İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/809 E. 2024/821 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/809
- Karar No
- 2024/821
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/809 KARAR NO : 2024/821 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/12/2022 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi olan ---- Noteri olarak ---- tarafından ---- Noterler Birliği aracılığıyla ----- ile ----- Noterler Birliği Hukuki Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi imzalandığını, bu poliçe döneminde murisleri aleyhine,---- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin -----. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, buna ilişkin olarak, öncelikle müvekkillerinin murisi Noter tarafından bu konuda davalı şirkete bilgilendirme yapılarak ihbarda bulunulduğunu, devamında, müvekkillerinin murisinin vefatı neticesinde, davacıların ilgili davaya davalılar olarak dahil edilmiş olması sebebiyle, müvekkilleri tarafından da ayrıca gerek telefon ve gerekse faks yoluyla bildirim yapıldığını ve ayrıca iadeli taahhütlü olarak da, dava dilekçesi de eklenmek suretiyle ihbar dilekçesi gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, ayrıca bu bildirimin ---- Noterler Birliği’ne yapıldığını ve cevaben, dava ile ilgili yazı ve eklerinin ilgili sigorta şirketine gönderildiğinin Noterler Birliği tarafından da bildirildiğini, dolayısıyla gerek müvekkilleninin murisi ve devamında davacıların davaya dahil edilmesinden sonra bu kere müvekkilleri tarafından ilgili davanın, davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, ayrıca yine aracı olan ----- Noterler Birliği tarafından da davalı sigorta şirketine bildirim yapıldığının da noterler birliği tarafından belirtildiğini, iş bu davanın 01/12/2020 tarihinde karara çıktığını, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davalı tarafın kendi internet sitesinde görüleceği üzere poliçenin tarafı olarak ----, önce -----. ve devamında 04/01/2019 tarihinde ----- olarak değiştirildiğinin belirtildiğini, bu sebeple 04/12/2020 tarihinde davalı şirket merkezine gidilerek müvekkillerince yüz yüze görüşme yapıldığını ve poliçe ile tüm bildirim belgeleri vs ilişkin belgeler davalı şirkete verildiğini, akabinde gerekçeli karar yazılmış olmasına rağmen, bir dönüş olmadığından ve ilgili ilamın icra takibine konu edilebileceğinden, bu husus belirtilmek suretiyle, ilgili poliçenin madde 2/4 maddesinde yer alan “İlamın kesinleşmesi beklenmeden Noter aleyhine icra takibi açılması durumunda; tehiri icra talebinde bulunmak üzere yatırılması gereken teminat poliçe limitlerine kadar sigorta şirketi tarafından hemen notere nakit veya uygun olması halinde banka teminat mektubu verilecektir.” hükmünün dikkate alınmasıyla, poliçe kapsamında tüm gerekli olan yükümlülüklerin ifası konusunda işlem yapılması ve sürece ilişkin olarak bilgilendirme yapılmasına ilişkin olarak yine müvekkilliri tarafından 08/01/2021 tarihinde tekrar yazılı bildirim yapıldığını, ancak, tüm bu yazılı bildirimlere ve hatta telefon ile yüzyüze görüşme taleplerine dahi hiç bir cevap verilmediğini ve ilgili ilamın, müvekkilleri aleyhine olmak üzere---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, buna bağlı olarak, haciz tehdidi altında kalmamak için tehir-i icra talepli istinaf başvurusuna istinaden müvekkilleri tarafından teminat mektubu sunulmak zorunda kalındığını, devamında istinaf ilamı kapsamında dosyanın kesinleşmiş olduğundan, dosya borcunun alacaklı tarafından tahsil edildiğini ve icra dosyasına ödenmiş bulunan 113.657,91 TL bedel ve yargılama giderleri ile teminat mektubu için bankaya ödenmesi hususunda müvekkillerince 13/05/2022 tarihinde yazılı bildirim yapıldığını, tüm bunlara rağmen, davalı şirket tarafından hiç bir bildirim ve ödeme yapılmamış olduğundan, davalı aleyhine -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı, borçlu şirketce bilinmesine rağmen, varlığı ve miktarı bilinen bir borca karşı yapılan itirazın