İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/2 E. 2024/616 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/2
Karar No
2024/616
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/2 KARAR NO : 2024/616 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Karar sayılı YETKİSİZLİK kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketince ---- numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı ---- plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olarak müvekkilin ----- plakalı araca çarptığını ve kaza sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili aracında eksper tarafından 14.917 TL olarak hasar bedeli tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine 04/09/2020 tarihinde e posta ile müracaat edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasarlı araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir iskonto uygulanamayacağını, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDV de dahil olduğunu, açıklanan sebepler neticesinde meydana gelen hasarın tazmini olarak 14.917 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili kazaya karışan ---- plakalı aracın müvekkili şirketçe sigortalandığını, müvekkili şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketinin 31/01/2022 tarihi itibari ile ---- olması nedeni ile ----- Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının olduğunu, mağdur aracın hasar onarım işlemi son 1-2 yılda karşılaşılan hasar satın alma diye isimlendirilen yöntemle gerçekleştirildiğini, bu yöntemde hasarlı aracın kaza ihbarı sigorta şirketine bildirilmeksizin oto servisleri tarafından danışmanlık ofislerine veya hukuk bürolarına bildirildiğini, sigorta şirketine kaza ihbarı araç onarımı bittikten sonra yapıldığını, başvuran taraf araçta meydana gelen hasarı 12.641,74 TL olarak tespit ettirdiğini ancak aracın hasar fotoğrafları ve durumu incelendiğinde bu tutarın fahiş olduğunu, meydana gelen kaza 01/08/2020 tarihinde olduğunu, taraflarına 01/10/2020 tarihinde ihbar edildiğini, müvekkilinin kendi olanakların kullanarak aracın tamir ettirmesi engellendiğini belirterek somut deliller ışığında davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. SAFAHAT ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas, ----- Karar karar sayılı ilamıyla davanın ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle yetkisizlik kararı verilmiş olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.------ Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 01.08.2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ----- plakalı arasın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta hasar alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla açılmış 14.917,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 16.05.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/c, 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf olduğu, aracın hasar bedelinin 14.917,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay -----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih------ esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar davacı tarafça avans faizi isteminde bulunulmuş ise de, kazaya sebebiyet veren araç cenaze aracı olup, ticari araç olmadığından, yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı şirkete yapılan başvurunun 8 iş günü sonrasına tekabül eden 17.09.2020 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, toplam 14.917,00 TL'nin 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.018,98 TL harçtan, peşin alınan 254,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 764,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 254,75 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 169,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.423,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 14.917,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/2, K. 2024/616, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-2-e-2024-616-k-4ba296eef3da