İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/533 E. 2023/268 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/533
Karar No
2023/268
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/533 Esas KARAR NO: 2023/268 DAVA: Borçtan Kurtulma Davası DAVA TARİHİ: 11/03/2014 KARAR TARİHİ: 28/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan borçtan kurtulma davası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---------çeşitli ülkelerde tırlara kredili yakıt temin eden bir -------- firması olduğunu, davalı tarafın fatura içeriğinden de belli olan muhtelif tarihlerde müvekkilinden yakıt ikmali yaptığını ve icra takibi yapılan faturalar bakiyesi için 3 adet fatura ile toplam 7.964,32 Euro tutarında borç oluştuğunu, faturaların usulünce tebliğ edilerek, borcun kesinleştiğini, davalı tarafın faturaların ödendiği yönünde beyanının olduğunu, bakiye olan borcun muhtelif tarihlerde vekil sıfatıyla ödenmesini talep ettiklerini, bu borcun daha önce ödenmiş olduğu ve ibraname düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine 7.964,32 Euro nun tahsili için ------- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas nolu dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.964,32 Euro alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yabancı bir şirket olduğu ve bulunduğu ülkedeki yerel mahkeme kararı ile şirketin iflasına ve kapatılmasına karar verildiğini, davacı şirketin iflas ettiğini dolayısı ile müflis şirketin davayı takip yetkisinin bulunmadığını beyan ederek davanın usulden reddini, esasa ilişkin itirazlarında davacı yanın iddialarını kabul etmediklerini davacı şirketin yetkilisi tarafından ibraname verildiğini ve ilgili noterce gerçek olduğu teyit edildiğini, dava dilekçesinde davalı ... yetkisi olmadığı halde yapılan ödemeyi çekle kabul ettiğine, ödeme yeri ve ödeme biçimini değiştirildiğine, çek bedellerinin davalının uhdesinde kaldığına veya bu çeklerin başka işlerde kullanıldığına dair iddialarını kabul etmediğini, Türkiye ofisi yetkilisi olması sıfatıyla davacı şirket adına elde ettiği kazançların tamamı davacı şirkete veya şirket yetkilisi -------- ödediği, davacının iddialarının dayalı olduğunu ve hiçbir somut gerekçeye dayanmadığını, davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli olarak aleyhinde icra takibi başlatan davacı şirketin %20 oranında kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------- şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı iki farklı nedene dayandırdığını, davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğunu beyan etmişse de, birbirine zıt iki iddiada bulunulmayacağını, dolayısıyla sadece tek bir davalıya karşı dava açması gerektiğini, müvekkilinin yetki itirazında bulunarak, yetkili mahkemenin --------- mahkemeleri olduğunu beyan ederek, yetki itirazlarının kabulüne, olmadığı takdirde açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, bakiye fatura alacağından kaynaklı açılan alacak davasıdır.Davacı vekili, müvekkilinin tırlara kredili yakıt temin eden bir -------- firması olduğunu, davalı tarafın fatura içeriğinden de belli olan muhtelif tarihlerde müvekkilinden yakıt ikmali yaptığını ve icra takibi yapılan faturalar bakiyesi için 3 adet fatura ile toplam 7.964,32 Euro tutarında borç oluştuğunu, 7.964,32 EURO nun tahsili için -------- E nolu dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.964,32 EURO alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili, davacı şirketin yabancı bir şirket olduğu ve bulunduğu ülkedeki yerel mahkeme kararı ile şirketin iflasına ve kapatılmasına karar verildiğini, davacı şirketin iflas ettiğini dolayısı ile müflis şirketin davayı takip yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ------- şirketi vekili, müvekkilinin fatura bedellerini ödediğini, davacı şirket tarafından ibraname düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkememizce bozma ilamı öncesinde, yargılamada toplanan delillere göre, "davacı şirket hakkında yabancı mahkeme tarafından verilmiş olan tercümesi yaptırılmış iflas kararının bulunduğu, bu nedenle iflas nedeniyle kapatılmış, tüzel kişiliğe sahip bulunmayan şirketin dava açma hak ve yetkisine sahip olmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, -------sayılı kararı ile anılı hükmü onamış; davacı vekilinin süresi içinde başvurduğu karar düzeltme yolu neticesinde aynı dairenin 07/05/2019 tarihli kararı ile, "Karar düzeltme dilekçesi ve daha sonra gönderilen ek dilekçe ekindeki belgelerden davacı şirketin iflas etmekle birlikte tüzel kişiliğinin sona ermediği aciz komiseri sıfatıyla bir temsilci görevlendirildiği şeklinde ibareler bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece duruşma yapılmadan davacının aktif dava ehliyeti bulumadığına yönelik davalı savunması hakkında davacı diyeceklerini saptayarak -------- Adli Makamı istinabe edilerek davacı şirketin durumu araştırılmadan ve davanın iflas eden şirket vekili olarak mı yoksa iflas idaresinin temsilcisinin verdiği vekalete dayanılarak mı açılıp açılmadığı hususu araştırılmadan ret kararı verilmesi ve bu hususların üzerinde yeterince durulmadan kararın onanması doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 01/11/2017 tarihli ve ------- E. - -------- K. sayılı onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı -------- yetkili adli makamı istinabe edilerek sonucuna göre davacının aktif dava ehliyeti yoksa ve dava, davacı iflas idaresi tarafından açılmamışsa davanın reddine, iflas idaresi tarafından açılmışsa esasına girilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararı bozulmuştur.Dosyanın Mahkememize dönmesini müteakip 22/4/2021 tarihli celse (4) numaralı ara karar gereği yurtdışı istinabe süreci başlatılmış, temin edilen yazı cevabında, --------- Mahkemesinin ----------- dosya numaralı işleme ilişkin verdiği 4/6/2012 tarihli kararı ile -------- varlıkları üzerinde iflas davası açıldığı ve uzman hukukçu -------- tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye sürecinin devam ettiği, tüzel kişiliğinin halen mevcut olduğu ve dava ehliyetine sahip olduğu belirtilmekle davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Böylece Mahkememizce uyuşmazlığın esasına dair tahkikatta dikkate alınmak üzere; 24/3/2022 tarihli (7) numaralı celse ara kararı doğrultusunda, taraf vekillerine dilekçelerinde bildirmiş oldukları delillerini bildirmek ve celbini sağlamak üzere ikişer haftalık kesin süre verilmiş; davacı vekiline müvekkili şirketin 2009-2014 yıllarına ait ticari defter kayıtlarını apostilli -------- tercümelerini dosyamıza sunmak üzere bir aylık kesin süre verilmiş ve ayrıca, ------- Esas, -------- Esas, -------Ağır Ceza Mahkemesinin ------- Esas,-------- Esas ve --------- soruşturma sayılı dosyalarının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesinin istenilmiştir.-------- E.sayılı dosyasında, işbu dava davacısı şirketin katılan sıfatıyla yer aldığı, iddianamede şirketin, sanıklardan -------- yetkili olduğu ---------Şti nden 200000,00 Euro alacaklı olduğu, sanıkların eylem ve irade birliği içinde hareket ederek bu parayı şirketin yetkilisi --------- elden vermiş gibi göstererek sahte tahsilat makbuzu ve imzasız ibra belgesi düzenlendikleri iddiasıyla düzenlenip kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, "... söz konusu belgelerin sahte nitelikte olmadıkları, içeriklerinin doğru olup olmadıklarının hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, sanıkları müsnet dolandırıcılık suçunu işlediklerine ilişkin şüpheden öte mahkumiyetlerine yeter delil bulunmadığı bu haliyle sanıkların müsnet dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olmadığı dikkate alınarak CMK nun 223/2-e maddesi gereğince" beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya, davalı -------- şirketinin şirket merkezinin ---------olduğu anlaşılmakla; --------- Nöbetçi ATM 'ne talimat yazılarak davalı -------- şirketi tarafın 2009 - 2014 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde davacı tarafından sunulan ticari kayıtlarda incelenmek sureti ile bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve uyuşmazlık konularına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmiş, temin edilen 20/10/2022 tarihli raporda özetle;"(...) 1) Davanın, davacı tarafından davalı şirket aleyhine 3 adet faturadan kaynaklı bakiye alacağına 7.964,32 Euro (24.211,53 TL) ilişkin olarak açıldığı, 2) Davalı şirketin 2009-2010-2011-2012-2013 Yıllarına ait ticari defterleri incelenmiş olup, Davalı şirketin ticari defterlerinde cari hesap şeklinde çalışıldığı, davacının alacak dayanağı olan faturaların davalı şirkette kayıtlı olduğu, 2013 takvim yılında herhangi bir hareket olmadığı ve 01.01.2013 tarihinde geçmiş yıldan devir eden 4.607,63-TL(1.959,42 euro) bakiyenin hesap kapama açıklamasıyla -------kasa hesabı kullanılarak nakit ödeme kaydı ile kapatıldığı söz konusu nakit ödemenin dayanak belgesi olarak tarafların, aralarında düzenlediği ibraname dikkate alınarak davalı şirket tarafından borcun sıfırlandığı, söz konusu davacı ---------- irtibat Bürosu kaşeli ve imzalı 30.09.2012 tarihli ibranamenin kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri mahkemenize aittir. Mahkemenizce ibranamenin kabul edilmediği takdirde yukarıda belirtildiği üzere, Davalı şirketin ticari defterlerinde 2012 takvim yılından devir eden 4.607,63-TL (1.959,42 euro) davalı şirketin, davacıya borcu kaldığı sonucuna ulaşmak gerekecek olup" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı, tarafların ticari kayıtları ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde delil vasfını haiz davalı -------- şirketine ait ticari defter ve kayıtları tetkikine göre, takibe dayanak üç adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2013 takvim yılından itibaren taraflar arasında bir hareketin bulunmadığı, 1/1/2013 tarihinde geçmiş yıldan devreden 4607,63 TL bakiyenin "hesap kapama" açıklamasıyla---------kasa hesabı kullanılarak nakit ödeme ile kapatıldığı, --------- irtibat bürosu kaşeli ve imzalı 30/9/2012 tarihli ibranamede de başlangıç tarihinden bugüne dek -------- şirketinden hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığı hususunun yazılı olduğu; davalı ... merkezi --------- bulunan davacı şirketin ----------İrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda temsil edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere şirket müdürü tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edilip yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi --------- temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının -------- -------- şubesinde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve havale işlemleri yaptığı, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden -------- personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin sözkonusu hesaplardan haberdar olduğu, ... görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü tarafından en geniş anlamda ibra edildiği, davaya konu faturaların da ibra tarihinden önceki döneme ilişkin oldukları anlaşıldığından davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca; 1.a)Davanın her iki davalı bakımından esastan REDDİNE, b.)Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2.-Alınması gerekli 179,70.-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 413,50.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 233,80.-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4.-Davalı ... tarafından sarf edilen 131,35.-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 5.-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6.-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde ---------Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 28/03/2023

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/533, K. 2023/268, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-533-e-2023-268-k-a9b54e5fab98