haklı bir dayanağının olmadığını, bu nedenle karşı tarafça yapılan kötü niyetli ve haksız olan itirazın iptaline, takibin devamı ile davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul itirazlarının olduğunu, davanın itirazın iptali talebi ile açılmış olmakla kısmi dava olarak açılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun teminat kapsamı dışında olduğunu ve aynı zamanda zamanaşımına uğradığını, davacıların murisinin davaya konu poliçe kapsamında, katılım sağladığının ve kademelere göre belirlenen primin ödendiğinin ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun bir hasar ihbarının söz konusu olmadığını, davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, bu nedenle davanın reddine, davacılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu-----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ---- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin ---- Esas ve ---- karar sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Sigorta ettiren ----Noterler Birliğinin davalı sigorta şirketi nezdinde 01.04.2000-01.04.2003 arası 36 ay süreli ----- sayılı poliçe ile noterler için düzenlettiği Hukuki Mali Mesuliyet Poliçesinin mevcut olduğu, poliçede 1.kademe noterlerin zorunlu sigortalı olarak yer aldığı, Davacıların murisi ---- 1.kademe noter olması nedeni ile poliçede zorunlu sigortalı olarak yer aldığı, poliçede teminat tutarının 200.000 USD olarak belirlendiği, Muris noterin poliçe vadesi içinde 10.07.2001 tarihinde gerçekleşen sahte vekaletname işlemi nedeniyle aleyhine açılan dava neticesinde verilen ilam sonrasında, davacı mirasçıların zarar gören tarafından başlatılan icra takip dosyasına teminat mektubu ibraz ettikleri ve sonrasında 14.04.2022 tarihinde 113.657,91 TL ödemede bulundukları, yaptıkları ödemenin tahsili için davalı sigorta şirketi aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile 118.956,61 TL tutarlı ilamsız icra takibi başlattıkları, Ödedikleri 113.657,91 TL ile takipte talep edilen 118.956,61 TL tutarlar arasındaki farklılığın davacı tarafça açıklanarak ek başkaca ödeme varsa ödeme belgesini ibraz etmesi gerektiği, yaptıkları ek ödemenin teminat mektup masrafı olması halinde bu masraftan davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı,Davacıların murisi ve Noterler Birliği tarafından süresi içinde hatalı işlemin ve işleme dayalı açılan tazminat davasının sigorta şirketine ihbar edilmiş olduğu, davaya konu tazminat talebinin poliçe teminat kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketinin davacılara karşı sorumluluğunun bulunduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Davacılar yaptıkları 118.956,61 TL ödemenin davalı sigorta şirketinden poliçe teminatı kapsamında tahsili için ----İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyası ile 30.09.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatığı, Takip talebi incelendiğinde 118.956,61 TL Asıl alacak ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin talep edildiği , davalı sigorta şirketinin bu bedelin tamamından davacıya karşı sorumlu olacağı, Yapılan ödemenin tamamının poliçe teminat kapsamında bulunduğu, çünkü poliçenin 2.maddesi 4.fıkrasında: ''İlamın kesinleşmesi beklenmeden noter aleyhine icra takibi açılması durumunda tehiri icra talebinde bulunmak üzere yatırılması gereken teminat hemen notere nakit veye banka teminat mektubu olarak verilecektir. '' Özel şartı yer aldığı, bu özel şart gereğince yapılan ihbara rağmen sigorta şirketi tarafından teminat mektubu düzenletilmediği ve ödeme yapılmadığı tespit edilmekle, sigorta şirketinin davacıların düzenlettiği teminat mektubu için ödemek zorunda kaldıkları giderlerden de sorumluluğu olduğu, Poliçede belirtilen süreler içinde sigorta şirketine olayın ihbar edildiği, kök rapordaki görüşlerin aynen korunduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Somut olayda uyuşmazlık davacıların murisleri lehine davalı sigorta şirketi nezdinde 01.04.2000-01.04.2003 arası 