İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/540 E. 2024/54 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/540
Karar No
2024/54
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/540 KARAR NO : 2024/54 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2020 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ----- tarafından -----. Noterliği'nin 24.02.2020 tarihli ve----- yevmiye no.lu Alacağın Devri sözleşmesi ile ----- İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyasındaki tüm alacak, ferileri ile birlikte davacı -----devir edildiğini, dava dışı----- oto kiralama alanında ticari faaliyet gösteriyor olması nedeniyle uzun döneme dayalı oto alım satım ve kiralamaları hususunda davalı firma ile çalışmaları bulunduğunu, bu uzun dönemli çalışmaya istinaden taraflar arasında oluşan karşılıklı güven ilişkisi nedeniyle 09.12.2014 tarihinde ----- plaka, -----Marka, ----- Model aracın satışı hususunda anlaşmaya vardıklarını ve aracın bu tarihte ---- tarafından ilk taksit bedeli olarak ödenen 5.000 EURO karşılığında-----teslim edildiğini, dava dışı ----- tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas no.lu icra dosyası üzerinden davalı firmaya ödenen 130.000 EURO'nun faizleri ile birlikte tahsili saikiyle 147.501,91 EURO(faiz ve ferileri saklı kalmak kaydı ile) üzerinden davalı firma aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek asıl borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı firma tarafından aracın 09.12.2014 tarihinde dava dışı ----teslim edildiğini, 07.07.2015 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile davalıya iade edildiğini, davalı firma, aracın dava dışı ----elinde bulunduğu dönemlere ilişkin almış olduğu taksitlerden malın kullanılmakla eskimesinden doğan tazminat ve hakkaniyete uygun bir ücret miktarını kullanım bedeli olarak tenzil etme hakkına sahip ve bakiye bedeli iade etmekle yükümlü olduğunu, davalı tarafından icra takibine haksız gerçekleştirilen itiraz neticesinde, davalının vakit kazanmaya yönelik davranışlar içerisinde bulunduğunun belirtildiğini, davalı/borçlunun,-----.İcra Müd-----.sayılı dosyası üzerinden 147.501,91 EURO (faiz ve ferileri hariç) ile sınırlı olarak, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine, davalı firmanın itirazının iptali ile ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı firma aleyhine icra takibinin devamına, davalı firmanın itirazı alacağın tahsilini geciktirmek amacı taşıdığından ve alacak likit olduğundan; alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı firma üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin ortada bir alacak bulunmadığından geçersiz olduğunu, davalı şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, bu alacakların kesinleştiğini, icra takiplerinin de mevcut olduğunu, taraflar arasında tek bir araç satışı değil, bir çok araç satışının mevcut olduğunu, dava dışı------ araç satışlarından doğan davalı şirkete borçlarından dolayı taraflar arasında protokol imzalandığını, düzenlenen protokol gereği borçlarını ödemeyen -----taraflar arasında imzalanan protokolde kararlaştırıldığı üzere ----- plakalı araç için ödediği bedelin cezai şart olduğunu, davalı şirketin ----- borcu bulunmadığını tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ----İl Emniyet Müdürlüğü'nden-----plakalı aracın tedavüllü tescil kayıtları, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden----- Şirketinin ticaret sicil kayıtları,----tapu Sicil Müdürlüğü'nden---- İlçesi,---- Mahallesi, 965 ada, 863 parselde kayıtlı ---- numaralı bağımsız bölüme ait tedavüllü tapu kaydı ile taşınmaza ilişkin resmi senet örnekleri, ----- İcra Dairesi'nden -----Esas sayılı dosyası celp edilmiş, davacı tarafın imza itirazı üzerine grafoloji uzmanı bilirkişiden 02/09/2005 tarihli protokolde yer alan imzanın dava dışı -----ait olup olmadığı yönünde kök ve ek raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce 1 fen ve 1 gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden ----Mahallesi, 11963 ada, 83 parsel, ----- blok ----- nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 19/07/2016 tarihi itibariyle değer tespiti yönünde rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememizce ön incelemede belirlenen, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verilerek dosya ilk olarak Mali Müşavir bilirkişi------tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından düzenlenen 19/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Dava dışı ----- tarafından CD içerisinde ibraz edilen defter içeriklerinde davalı ve dava dışı ----- firmasından alacaklı olduğuna dair ispat edici mahiyette herhangi bir tespitin yapılmadığı, yine davalı ve dava dışı birleşen ----- tarafından ibraz edilen defterler ve hesap ekstrelerinde dava dışı----- alacaklı olduğuna dair herhangi bir tespitin yapılmadığı gibi davalı kayıtlarına göre dava dışı ----- 482.554,88 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı