İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/625 E. 2024/639 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/625
- Karar No
- 2024/639
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/625 KARAR NO : 2024/639 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oto cam işi ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirkete ait ----- plaka sayılı aracın camımı değiştirdiğini, müvekkilinin davalı şirketten defalarca araç camı değişim ücretinin ödenmesini talep ettiğini ve davalı borçlunun araç değişimi ücretini ödemediğini, müvekkilinin bunun üzerine davalı şirket aleyhine ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takibini başlattığını, davalı şirketin borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin müvekkiline bir ödeme yapmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile davalı şirketin ----. İcra Dairesinin ----sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğinden ve icra takibini durdurduğundan, davalı aleyhine %20'den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirketin aracının camının değiştirmediğini, davacı tarafından bahsedilen tarihten çok önce müvekkili şirket tarafından aracın satıldığını, ---- plakalı araç davalı müvekkili şirket tarafından 17.02.2023 tarihinde, araç satış sözleşmesi ile dava dış---- isimli bir kişiye satıldığını, bu hususun dosyaya Noterler Birliği'nden celbedilen evrakta görüldüğünü, cam değişim faturasının 12.06.2023 tarihinde düzenlendiğini, huzurdaki davanın müvekkili şirkete yönetilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından davalı müvekkili şirkete tebliğ edilen ya da iletilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, müvekkilinin icra takibine dayanak yapılan 3.917,60 TL'lik faturayı ilk kez ödeme emri tebliğ edildiğinde gördüğünü, davaya dayanak ödeme emrinde "---- plaka sayılı araca ilişkin cam ve yapıştırma seti bedeli"nin alacağın dayanağı olarak gösterilmiş ise de söz konusu faturanın davalı şirkete tebliğ edilmediğini, tarafların BA/BS formlarında da yer almadığını haksız ve hukuki dayanaklardan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddi ile davacı aleyhine talep ettiği alacağın asgari %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer/, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda," Davacı ticari defteri kayıtlarına göre; davalıdan takip tarihi itibariyle 3.917,60 TL alacaklı gözüktüğü, davaya konu alacağın dayanağını 12.06.2023 tarihli ---- e-Faturanın oluşturduğu, dosya sunulan e-Fatura elektronik sistem üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, incelenen davalı ticari defter kayıtlarında söz konusu faturanın bulunmadığı, davaya konu aracın ----. Noterliği'nin 17.02.2023 tarihli ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 3. kişiye satıldığı, fatura BA/BS bildirim sınırının altında kaldığından bildirim yapılmadığı, davacının alacağına konu hizmetin verildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur.Uyuşmazlık, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ------Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih, ---- Karar sayılı kararı). Somut olayda davacı taraf davalıya ait ----- plakalı aracın camını değiştirdiğini, davalının ücretini ödemediğini iddia etmektedir. Davalının uyuşmazlık konusu araca 19/12/2022-17/02/2023 tarihleri arasında malik olduğu, davacının cam değişim bedeline ilişkin faturayı ise 12/06/2023 tarihinde yani davalının araca malik olmadığı tarihte düzenlediği görülmüştür. Davalının ticari defterlerinde faturaya ilişkin bir kayıt tespit edilememiştir. Bu durumda davalının araca malik olduğu dönemde cami değiştirdiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı iddiasını defter kayıtları ile ispat edememiştir. Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafından yemin metni sunulmuş ise de davalı tarafından yemin içeriğinin ters olması sebebiyle yemin metnine itiraz edilmiştir. Yemin metni içeriği mahkememizce olayın oluşuna göre düzenlenmiştir. Davalı taraf 17/09/2024 tarihli celse de davacıdan hizmet almadığına ilişkin olarak yemin etmiştir. Hal böyle olunca ispat külfeti üzerinde davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile artan157,75 -TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.917,60-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.