İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/147 E. 2024/924 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/147
Karar No
2024/924
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/147 KARAR NO : 2024/924 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 20/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ----- isimli ticari işletmenin işleticisi olduğunu, gerçek kişi tacir sıfatına sahip olduğunu, ticari işletmesinde kullanmak üzere ----- tarafından yönetilmekte olan ----- isimli ticari işletmeden sandalye satın aldığı, karşılığında 60.850 Türk Lirası ödeme yapmış olduğu ancak bunun karşılığında herhangi bir faturanın talebe rağmen kesilmediğini, sandalyelerin teslimini takiben, davacının sandalyelerde yer alan imalat kusurlarını fark ettiğini, bunun üzerine davacının derhal sandalyeleri kendisine satan firmaya ---- kanalı ve telefon aramaları vasıtası ile durumu ihbar ettiği, ancak karşı taraf her ne kadar en başta ilgili kusurun giderilecek olduğunu beyan etmişse de, belli bir noktadan sonra davacı ile iletişimi tamamen kestiğini, bu sırada davacının işlerine devam edebilmek için yeni sandalye siparişi verdiğini ve kullanılmaz durumda olan ayıplı sandalyeleri ise işletmesinden kaldırmak zorunda kaldığını, davacının bu sandalyeleri kullanamadığını, davacının sipariş ettiğinden farklı kalite ve niteliklerde gönderilmiş olan sandalyeleri iade ederek sözleşmeden dönme ve bunun karşılığında ödediği bedeli temerrüt tarihinden itibaren belirlenecek en yüksek avans faizi ile beraber tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, bunların yanı sıra eldeki davada davacı yanın öne sürmüş olduğu hukuki uyuşmazlığı dosyada yer verilmeyen -----Şirketi'ne karşı ileri sürmesi gerekmekte olmasına rağmen eldeki davanın davacı yanca müvekkili ...'ın şahsı aleyhinde ikame edildiğini, hal böyle olunca eldeki davanın dava ve taraf ehliyeti yokluğu sebebi ve husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir. DELİLLER: Vergi Dairelerine yazılan müzekkere cevapları, taraflara ait BA BS formları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesine konu malların ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin tahsili talebine ---- Vergi Dairesinin 12.03.2024 tarihli müzekkere cevabının incelenmesinde; davalı ... --- 31/07/2023 tarihinde faaliyetini terk ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Somut olayda; davacı tarafın davalı tarafın sahibi olduğu ----- Şirketinden sandalye satın aldığı, dava dilekçesi ekinde yer alan 21/10/2023 tarihli sipariş formunun ----" tarafından davacı adına düzenlendiği, ücret olarak 30.850,00 TL nin belirlendiği, 26/11/2023 tarihinde ----- Bankası aracılığı ile ödemenin davacı tarafça davalı tarafa yapıldığı, cevap dilekçesi ekinde davalının yetkilisi olduğu dava dışı şirket tarafından davacı adına 23/12/2023 tarihli "İŞÇİLİK BEDELİ" açıklamalı faturanın düzenlendiği, fatura bedelinin KDV dahil 60.800,00 TL olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu satım işine ilişkin sipariş formunda "----" ibaresinin yer aldığı, yalnızca satış bedelinin şirket yetkilisi davalı hesabına ödendiği, davacı taraf anlaşmanın taraflar arasında sağlandığını iddia etmiş ise de sipariş formunun dava dışı şirket ve davacı arasında düzenlenmiş ve vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davalının 31.07.2023 tarihinde mükellefiyet kaydının sona ermiş olmasının dava konusu ticari ilişkinin davacı ve davalının yetkilisi olduğu şirket arasında kurulduğunu ortaya koyduğu, bu haliyle davalının dava konusu işten kaynaklı davacı taraf karşı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60 TL olmakla baştan alınan 1.039,17 TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 611,57 TL nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/147, K. 2024/924, T. 20.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-147-e-2024-924-k-8ce0a91c7811