İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/748 E. 2025/290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/748
- Karar No
- 2025/290
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/748 KARAR NO : 2025/290
DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2019 KARAR TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ... ile davalı arasında 08.03.2018 tarihinde BK 532-545.maddelerinde komisyon sözleşmesi tarif edilen sözleşmeyi akdettiklerini, müvekkillerinin müteveffa ...'ın mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin dava konusu sözleşmeden doğan alacaklarının tahsili için ----.Noterliğinin ----- yevmiye numaralı temerrüt ihtarını keşide ettiğini, davacının bu ihtarname üzerine avukat vasıtasıyla sözleşmenin varlığını teyit eden ancak sözleşmeden doğan hakkedişlerin karşılığında alınan çeklerin karşılıksız kaldığını beyan eden iadeli taahhütlü ihtarname başlıklı bir cevabı, vekaletname ile birlikte gönderdiğini, taraflarının talepleri işbu cevap ile akim kaldığından 17.10.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak davalının toplantıya katılmadığını, Dava konusu sözleşmede, davalı şirket ile -----arasında ---Projesi elektrik zayıf akım ve kuvvetli akım taşeron ----- nodu 18.12.2017 tarihli sözleşme gereğince sözleşme bedelinin 9023'ü kadar, eser sözleşmesi gereği hakkediş ve tahsilatların yapılmasının ardından ...'a ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, Sözleşmede belirtilen işin, davalı tarafından cevabi ihtarnamesinde belirtilen cevap ile ifa edildiği ve ödemelerinin çek ile tahsil edildiğinin açık olduğunu, davalının kendisine yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu sözleşmede belirtilen sözleşmenin feshedildiğini iddia etse de aynı cümlede edimi tamamen ifa ettiğini belirttiğini, bu beyan gereği sözleşmenin feshedildiğinden değil borçlunun temerrüdünden bahsedilebileceğini, davalının ödemenin yapılmamasından dolayı sözleşmeyi feshettiğine ilişkin taraflarına sunduğu herhangi bir ihtarın bulunmadığını, Bununla birlikte çeklerin karşılıksız kaldığı hususunun da davalının iddiası olup çeklerin karşılığında herhangi bir başka ödeme alınıp alınmadığı ya da icra marifetiyle tahsil edilip edilmediğinin belirsizliğini korumakla birlikte çekin TTK'da düzenlendiği şekliyle bir ödeme aracı (para) olduğu noktasında bu belirsizliğin de önemini yitirdiğini, zira davalı tarafın karşılıksız kalan çeklerin bedelinin %23'üne tekabül eden kısma denk gelen temlik borcunun dahi bulunduğunu, Davalı tarafın dava konusu sözleşme gereğince, komisyon alınması gereken bedel 1.300.000,00 TL olup, işbu bedelin 9023'ü 299.000,00 TL olduğunu, karşılığı olduğu belirtilen toplam 245.986,48 TL bedelli iki adet çek için murise ödenmesi gereken 56.576,89 TL olup, davalı tarafın 104.906,80 TL'lik ödeme yaptığını iddia etmiş olup ancak bu iddiası ile ilgili hiçbir delil sunmadığını, kaldı ki karşılıksız kaldığı iddia edilen toplam 587.967,00 TL bedelli çeklerin haricinde 475,979,52 TL'lik ödemenin daha olduğu belli iken ancak bu miktara ilişkin herhangi bir izahta bulunulmadığını, Davalı tarafın gönderdiği cevap ile karşılığı olan çekler bakımından 56.576,89 TL alacakları için taraflarına herhangi bir ödeme makbuzu sunulmadığından belirli hale gelmiş olup bu miktar haricindeki alacaklarının ancak yargılama ile belirlenebileceğinden belirsiz alacak davası açtıklarını belirtmiş olup, fazlaya ilişkin dava talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 56.576,89 TL'nin ihtarname tarihi olan 02.08.2019 tarihinden mahkemece tespit edilecek kısım için dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalının arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle her halükarda davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle; 159.559,91 TL hakkında davanın belirli alacağın tahsili davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların-----.Noterliği 