İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/804 E. 2025/227 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/804
Karar No
2025/227
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/804 Esas KARAR NO : 2025/227 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında imzalanan ----------- İKN sözleşme kapsamında davalı kuruma hizmet verildiği, davalı yanın, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında tüm hizmetleri temin etmesine rağmen davalının alacak tutarlarını ödemediğini, bu sebeple----------- İcra Dairesi ------------ E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığıni, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, sonuç olarak; davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin takip talebindeki koşullar doğrultusunda aynen devamını ve takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı hükmedilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalı şirketin davacının ihale kapsamında çalıştığını, asıl işveren olarak davalı müvekkil şirket tarafından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ödemelerinin yapıldığını, davacının işçilerinin hak kazınmış olduğu kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti olarak ödenen bedellerin davacının davalı şirket nezdinde doğmuş olan alacaklarından mahsup edildiğini, davalı şirket tarafından davacının işçilerine ödenen işçilik alacaklarının bu ödemelerle sınırlı kalmamakla ve davacının işçilerine ödenmiş olan toplam tutarın 83.554,00 TL yi bulduğunu, davacının icra takibine konu ettiği 7.535,92 TL'lik herhangi bir cari hesap alacağının bulunmadığını, davacı tarafından davalı şirket uhdesinde teminat mektubu bulunduğunu, ödemelerin işbu teminat bedelinden mahsup edildiğinin iddia edildiğini, ----------, -----------, ----------, --------- 2017 yılında doğmuş olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerinin davacının hak edişleri üzerinde taraflar arasındaki sözleşme ve yarılmaz parçası olan şartnamelere uygun olarak ödendiğini, sonuç olarak; davanın ----------- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 13.045,52 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 08/07/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, 25/08/2016 tarihli "12 aylık GPRS tabanlı doğalgaz kapama/açma işlemi hizmeti alım ihalesi" başlıklı sözleşmeden kaynaklı davacı tarafın alacaklı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı, takibe karşı yapılan itirazın haklı olup olmadığı şeklinde belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın ihale alanında uzman bir mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile, uyuşmazlık konularına ilişkin rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Yıllık Ücretli İzin Alacağı Bakımından; davalının beyan ettiği ödemelerden üçünün yıllık ücretli izin alacağına ilişkin olduğu, işçilere yapılan yıllık ücret ödemesinin sözleşme yılındaki ücretli izin olması durumunda, bu ödemelerin tamamının sözleşme kapsamında davacının alacağından mahsup edilebileceği, aksi halde mahsup edilemeyeceği, Kıdem Tazminatı Bakımından, davalının beyan ettiği ödemelerden ikisin kıdem tazminatına ilişkin olduğu, işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden, sözleşme hükümlerine göre yüklenicinin kendi dönemine düşen payın tamamı kadarından sorumlu olacağı, bu bakımdan davalının yaptığı kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin iş sürelerinde, davacı yüklenicinin sözleşme süresi içerisinde yer alan bir dönem varsa, bu ödemelerin de davacı yüklenicinin alacağından mahsup edilebileceği, aksi halde mahsup yapılamayacağı, dosya içerisinde dava dışı işçilere yapılan ödemeler, işçilerin hangi işverenlerde çalıştığını gösterir ---------- kayıtları, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin hakediş hesapları gibi davalının yapmış olduğu ödemelere dayanak belgeler bulunmadığından, mahsup yapılıp yapılamayacağının nihai olarak değerlendirilemediği, İlgili ödemelerin mahsup edilmemesi durumunda ise davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 7.535,90 TL asıl alacaklı olacağı, ilgili alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği" belirlemelerine yer verilmiştir. Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememiz 30/11/2023 tarihli ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 20/02/2024 tarihli ek raporda, "Heyetimizin kıdem tazminatları ve ihbar tazminatları miktarı bakımından bir uzmanlığı bulunmadığı, bununla beraber, dosyaya celbedilen belgelerdeki tahakkuklar nazara alındığında, tahakkuk ettirilen kıdem tazminatları ve yıllık ücretli izinlerin davacının sözleşme dönemi içerisinde kaldığından, hak edişinden mahsup edilebileceği, bu tutarlar mahsup edildiğinde davacının takip tarihi itibarıyla bir alacak bakiyesinin kalmadığı, İşçi Alacak Konusu Tutar ---------- Yıllık Ücretli İzin 2.180,19 TL. --------- Yıllık Ücretli İzin 1.090,10'TL. ----------- Yıllık Ücretli İzin 1.900,23 TL ----------- Kıdem Tazminatı 34,16TL ---------- Kıdem Tazminatı 2331.24 TL Toplam 7535,92TL " belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin süreklilik arz ettiği, bu bakımdan, davacı yüklenici ve davalı idarenin, davacının işçilerine karşı işçilik haklarından dolayı, müteselsilen sorumlu olacağı,Bu kapsamda davalının, davacı yüklenicinin çalışanı olan işçiler için toplam 7.535,92 TL ödediğini beyan ettiği, bu ödemelerin yıllık ücretli izin ve kıdem tazminatlarından oluştuğu,Taraflar arasındaki sözleşme eki olan teknik şartnamenin 6.10 Maddesinde, çalışanların özlük haklarına ilişkin yapılan ödemelerin yüklenici tarafından yapılıp, buna ilişkin belgelerinde davalı idareye sunulacağını kararlaştırıldığı, sözleşme hükmü nazara alındığında işçilere ödenen ücretlerden davacı yüklenicinin sorumlu olacağı, teselsül hükümlerine binaen de davalının bu bedelleri ödemesi durumunda, davacı yüklenicinin hakedişinden mahsup edebileceği,Davalının beyan ettiği ödemelerden üçünün yıllık ücretli izin alacağına ilişkin olduğu, işçilere yapılan yıllık ücret ödemesinin sözleşme yılındaki ücretli izin olması durumunda, bu ödemelerin tamamının, sözleşme kapsamında davacının alacağından mahsup edilebileceği,Davalının beyan ettiği ödemelerden ikisinin kıdem tazminatına ilişkin olduğu, işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden, sözleşme hükümlerine göre yüklenicinin kendi dönemine düşen payın tamamı kadarından sorumlu olacağı, bu bakımdan davalının yaptığı kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin iş sürelerinde, davacı yüklenicinin sözleşme süresi içerisinde yer alan bir dönem varsa, bu ödemelerin de davacı yüklenicinin alacağından mahsup edilebileceği; dosyaya celbedilen belgelerdeki tahakkuklar nazara alındığında, tahakkuk ettirilen kıdem tazminatları ve yıllık ücretli izinlerin davacının sözleşme dönemi içerisinde kaldığından, hak edişinden mahsup edilebileceği, bu tutarlar mahsup edildiğinde davacının takip tarihi itibarıyla bir alacak bakiyesinin kalmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan alacak iddiası nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Sübut bulmayan davanın reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 157,56 TL harçtan mahsubu ile, eksik kalan 457,84 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 13.045,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 25/03/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/804, K. 2025/227, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-804-e-2025-227-k-c7ee2af4e51b