İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/862 E. 2024/765 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/862
- Karar No
- 2024/765
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/862 KARAR NO : 2024/765 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH : 12/12/2023 MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin --- Esas ----- Karar sayılı GÖNDERME kararı üzerine mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ------Şirketinin olayda kusurlu olduğunu, bu bakımdan güvence hesabı tarafından----ve ---- ödenen tazminat bedelinin, Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/b maddesi gereğince hak sahibine ödeme yapmak ile yükümlü olduğunu, ancak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16. Maddesi gereğince rücu hakkının bulunduğunu beyanla, ödediği meblağın tahsiline dair icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iş bu davayı ve dava konusu icra takibini yalnızca müvekkili şirket aleyhine açarak 04.01.2013 tarihinde gerçekleşen tüpgaz sızıntısı sonucunda tüpgaz zehirlenmesi sebebiyle meydana gelen olayı kapsayan Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortasının bulunmadığını iddia ettiğini, ne var ki, davacının iş bu iddialarının haksız olduğunu, müvekkili şirket tarafından yaptırılmış olan-----Şirketi'nin 07.01.2013 - 01.01.2014 tarihlerini kapsayan ----- numaralı poliçesi ile 04.01.2012 - 04.01.2013 tarihlerini kapsayan -----numaralı poliçesinin mevcut olduğunu, bu sebeple davacının rücuen tazmin talebinin muhatabının müvekkili şirket değil ----şirketi olması gerektiğini, ----- tüm aktif ve pasifleri ile birlikte ---- ihbarını talep ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından ihbar talebinde bulunulmuş olup, ihbar olunana HMK 61 vd. maddeleri uyarınca tebligat yapılmıştır. İhbar olunan ----- şirketi vekili beyan dilekçesinde özetle; 04.01.2013 tarihinde ---- tüpgaz zehirlenmesi sonucu vefatına sebebiyet veren --- marka tüp satışını yapan ----- isimli firma müvekkili şirket nezdinde 04/01/2012-04/01/2013 başlangıç ve bitiş tarihli Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında “Madde 1- Bu sigorta,---- tüpleyen firmaların, doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infılaki, gaz kaçırması, yangın çıkarması monucu (kusurları olsun veya olmasın) verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder.” Denilmekte olup, söz konusu hasarın infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu meydana gelmiş olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mütevaffanın dava konusu olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işletilecek faizden sorumlu tutulamayacağını beyanla, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. SAFAHAT ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas ----- karar sayılı ilamıyla davanın Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben açıldığınından bahisle görevsizlik kararı vermiş olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.---- İcra Müdürlüğünün-----sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. Davacı Güvence hesabına yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Elektrik elektronik mühendisi bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ile yangın sigortası hukuku alanında uzman bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 04.01.2023 tarihinde tüpgaz zehirlenmesine bağlı olarak olayın neden kaynaklandığı, kusurun izafesi, halefiyet şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının aydınlatılmasına bağlı olarak davalı tarafça ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-----İcra Müdürlüğünün ----- takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında sigortadan kaynaklı rücu ödemesine dair ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ---- İcra Müdürlüğünün----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya, elektrik elektronik mühendisi, makine mühendisi bilirkişi ile yangın sigortası hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 25.06.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, icra dosyası ve deliller ışığında, davaya dayanak oluşturan -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı kararında, dava dışı müteveffa ----- vefatının karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda meydana geldiği, tüp gaz zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin düzenlenmemesi nedeniyle davalı Güvence Hesabının sorumlu olduğu, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak kabulü gerektiği ve dolmadığı, davacı---- nihai ve gerçek maddi zararının 113.054,85 TL olduğu, davacı ----- nihai ve gerçek maddi zararının 106.470,38 TL olduğu, davanın kabulüne karar verildiği, istinaf talebinin, istinaf mahkemesince esastan reddine karar verildiği, kazaya sebebiyet veren tüp gaz için Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin düzenlenmediği, T.C. Hazine Müsteşarlığınca tespit edilmiş olan ve taraflar arasında sözleşme şartı niteliğinde bulunan Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi genel şartına göre sigortacı---- tüpleyen firmaların, doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infilaki, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu (kusurları olsun veya olmasın) verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını teminat altına aldığı, zarar meydana geldiğinde sigorta ettirenin kusurlu olup olmadığına bakılmadan zarara uğrayan üçüncü şahısların tazminatının ödeneceği, zararın ----- tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından, tüpün imalat hatasından, dolum hatasından, hortum, kelepçe, dedantör, cihaz, musluk hatalarından meydana gelmesinin durumu değiştirmeyeceği, genel şartların 3. maddesinde de hangi hallerin teminat kapsamı dışında kaldığının tek tek sayıldığı, 5684 sayılı Kanunun sigorta sözleşmeleri başlıklı 11. maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, sigorta sözleşmelerinde kapsam dahilinde alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin açıkça belirtilmesi gerektiği, aksi halde belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayıldığı, dava konusu olaya gelince, ---- vefatının karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda meydana gelmiş olduğunun Adli Tıp Kurumunca tespit edildiği, Karbonmonoksit zehirlenmesinde kusur şartı bulunmadığından kullanıcı kusurlu olsa dahi sigortacının sorumluluğu bulunduğu, davacılar tarafından açılan davada davalı Güvence Hesabına sorumluluk yöneltilmesinin gerekçesi müteveffanın ölümüne sebebiyet veren tüpgazın 04.01.2013 kaza tarihinde geçerli Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, davalı ----, müteveffa ----- vefatının karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda meydana gelmiş olduğu olayda kusurlu olduğu, dava konusu ölümlü kaza Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi genel kapsamı dahilinde olduğu, dava dışı hak sahiplerine ödeme yapan Güvence Hesabı yönünden olayda rücu şartlarının gerçekleştiği, davacının, davalıdan 492.721,85 TL alacağı olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, davacının davalıdan rücuen alacağı bulunduğu, her ne kadar 3095 sayılı yasaya göre avans faizi talep edilebilmesi mümkün ise de, davacı tarafça takip talebinde yasal faiz talebinde bulunulduğu, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmedilebileceği tespitiyle beraber davanın kabulü ile davalının ----İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 492.721,85 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 492.721,85 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup, kesinleşen mahkeme ilamına dayalı 492.721,85 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının-----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 492.721,85 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 492.721,85 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında yasal faiz uygulanmasına, 3-İİK 67/2. maddesi gereğince 492.721,85 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 98.544,37 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 33.657,83 TL harçtan, peşin alınan 5.950,85 TL, harcın mahsubu ile bakiye 27.706,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 5.950,85 TL harç gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 147,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.097,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 77.908,28 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi