İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/499 E. 2025/266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/499
- Karar No
- 2025/266
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/499 KARAR NO : 2025/266 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/07/2024 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket yetkililerince 21/07/2022 tarihinde yapılan kontrollerde davalının kaçak elektrik kullandığı kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için -----İcra müdürlüğünün ---- E sayılı ve ---- İcra müdürlüğünün -----sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMA Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,---- İcra müdürlüğünün ---sayılı ve -----. İcra müdürlüğünün ------sayılı dosyalarından icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra müdürlüğünün ---- sayılı ve ----. İcra müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyalarının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas dosyası kapsamında davacı ----- seri numaralı kaçak tutanağının konu edildiği, Davacı ---- tarafından, ---- nolu tesisatta, davalı ------adına 13.06.2022 tarihinde, ödenmeyen tüketim borcu nedeniyle “Borç Nedeniyle Kesme ve Mühürleme tutanağı” düzenlendiği, elektriğin kesilerek sayacın ------ numaralı mühürle mühürlendiği, > Davalı ----- tarafından 13.06.2022 tarihinde kesilen elektriği yükümlükler yerine getirilmeden açılarak elektrik kullanıldığının 21.07.2022 tarihindeki tutanakla tespit edildiği, Epdk Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.1.ç maddesinde “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açarak” elektrik kullanılmasının kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığı, davalı şirketinde yönetmelikte tanımlanan şekilde kaçak elektrik kullandığı, davalı şirketin, 21.07.2022 tarihinde ------ seri numaralı Kaçak/Usulsüz elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa tahakkuk eden 12.643,51 TL kaçak tüketim bedelinden sorumlu olacağı, İcra takibi kapsamındaki davacı alacağının, 12.643,51 TL kaçak tüketim bedeli, 863,97 TL gecikme faizi ve 155,51 TL faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 13.662,99 TL olacağı, .----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas dosyası kapsamında davacı alacağı Davacı şirket tarafından ---. İcra Müdürlüğü' nün ----- Esas dosyasına 08.09.2022 tarih ve ----- seri numaralı kaçak tutanağının konu edildiği, Dava dışı Elektrik şirketi ----ile davalı -----Arasında ----- numaralı tesisatta imzalanan abonelik sözleşmesi 23.08.2022 tarihinde borcundan dolayı fesh edildiği, 21.07.2022 tarihinde elektriği kesilen ve 23.08.2022 tarihinde sözleşmesi feshedilen tesisatta, sözleşme yapmadan ve kesilen enerjiyi açarak elektrik kullandığının 08.09.2022 tarihinde tespit edilerek ----- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği, Epdk Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.1.a ve 42.1.ç maddelerinde “Perakende Satış Sözleşmesiz” ve “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açarak” elektrik kullanılmasının kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığı, davalı şirketinde yönetmelikte tanımlanan şekilde kaçak elektrik kullandığı, Davalı şirketin, 08.09.2022 tarih ve ------ seri numaralı Kaçak/Usulsüz elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa tahakkuk eden 18.730,28 TL kaçak tüketim bedelinden sorumlu olacağı, İcra takibi kapsamındaki davacı alacağının, 18.730,28 TL kaçak tüketim bedeli, 515,08 TL gecikme faizi ve 92,71 TL faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 19.338,07 TL olacağı, Her iki İcra dosyası kapsamında davacı alacağı İki İcra dosyası kapsamındaki davacı alacağının, 31.373,79 TL kaçak tüketim bedeli, TL gecikme faizi ve 248,22 TL faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 33.001,06 TL olacağı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Davacı personelleri tarafından ----- Müdürlüğü' nün ----- Esas dosyasına 21.07.2022 tarih ve ----- seri numaralı kaçak tutanağının konu edildiği, Davacı ----tarafından, ----- nolu tesisatta, davalı ----- adına 13.06.2022 -, ödenmeyen tüketim borcu nedeniyle “Borç Nedeniyle Kesme ve Mühürleme tutanağı” düzenlendiği, elektriğin kesilerek sayacın ------ numaralı mühürle mühürlendiği, > Davalı------tarafından 13.06.2022 tarihinde kesilen elektriği yükümlükler yerine getirilmeden açılarak elektrik kullanıldığının 21.07.2022 tarihindeki tutanakla tespit edildiği anlaşılmıştır Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından kullanıldığı tespit edilen tesisat numarasına ait kaçak elektrik kullanımı sebebi ile tahahhuk ettirilen elektrik faturasının ödenmediği, bilirkişi raporu ile de davalının kaçak elektrik kullandığı görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan mahkememizce de bilirkişi ek raporu hükme esas kabul edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Eldeki davada alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE, 1-Davalının -----İcra Müdürlüğünün ----. sayılı takip dosyasına ve ----- İcra Müdürlüğünün -----. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazların ayrı ayrı iptali ile, takiplerin aynen devamına, 2-Dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Karar harcı 2.254,24 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 495,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.758,97 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 495,27 TL peşin harç olmak üzere toplam 922,87 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.061,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.