36 ay süreli ----- sayılı poliçe ile noterler için düzenlenen Hukuki Mali Mesuliyet Poliçesinin geçerli olup olmadığı ve --- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin -----sayılı dosyasına konu tazminat talebinin poliçe kapsamdaki rizikoya girip girmediği ve mirasçılar tarafından ödenen bedelin poliçe teminat kapsamında olup olmadığı hususlarında toplanmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu incelenmekle ; Davacıların murisi ----- 1.kademe noter olması nedeni ile poliçede zorunlu sigortalı olarak yer aldığı, poliçede teminat tutarının 200.000 USD olarak belirlendiği, Muris noterin poliçe vadesi içinde 10.07.2001 tarihinde gerçekleşen sahte vekaletname işlemi nedeniyle aleyhine açılan dava neticesinde verilen ilam sonrasında, davacı mirasçıların zarar gören tarafından başlatılan icra takip dosyasına teminat mektubu ibraz ettikleri ve sonrasında 14.04.2022 tarihinde 113.657,91 TL ödemede bulundukları, yaptıkları ödemenin tahsili için davalı sigorta şirketi aleyhine---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile 118.956,61 TL tutarlı ilamsız icra takibi başlattıkları, Ödedikleri 113.657,91 TL ile takipte talep edilen 118.956,61 TL tutarlar arasındaki farklılığın davacı tarafça açıklanarak ek başkaca ödeme varsa ödeme belgesini ibraz etmesi gerektiği, yaptıkları ek ödemenin teminat mektup masrafı olması halinde bu masraftan davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı,davacıların murisi ve Noterler Birliği tarafından süresi içinde hatalı işlemin ve işleme dayalı açılan tazminat davasının sigorta şirketine ihbar edilmiş olduğu, davaya konu tazminat talebinin poliçe teminat kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketinin davacılara karşı sorumluluğunun bulunduğu hususları bildirilmekle davacının murisi aleyhine açılan davanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiği ayrıca rizikonun gerçekleştiği tarih olarak yani davacıların muris aleyhine açılan davanın kesinleştiği tarih itibariyle TTK'nın 1420. maddesi uyarınca altı yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı hususu gözetilerek davanın esasına girilmiş Davacılar yaptıkları 118.956,61 TL ödemenin davalı sigorta şirketinden poliçe teminatı kapsamında tahsili için ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile 30.09.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatığı, Takip talebi incelendiğinde 118.956,61 TL Asıl alacak ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin talep edildiği , davalı sigorta şirketinin bu bedelin tamamından davacıya karşı sorumlu olacağı, Yapılan ödemenin tamamının poliçe teminat kapsamında bulunduğu, çünkü poliçenin 2.maddesi 4.fıkrasında: ''İlamın kesinleşmesi beklenmeden noter aleyhine icra takibi açılması durumunda tehiri icra talebinde bulunmak üzere yatırılması gereken teminat hemen notere nakit veye banka teminat mektubu olarak verilecektir. Söz konusu özel şart gereğince yapılan ihbara rağmen sigorta şirketi tarafından teminat mektubu düzenletilmediği ve ödeme yapılmadığı tespit edilmekle, sigorta şirketinin davacıların düzenlettiği teminat mektubu için ödemek zorunda kaldıkları giderlerden de sorumluluğu olacağı yönündeki tespitler usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Ancak somut olayda iş bu davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı ve itirazın iptali davasında alacağın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ıslah ile artırılabileceği gözetildiğinde ( T.C. Yargıtay----hd. ------ Sayılı ilamı )iş bu husus resen gözetilerek davanın dava dilekçesinde belirtilen miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE 1-Davalının---- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin talebe bağlılık ilkesi uyarınca 34.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 2.322,54 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.241,84 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.341,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.