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmet İşleri Sözleşmesi imzalandığı, Hizmet Sözleşmesi maddeleri incelendiğinde Yüklenicinin Yükümlülüklerini düzenleyen 6.Maddesinde "---------- görev alacak özel güvenlik görevlileri zorunluluk olmadıkça değiştirilmeyecek, değişiklik talebi halinde nedenleri İşveren'e yazılı olarak bildirilecek, İşveren'den alınacak yazılı onay ile personel değişimi yapılacaktır." olarak taraflar arasında ki iç ilişkinin sözleşme ile düzenlendiği görülmüştür. Hal böyle iken davacı alt işveren ve yüklenici firma olan Misyon Güvenliğin, asıl işveren olan davalı ----------, ---------- özel güvenlik hizmeti veren ---------- ve ---------- hakkında yazılı talepte bulunarak görev yeri değişikliğinin için yazılı onayını alması gerekirken almadığı dosya kapsamında görülmekle davacı tarafın davalı asıl işverene karşı 01.08.2020 tarihli sözleşmeden doğan iç ilişki sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu nedenle işe iade davası sonucunda meydana gelen zararlardan iç ilişki gereği sorumlu olmadığına," belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte; dava dışı --------- ve --------- davalı asıl işveren nezdinde güvenlik personelin olarak istihdam edildikleri, anılı kimselerin sözleşmelerinin davacı tarafça feshedildiği, işbu dosyanın her iki tarafına karşı açılan davaların kabul edildiği, kesinleştiği, ilamların icra marifetiyle takibe girişildiği ve davacının takip borçlarını ödediği, açılan işe iade davalarının ayrı ayrı kabul edildiği; taraflar arasında Özel Güvenlik Hizmet İşleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 6 ncı maddesinin, "---------- görev alacak özel güvenlik görevlileri zorunluluk olmadıkça değiştirilmeyecek, değişiklik talebi halinde nedenleri İşveren'e yazılı olarak bildirilecek, İşveren'den alınacak yazılı onay ile personel değişimi yapılacaktır." hükmünü içerdiği; hal böyle iken davacı alt işverenin, asıl işveren olan davalıdan, özel güvenlik hizmeti veren ---------- ve --------- hakkında yazılı talepte bulunarak görev yeri değişikliğinin için yazılı onay alması gerektiği ancak onayın alınmadığı; yani davacının, asıl işveren olan davalı şirkete karşı iç ilişkiden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmediği, bu nedenle onay alınmaksızın çıkartılan işçilerin açtıkları davanın sonucundan davalı firmanın sorumlu olmaması gerektiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet sabit olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın REDDİNE, kötüniyet sübut bulmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemesine, 2-HARÇLAR Harçlar Kanunu 22. Md. Gereği Alınması gerekli 427,60.-TL harcın dava açılırken peşin olarak yatırılan harcın dava açılırken yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 16.470,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 07/11/2024