İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/498 E. 2024/344 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/498
- Karar No
- 2024/344
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/498 KARAR NO : 2024/344 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2022 KARAR TARİHİ : 20/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün----- dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibi durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmamayla sonuçlandığını, tarafların yasal defterleri ve takip dosyasındaki faturaların incelenmasi ile davalının itirazlarının haksız ve yersiz olacağının görüleceğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatıyla tüm yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalı üzerinde tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı firma arasında 20.01.2018-20.05.2018 tarihleri arasında sevkiyat-nakliyata dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, İlgili tarihlerin sonunda bu ticaret ilişkisinin sonlandırıldığını ve sonrasında da aralarında başkaca ticaret ilişkisinin olmadığını ilgili tarihlere ilişkin yapılan ticarete dair tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını ve aralarında hiçbir alacak-verecek ilişkisinin kalmadığını, müvekkilinin davacı tarafa yaptığı ilgili ödemelerin kapalı fatura kesilerek yapıldığını, davacı firmanın daha önce de ----- İcra Dairesi'nde ------ Esas numarası ile 2019 yılında icra takibi başlattığını, bu dosyaya yasal dayanak olarak sunulan belgelerin davalı firmaca sağlanan hizmetle alakası dahi olmayan araç bakım hizmeti ile ilişkili fiyat listelerinden ibaret olduğunu, müvekkilinin 20.01.2020 tarihinde borca itirazda bulunduğunu, davacı firma tarafından hiçbir şekilde "İtirazın İptali Davası" açılmadığını, şimdi farklı tarihleri içerir nitelikte olan ve müvekkilin ödemesi yaptıkları haricinde hiçbir şekilde ticaret ilişkisi içerisinde bulunmadığı tarihlere ilişkin olarak sundukları faturalarla yeni bir icra takibine -----İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile başlandığını belirterek haksız davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 16.056,00 TL'lik alacağına dayanak faturanın davalı taraf ticari defterlerinde ve BA formlarında kayıtlı olmadığı, davacı tarafça da alacağını ispata yarar dayanak belgenin dosyaya ibraz edilemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 176,48 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 251,12 TL harcın davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 16.056,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.