İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/66 E. 2024/812 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/66
- Karar No
- 2024/812
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/66 KARAR NO : 2024/812 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 26/01/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı --- Belediyesine ait ---- plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından 10/08/2021-10/08/2022 tarihleri arasında ----- nolu Trafik Sigortası Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 17.06.2022 tarihinde ----- yolu üzerinde seyir halinde bulunan müvekkili şirket sigortalısı belediyeye ait ----- plaka sayılı aracın, dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu ön sağ kısmı ile öndeki araç olan ----- plakalı aracın sol arka kısımlarına çarptığını, söz konusu kaza sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ------ plakalı aracın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza anında sigortalı aracın sürücüsünün B sınıfı sürücü belgesi ile kamyon kullandığını, ilgili mevzuat hükümlerine göre, B sınıfı ehliyetin, kamyon cinsi aracı kullanmak için yeterli olmadığını, kamyon cinsi aracın kullanımı için C sınıfı ehliyetin olması gerektiğini, bu nedenle yetersiz ehliyetle araç kullanan sigortalı araç sürücüsünün yapmış olduğu kazada müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi kapsamında üçüncü kişilere ödenen tazminatların davalıdan rücuen tazmini gerektiğini, ehliyetsiz olarak araç kullanılmasının, Trafik Poliçesi Genel Şartlarında rücu sebebi olarak gösterildiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olan ilgili poliçe gereği meydana gelen trafik kazası neticesinde kazada zarar gören ------ plakalı araç için ekspertiz çalışmaları yapıldığını ve ekspertiz raporuna göre poliçe limitleri dahilinde 28.07.2022 tarihinde 50.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, iş bu tazminat tutarının ve faizinin Sigorta Genel Şartları B.4./C maddesi gereğince davalıdan tahsili gerektiğini beyan ederek, 50.000,00 TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 28.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazları olduğunu, davacının iddialarının soyut ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin hukuki dayanağı ve gerçekle ilgisi olmadığını, belediyenin, her zaman personelin görev dağılımında ve ifasında her türlü kanuna ve mevzuata uygun olacak şekilde azami dikkat ve özeni gösterdiğini, olay günü ise Belediye Başkanlıklarının araçların çalıştırılmaması ve çıkarılmaması talimatınının verilmiş olmasına rağmen sürücünün, müvekkili Belediyelerinin ve ----amir ve yetkililerinden izin almaksızın ve hiçbir görev izin kağıdı da olmaksızın ----- plakalı aracı alıp götürdüğünü ve söz konusu kazaya karıştığını, davacı tarafın, olayda hiçbir kusur ve sorumluluğu olmayan müvekkilinin davalı olarak göstermiş olmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. İlgili araç kaydı dosya arasına alınmıştır. Sigorta poliçesi ve hasar dosyası dosyaya sunulmuştur. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davacı sigorta şirketine sigortalı ve davalıya ait olan ----- plakalı aracın kaza yapması sonucu kusurun irdelenmesi, davacı tarafça 3.kişilere yapılan ödemenin TTK 1472 maddesi uyarınca tahsili şartlarının oluşup oluşmadığına bağlı olarak davacının davalıdan 50.000,00 TL alacağı olup olmadığına dair davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davalı tarafın yetki itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, HMK 6 ve 16 maddeleri uyarınca takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı ve davanın yetkili mahkemede açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 10.10.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/c, 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ----- plakalı araç için kaza sonrası pert işleminin uygun olduğu, ----- Belediye Başkanlığı'nın, ---- plakalı aracın maliki olarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 42/A1 gereği, uygun sürücü belgesi bulunmayan kişiye karayolunda araç kullanma yetkisi verdiği veya engelleyemeyerek kusur işlediği, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu altında madde 85 ve TBK m.66 hükümleri gereği kazaya karışan araç sürücüsü ile birlikte ve kusuru oranında (%100) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, huzurdaki davada, davacının kendi sigortalısı olan davalı Belediyeye rücu hakkı ve şartlarının mevcut olduğu, rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı, bu hali ile davacının, üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminat miktarı yönünden, TTK 1472.maddesi uyarınca rücu şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle, Mahkememizce de, bilirkişi raporu bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, denetime elverişli ve gerekçeli bulunmuştur. Yargıtay ------ Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan avans faizi talebinde bulunulmuş, kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, 28.07.2022 ödeme tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve netice olarak davanın kabulü ile toplam 50.000,00 TL'nin 28.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 50.000,00 TL'nin 28.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 853,88 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 72,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.925,88 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.