ile dava dışı -----arasındaki alacak devri sözleşmesi içeriğinin davalı nezdinde bağlayıcılığına dair dosya kapsamında herhangi bir tespitin yapılamadığı, rapor içeriği sonucunda oluşan değerlendirmelere göre davacının işbu davaya konu ettiği icra takibi içeriği ile ilgili alacağını ispatlayamadığının kabulünün gerektiği, ...” yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Mali Müşavir bilirkişi ------ hazıradığı raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle, dosya mahkememizce Mali Müşavir ----ve Nitelikli Hesapama Uzmanı Prof. Dr. -----oluşan heyete tevdii edilmiş; bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 25/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Davalı -----ticari defter kayıtlarına göre tüm borç alacak hareketlerinden sonra dava dışı -----davalı şirkete 482.554,88 TL borcu olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında protokolde teminat olarak gösterilen ----- ilçesi, ---- mahallesi, 965 ada, 83 parselde kayıtlı----nolu bağımsız bölümün 3. kişiye satışına ilişkin bedelin dava dışı ----- borcundan mahsup edilmediği, ------ plakalı araçların davalının beyanı gibi olduğu kabul edildiği takdirde toplam 585.000 TL üzer Dosya kapsamında alınan ve yukarıda bahsedilen bilirkişi raporlarının sonuçları itibariyle birbirleriyle çelişkili oldukları ve taraf vekillerinin en son alınan ek rapora yönelik gerekçeli itirazları dikkate alınarak, dosya bu kez de mahkememizce Mali Müşavir -----ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Doç. Dr. ----- oluşan heyete tevdii edilmiş; bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı temlik eden -----dava konusu incelenen 2014-2015-2016-2017 defter kayıtlarında 02.09.2015 tarihinde imzalanan protokol kapsamından verilen bonolara ilişkin kayıt bulunamadığı, aynı kapsamda protokolde tarif edilen “8 eşit taksitte bono” giriş kaydı davalı kayıtlarında da bulunamadığı, protokol hükümleri incelendiğinde, ifa tarihinin taraflarca belirlendiği, bonolardaki vade tarihinde borcun ödenmemesi akabinde temerrüt olgusunun gerçekleştiği, önceden ödenen 130.000 EURO'yu bu kapsamda davalının cezai şart olarak talep edebileceği kanaatine varıldığı, ancak nihai takdir ve kanaatin bütünüyle ve münhasıran Mahkememize ait olduğu, Mahkememizce, protokolün tarafları arasındaki tüm borç ilişkileri tasfiye edilerek borç alacak durumu netleştirilip ihtar gönderilmeden temerrüt gerçekleşmediği kanaatinde olunması halinde davacı tarafından ödenen bedelin cezai şart olarak ödenmesi gerekmeyeceği, 02.09.2015 tarihli protokolde teminat olarak gösterilen ----- ilçesi, -----mahallesi, 11963 ada, 83 parsel sayılı ----Blok,----- kat----- bağımsız bölüm numaralı daire nitelikli taşınmazın 19.07.2016 satış/devir işleminin davalı kayıtlarında dava dışı -----lehine alacak kaydı girmediği, yani davalının teminat alıp sonradan sattığı gayrimenkul bedelini kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği, davacı ile davalı arasında yapılan anlaşma gereğince----- İcra Dairesi ----- Esas Sayılı dosyası üzerinden davacının temlik olarak aldığını iddia ettiği tutardan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa tutarının belirlenebilmesi için Mahkememizin takdirinde olan hususun; 130.000 EURO yapılan ödemenin cezai şart kapsamında davalı tarafından talep edilip edilemeyeceği, teminat olarak alınan gayrimenkulün satış bedelinin hangi tutarda dikkate alınması gerektiği, bu hususlar netleşmeden temlik alan davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının belirlenemeyeceği, bu iki seçeneğe göre yapılan nihai değerlendirmeye göre temlik alanın, Mahkeme protokolün tarafları arasındaki tüm borç ilişkileri tasfiye edilerek borç alacak durumu netleştirilip ihtar gönderilmeden temerrüt gerçekleşmediği kanaatinde ise, davacı tarafından ödenen bedelin cezai şart olarak ödenmesi gerekmeyeceği, bu durumda davacının teminattan satışı yapılan bağımsız bölümün bedeli kadar, 95.331,33 EUR alacağını talep edebileceği, Mahkemenin ifa tarihinin taraflarca belirlendiği, bonolardaki vade tarihinde borcun ödenmemesi akabinde temerrüt olgusunun ihtar göndermeden gerçekleştiğinden önceden ödenen 130.000 EUR'yu bu kapsamda davalının cezai şart olarak talep edebileceği yönünde hüküm tesis etmesi durumunda ise davacı temlik alanın alacaklı durumda olmayacağı, 34.668,67 EUR (95.33- 130.000) borcunun bulunacağı” yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dava, ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Mahkememizce -----. İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı dosyası celp edilerek, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir. Söz konusu icra dosyasında dava dışı, alacağını temlik eden ------ tarafından davalı aleyhine 130.000,00 Euro asıl alacak ve 17.501,91 Euro faiz alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya 10/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun da yasal itiraz süresi içerisinde borca itiraz dilekçesi