İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/143 E. 2026/25 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/143
Karar No
2026/25
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/143 KARAR NO : 2026/25

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2010 KARAR TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davacılar dava dilekçesinde özetle; davalının ----- ATM.nin------esas sayılı dosyasında ---- ili, ----- ilçesi, ------ apartmanındaki 3.kat (6)nolu gayrimenkulün aynına haksız yere ihtiyati tedbir kararı koydurduğunu, davacıların itirazı üzerine anılan mahkemece 27/05/2010 tarihinde konulan tedbirin 29/06/2018 günlü duruşmada kaldırılmasına karar verildiğini, ---- Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere yazıldığını, bu şekilde haksız olarak konulan tedbirin 8 yılı aşkın bir zaman sonra kaldırıldığını, zamanında kaldırılmayan bu haksız tedbir nedeniyle davacıların tasarruf etme haklarının engellendiğini iddia ederek 250.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, açtıkları davanın HMK 399 maddesi uyarınca ----ATM ------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddini talep ettiği, zira ------- ilçesinde bulunan taşınmaz, mirasçılar adına tescilli iken arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici ile usulüne uygun şekilde sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmeler gereğince kat maliklerinin daireleri boşaltmasını, binanın yıkılmasını ve inşaatın belirlenen sürelerde tamamlanması kararlaştırıldığını, Buna rağmen, sözleşmeye göre yükleniciye devredilmesi gereken bağımsız bölümlerden biri davacılar tarafından süresinde devredilmediğini, yalnızca mirasçılardan biri hissesi geç devretmiş, diğer davacılar ise dava tarihine kadar devir yapmamış ve bu nedenle yüklenicinin zarar gördüğünü, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici edimini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, inşaatı ruhsat ve projeye uygun biçimde tamamladığını, yapı kullanma izin belgesini aldığını ve kat mülkiyetini kurduğunu, buna karşılık davacılar pay devrini yapmayarak temerrüde düştüğünü, Bu sebeple daha önce açılan davada tescil ve tazminat talepli dava açıldığını, tedbir kararı alındığını ve bağımsız bölümün tesciline karar verildiğini, tazminat yönünden davanın halen derdest olduğunu, Ayrıca davacıların söz konusu bağımsız bölümü kiraya verdiklerini, bu hususu duruşmada ikrar ettikleri ve bu nedenle fiili bir zararlarının bulunmadığını, Davacıların sürekli dava açarak ve yargılamayı kötüye kullanarak ihtilafı sürdürdüklerini, buna rağmen davalı tarafın mahkemeye olan saygısını koruduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi tazminata ilişkin alacak davasıdır. Davanın öncelikle ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasında, ------Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasıyla birleştirme talepli olarak açıldığı, birleştirme kararı verilerek -----. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, -/---- Asliye Ticaret mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkememizin ------ esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davacıların iddiasının maliki oldukları -----esas sayılı dosyasında (bozmadan önceki esas ------) davacıların paylarına 27/05/2010 tarihli tensip zabtı ara kararı ile konulan devrin önlenmesine dair tedbir sebebi tasarruf haklarının kısıtlandığından bahis ile zarara uğradıklarını ve haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan 250.000,00-TL zararlarının faizi ile davalıdan tahsilini talep ettikleri, kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu(TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkesin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, ispat yükü kendisinde olmayan diğer tarafın da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabileceği, karşı ispat faaliyeti için delil sunan tarafın ise ispat yükünü üzerine almış sayılmayacağı (HMK 191), bu doğrultuda davacının ispat yükü üzerinde olmasına rağmen tedbir sebebi ile ne şekilde zarar uğradığını somutlaştırmadığı ve iddiasını ispat edemediği, mahkememizce ilgili bağımsız bölüm için vergi dairesine yazılan yazı cevaplarından üzerine tedbir konulan 6 numaralı bağımsız bölümün 2013-2014-2015-2016 ve 2017 yıllarında kiraya verilerek elde edilen kira geliri için davacılar tarafından gayrımenkul sermaye iradı vergi beyannamesi verildiğinin sabit olduğu, yine mahkememizin ----- esas sayılı dosyasının 21/01/2015 tarihli 14. celse davacı ...'ın beyanı ile de sabit olduğu, bu doğrultuda ilgili taşınmazın davacılar tarafından halen kullanılageldiği nemasından da yararlanıldığı mahkememizce anlaşılmakla ezcümle davacıların ispat yükü üzerinde olmasına rağmen davasını ispat edemediği sebebi ile açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile, artan 3.537,38 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 170,05 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/143, K. 2026/25, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-143-e-2026-25-k-cd5e1aa26542