İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/709 E. 2024/346 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/709
Karar No
2024/346
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/709 KARAR NO : 2024/346 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2023 KARAR TARİHİ : 20/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki kapsamında faturaya ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklı olduğu meblağ davalı tarafından ödenmediği için -----. İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyasından icra takibine geçilmiş ve fakat davalı tarafından takibe haksız ve dayanaksız olarak itiraz edilerek takip durdurulduğunu, davacı temizlik hizmeti veren bir firma olmakla davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden dolayı davalı /borçlu şirket de davacından 41.110 TL değerinde temizlik hizmeti aldığını ve 20.000 TL ön ödeme yaptığını, hizmetin verilmesine rağmen bakiye tutar için ödeme yapılmadığını, işbu sebeple; davalı aleyhine---- İcra Müdürlüğü-----dosyası ile icra takibine geçilmiş ve borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, akabinde haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini, hem takibe dayanak olan hem de işbu davada ek olarak sunmuş oldukları faturada da görüleceği üzere davalı/ borçlu davacıya borcunu ödemediğini, buna rağmen; kötü niyetli olarak davacının alacağına kavuşmasını engellemek maksadıyla takibe itiraz edildiğini, tüm bu hususlar açıkça borçlunun borcuna haksız olarak itiraz ettiğine karine niteliğinde olup alacaklı olan davacının alacağın tahsilini güçleştirmek için hareket ettiği aşikar olduğunu beyan ederek; davalının ---- İcra Müdürlüğü -----. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava harç ve masrafları ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, itirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi yetkili mahkeme olduğunu, bu kapsamda yetkisizlik kararı verilmesini, davalı -----, Türkiye'de enerji alanında faaliyet gösteren bir şirket olmakla birlikte, bu alanda öncü, yenilikçi, ilkeli ve saygın şirketlerden bir olduğunu, davacı yan tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen işbu davaya süresi içerisinde cevap verme ve itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, davalı şirket, sözleşme kapsamındaki tüm borçlarını gereği gibi zamanında, eksiksiz ve olması gerektiği gibi tam bir şekilde ifa ettiğini, bu hususlar, davalı şirketin ticari defterlerinden de kolaylıkla tespit edileceğini, davalı şirket, sözleşme uyarınca bedel ödediğini, hizmet verilen dönem kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak, davacı yan temizlik hizmetini sözleşme kapsamında eksik ifa etmiş ve sözleşme yükümlülüklerine uygun davranmadığını, iddia ettiği dönem kapsamında davacı yan hizmet vermediğini bevan ederek, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, haksız, hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddine, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER: ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takip dosyası, Taraflara ait BA/BS formları, bilirkişi raporları. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, taraflar arasında görülmekte olan -----. İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı icra takip dosyasıına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu faturalara ilişkin 21.110,00 TL bakiye alacağın bulunduğu, işbu faturaların davalı taraf BA formlarında kayıtlı olduğu, bu haliyle faturaya konu hizmetin davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği (Yargıtay -----.HD.'nin 10/04/2017 tarihli ---- esas ---- karar sayılı emsal ilamı), dava konusu alacağa dayanak faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle davacının 21.110,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun -----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 21.110,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 21.110,00 TL'nin % 20 si olan 4.222,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.442,02 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 268,85 TL peşin harcın mahsubuyla 1.173,17‬ TL bakiye karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.442,02 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 3.137‬,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/709, K. 2024/346, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-709-e-2024-346-k-cde2dcbda094