verdiği, borca itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, her ne kadar davalı vekili davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı yönünde itirazda bulunmuş ve aacaklıya davalı borçlunun itirazına ilişkin tebligat yapılmamış ise de ise de davadan önce 11/03/2019 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, bu durumda her ne kadar davacının 11/03/2019 arabuluculuk başvurusu anında veya en geç itirazın iptali davasını açtığı 30/06/2020 tarihinde itirazdan haberdar olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi olan 11/03/2019 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 04/04/2019 tarihleri arasında 1 yıllık sürenin işlemediği, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi olan 11/03/2019 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 1 yıllık hak düşürücü süre dolmuş gibi gözükse de; 06/03/2020 tarih ve ---- sayılı ----- yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesi gereğj Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracağı ve bu sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağının belirlendiği, bu durumda 1 yıllık yasal hak düşürücü sürenin, 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi ve ---- sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın 1. maddesi ile 15/06/2020 tarihine kadar durduğu ve durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün süreyle uzadığı ve dolayısıyla davacının yasal süre içerisinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca;------. İcra Müdürlüğü'nün-----esas sayılı takip dosyasının alacaklısı dava dışı ----- dava dilekçesi ekinde sunula,-----Noterliği'nin 24/02/2020 tarihli Alacağın Devri Sözleşmesi ile-----. İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasındaki alacağının tamamını tüm fer'ileri ile birlikte davacı ---- devrettiği, davacı -----bu alacağın devri sözleşmesine istinaden işbu itirazın iptali davasını açtığı, davalı şirketin (Eski Unvanı: ----- Şirketi) maliki bulunduğu----- plaka sayılı,-----marka, otomobil cinsi aracın -----Noterliğinin 29/01/2015 tarihli ve ----- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi ile dava dışı ------ 347.500,00 Euro bedel karşılığında satışının kararlaştırıldığı, araç satış bedeline ilişkin 5.000,00 Euro'nun peşin ödendiği, kalan 342.500,00 Euro satış bedelinin 05.02.2015- 05.01.2016 tarihleri arasında her ayın 5.günü ödeme tarihi olmak üzere toplam 12 adet senet halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine ilgili aracın dava dışı ----- tarafından ----. Noterliğinin 07.07.2015 tarih ve ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 347.500 Euro bedel karşılığında ----- Şirketi'ne satışının yapıldığı, davacı temlik alacaklısının ----- plaka sayılı -----marka otomobilin davalı şirket tarafından dava dışı -----satışı konusunda -----. Noterliğinin 29.01.2015 tarihli ve----- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi uyarınca otomobilin mülkiyeti muhafaza kaydı ile ----- satıldığını, 5.000,00 Euro ----- tarafından peşin olarak ödendikten sonra kalan 342.500 Euro'luk borç için davalı şirkete 23.01.2015 tanzim tarihli 6 adet 25.000 Euro, 5 adet 30.000 Euro, | adet 42.500 Euro bedelli toplam 12 adet emre yazılı senet verildiğini ve işbu senetlerin vade tarihlerine göre noter huzurunda taksitlendirme tablosu oluşturulduğunu, ilgili sözleşme uyarınca 09.12.2014 tarihinde 5.000 Euro, 16.01.2015 tarihinde 25.000 Euro, 10.02.2015 tarihinde 25.000 Euro, 09.03.2015 tarihinde 25.000 Euro, 08.04.2015 tarihinde 25.000 Euro, 08.05.2015 tarihinde 25.000 Euro bedelli senetlerin ödendiğini, senet asıllarının ----- tarafından elden teslim alındığını, toplamda 130.000 Euro ödendikten sonra dava dışı ------ yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle ödeme güçlüğü içerisine girdiğini, bakiye satış bedeli olan 212.500 Euro'yu ödeyemez hale gelmesinden ötürü davalı şirket tarafından 06.07.2015 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden 1.037.113,75 TL tutarlı fatura düzenleyerek -----tebliğ edildiğini, içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar ve ödeme güçlüğü nedeniyle davalı şirket ile anlaşarak ilgili aracın aynı bedel üzerinden davalı şirkete satışının yapılması, davalı şirketin elinde bulunan senetlerin iadesi ile ödenen 130.000 Euro'nun davalı şirket tarafından ----- iadesinin kararlaştırıldığını, akabinde 07.07.2015 tarihli ve ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile otomobilin 347.500 Euro satış bedeli ile davalı şirkete satılarak iade edildiğini, Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesinden bu yolla dönüldüğünü, bu defa 07.07.2015 tarihli ve ------ yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinden sonra 15.07.2015 tarihinde dava dışı ------ yetkilisi bulunduğu ----- tarafından 07.07.2015 tarihli Araç Satış Sözleşmesine istinaden toplam 1.037.113,75 TL tutarlı fatura düzenlendiğini ve işbu faturaya davalı firma tarafından itiraz edilmeyerek faturanın kesinleştiğini, aracın davalı şirkete tesliminden sonra davalı firmanın elinde kalan senetleri iade etmediği gibi dava dışı ------ tarafından ödenen toplam 130.000 Euro bedelli senet bedelini de iade edilmediğini, akabinde dava dışı ------ tarafından ------. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ödenen 130.000 Euro'nun faizleri ile birlikte tahsili için 147.501,91 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu iddia ederek, davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği; davalı tarafın savunmasında ise iddiaların aksine müvekkili şirketin ---- alacaklı olduğu, müvekkili şirket ile----- arasında tek bir araç satış sözleşmesi bulunmadığı, -----davalı şirketten ------ plaka sayılı araçları konsinye olarak başkaca 3.kişilere satmak üzere aldığı, bu araçları 3. kişilere satarak fiilen teslim ettiği halde bu araçların bedellerini müvekkili şirkete ödemediği, bunun üzerine müvekkili şirket ile----- arasında müvekkili şirkete olan bu borçların ödenmesi için protokol imzalandığını ve protokol ile -----müvekkili şirkete olan borçlarının yapılandırıldığını ve 8 eşit taksit halinde ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, işbu protokolün ilgili maddesinde ----borçlarını ödemede temerrüde düşmesi halinde -----plakalı araç için ödemiş olduğu bedellerin cezai şart olarak müvekkili şirkete ait olacağının açıkça kararlaştırıldığı, düzenlenen protokol gereği de borçlarını ödemeyen ----- taraflar arasında imzalanan protokolde kararlaştırıldığı üzere ----- plakalı araç için ödemiş olduğu bedelin cezai şart olarak müvekkili şirkete ait olduğundan müvekkili şirketin ------ herhangi bir borcu bulunmadığı, aksine kesinleşmiş ve tahsil edilmemiş alacaklarının bulunduğunu savunarak, takas-mahsup talebinde bulunduğu; davalı tarafın savunmasına konu protokole ilişkin davacı tarafın imza itirazı üzerine Mahkememizce 02/09/2005 tarihli protokolde yer alan imzanın dava dışı -----ait olup olmadığı yönünde imza incelemesi yaptırıldığı; buna istinaden alınan bilirkişi raporu uyarınca 02/09/2005 tarihli protokolde ----atfen atılmış imzanın dava dışı ----- ait olduğu anlaşılmıştır. Davacının, davalı tarafa ödenen araç satış bedelinin iadesini talep ettiği, davalı tarafın ise söz konusu bedelin taraflar arasında düzenlenen 02/09/2005 tarihli protokol uyarınca dava dışı ------ temerrütü nedeniyle cezai şart olarak kendilerine ait olduğunu savunduğu; tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları uyarınca dava dışı ------ve davalı defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davalının protokole konu bonoları ve tyine protokole konu taşınmaz satış bedelini kendi defterlerine işlemediği, protokol konusu borç nedeniyle dava dışı ----- ne kadar tahsilat yaptığı ve davacıdan alacaklı olup olmadığı ile alacağın miktarını net olarak ispatlayamadığı, protokole konu borcun taraflar arasında tasfiye edilip alacak-borç durumunun netleşmediği, bu durumda dava konusu 130.000 EURO'nun cezai şart olarak kubulünün mümkün olmayacağı sonuç ve kanaati ile davalı tarafın ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 130.000 Euro asıl alacak üzerinden devamına dair karar verilmiş; dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşüren bir ihtar bulunmadığı, takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK'nun 117. maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi şartı bulunduğundan, takibe kadar işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu değerlendirilerek takibe kadar işlemiş faiz tutarı bakımından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesi ile takas mahsup talebinde bulunmuş ise de; takas mahsup talebine konu borç miktarının davalı tarafça usulüne uygun şekilde ispatlanamaması nedeniyle bu talep yerinde görülmemiştir. İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde takibe konu alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle): 1-Davanın kısmen kabulü ile----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 130.000 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına, işlemiş faizlere yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 68.644,72 TL harçtan peşin yatırılan 16.571,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.073,44 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 16.633,48 TL dava açılış masrafı ile 8.150,00 TL yargılama masrafı toplamı 24.783,48 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap olunan 21.842,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 7.073,70 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap olunan 839,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 140.539,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 21.646,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesap olunan 1.163,37 TL'sinin davalıdan, 156,63 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/540, K. 2024/54, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-540-e-2024-54-k-244adf17ad94