02/08/2019 Tarihli ----- Yevmiye Numaralı İhtarname ile sözde alacaklı olduklarından bahisle talepte bulunduklarını, buna mukabil müvekkili tarafından, alacakları değil aksine sebepsiz yere zenginleştiklerinden bahisle borçlu oldukları yönünde verdikleri cevap neticesinde haksız ve mesnetsiz olarak işbu davayı açtıklarını,----- ile ... arasında 08/03/2018 tarihinde imzalanan “Sözleşme Tutanağı” kapsamında, Müvekkili ile -----nolu 18/12/2017 Tarihli Sözleşme gereğince sözleşme bedelinin %23'ü oranı kadar, eser sözleşmesi gereği hakkediş ve tahsilatların yapılmasının ardından ve yapılan ödeme tutarınca ...'a ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, Müvekkili ile----- arasındaki “Eser Sözleşmesi” gereğince müvekkilinin üzerine düşen edimini 6098 Sayılı TBK md.479 ve devamı uyarınca yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında taraflar arasında kısmi bir hakkediş kesinleştirildiğini ve ne yazık ki işverenin, işin devamında müvekkilinin hakkediş ödemesini yapmadığı için sözleşmenin feshinin gerçekleştirildiğini, Bugüne değin işveren ----- kendi üzerine düşen edimini yerine getirmeyip ne yazık ki kesinleşen hakkediş ödemesini 6 adet çek ile yapmış olsa da yalnızca 2 adet çekin karşılığı olarak 245.987,48TL'lik kısmın ödemesinin yapıldığını 4 adet toplam 578.033,00 TL tutarlı çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin, işveren tarafından gelen çeklerin hakkediş tutarını karşılaması üzerine çeklerin karşılıksız olduğunu bilmeksizin ... 'a karşılıklı çeklerin tutarı olan 245.986,48 TL bedeli üzerinden değil hakkediş tutarı üzerinden yüzde 23'ü oranında 104.906,80 TL'lik ödeme yaptığını, müvekkilinin eline geçen bedelin yarısını ...'a vermiş olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin sözleşme gereğince yalnızca tahsilatı yapılmış olan bedel üzerinden ...'a ödeme yapacak olmasına rağmen hakkediş oranı üzerinden, karşılıksız kalan çek bedellerini de dahil edilerek sözde elde edilecek tahsilatlar üzerinden ödeme yaptığını, müvekkilinin sözleşme gereğince kararlaştırılan oranın fazlasını ...'a vermiş olup bu durum karşısında sebepsiz zenginleşme sonucu menfaat elde eden muris ... mirasçılarının da müvekkiline karşı işbu davayı ikame ettiğini, Yapılan ödemelerin ekte sundukları tüm kayıtlar kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde muris ...'ın namına ve hesabına yapıldığı, bu durumun gerek tanık ifadeleri gerekse sunulacak ticari defter ve kayıtlar hasrında ispatlanacağını, Müvekkilinin emeğinden haklı bir neden olmadan zenginleşen davacıların murisinin, gerçekleşmemiş bir ödeme olmaksızın müvekkili şirketten haksız yere fazla ödeme aldığını, alınan bu fazla ödemenin iadesinin zaruri olduğunu, bu nedenle evleviyetle takas ve mahsup taleplerini de ileri sürerek davanın reddini, davacıların dava açmakta hukuki yararlığının olmadığını ifade ederek davanın reddini, fazla ödenen bedelin iadesi kapsamında tüm alacak ve hak ve taleplerini saklı tuttuklarını, Davacıların, dosya kapsamındaki ihtarnamelerden yola çıkarak haksız menfaat elde etme gayesiyle haksız yere dava açtıklarını, davacıların kötü niyetli olarak müvekkilinin verdiği bilgiye bağlı 245.986,48 TL tutarında tahsilini yaptığı iş bedelini, tahsil etmiş olduğundan bu bedelin %23 oranına karşılık gelen 56.577,00 TL tutar kısmını yeniden tahsili cihetine gittiğini, ancak ihtarnameye verilen yanıtta "Murisinize 56.577,00 TL kadar ödeme yapması gerekirken yapılan 104.906,08 TL bedelin bu kısımdan mahsup edilerek 48.329 TL fazladan ödenen bedelin iadesi gerekir. Bu nedenle işbu ihtarın tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde Müvekkil şirketin ahzu kabza yetkili vekili sıfatıyla----- Nolu Iban hesabına ödeme yapılması ihtaren talep olunur. ” Şeklinde yer almakta iken açılan işbu davanın haksız açıldığını, zira edimini yerine getirmeyen ----- hakkında, müvekkili şirkete sunmuş olduğu karşılıksız kalan çekler ve/veya cari hesaplar ile ilgili bir kısım icra takip işlemleri başlatılmış olsa da takipler neticesinde müvekkilinin alacağına vasıl olmadığının ortada olduğunu, bu nedenle alınan çeklerin karşılığı varmışcasına davacıların murisine yapılan ödemenin iyi niyetli olup kesin olarak fazla olduğunu belirtmiş olup, fazlaya ilişkin hak ve alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla, davanın usulden reddine, davacıların murisine yapılan fazla ödeme kapsamında kalan bedel kadar takas mahsup itirazlarının/definin kabulü ile davanın esastan reddine ve lehlerine sebepsiz yere yapılan ödemeler nedeniyle murisin mirasçılarına karşı alacaklı olduklarının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan 28/04/2021 tarihli raporda özetle; Bir kısım ödemeler Müteveffa adına yapıldığı ve toplamı 29.964,81 TL olarak hesaplanmaktadır ve bu bedel davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davalının şahsi hesabından gerçekleştirildiği Davalının iddiası bir kısım fatura ödemelerinin ise müteveffa adına yapıldığı yönündedir ki bu bedel: 12.702,35 .-TL'dir ve bu bedel davalı yasal defterlerinde davacı adına kayıtlı olmadığı Tüm bunların dışında davalının çalışanlarına davalı adına yapıldığı iddia edilen ödemeler toplamının; 35.600.-TL'dir ve bu bedel davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı Karşılığı olup müteveffa adına gerçekleştirilen ve yasal defterlerde de kaydına rastlanan 245.987,48.-TL bedelli iki adet çek bedelinin müteveffaya ödenmiş olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi tarafından alınan 29/01/2025 Tarihli raporda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davalı şirketin ticari defterleri dosya kapsamında mevcut SMMM Bilirkişi ----- 28.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda incelenmiş olup, davalı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu yönünde tespitlerin yapıldığı, Davacı Alacağı Yönünden: Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalı şirketin dava dışı --- şirketine ifa etmiş olduğu hakkediş KDV dahil 824.020,48 TL'lik tutar ve işbu tutar karşılığı dava dışı ----- şirketi tarafından davalı şirkete teslim edilen 6 adet toplam 824.020,48 TL'lik tutar içerisinden tahsil edilen 2 adet toplam 245.987,48 TL'lik tutar dikkate alınarak ayrı ayrı terditli hesaplama yapıldığı, 1.Hesaplama da mahkememizce, davalı şirketin dava dışı ----- şirketine, 18.12.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesi doğrultusunda ifa etmiş olduğu hizmete karşılık belirlenen KDV dahil 824.020,48 TL'lik tutar üzerinden davacıların murisi ...'ın *423'ü oranında alacağını talep edebileceğine karar verilmesi halinde, davacıların murisinin alacağının 189.524,71 TL (824.020,48 x 0,23) olduğu, İşbu alacağından dosya kapsamına göre direkt olarak davacıların murisinin banka hesabına yapılan 7 adet toplam 29.964,80 TL'lik ödemenin düşümü yapıldığında, davacıların murisinin alacağının 159.559,91 TL (189.524,71-29.964,80) olarak hesaplandığı, Dosya kapsamında, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıların murisi adına dava dışı kişilere yapıldığını belirttiği 4 adet toplam 12.702,35 TL'lik tutar ile 6 adet toplam 35.600,00 TL'lik tutarın davacıların murisi adına yapıldığına ilişkin dosya kapsamında somut belgenin bulunmadığı, dinlenen davalı şirket tanıklarının beyanlarında, davalı şirketin davacıların murisine borcunun bulunmadığı, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıların murisine ödemeler yapıldığı yönünde beyanların bulunduğu, dosya kapsamında yapıldığı belirtilen ödemelere ilişkin bir açıklamanın yapılmadığı, bu sebeple tanık beyanlarının hukuki değerlendirmesi mahkememize ait olmak üzere, işbu ödemelerin davacı adına yapıldığının kabulü halinde davacıların murisin alacağı 111.257,56 TL olarak hesaplandığı; 2.Hesaplama: mahkememizce, davalı şirketin dava dışı ----- şirketine, 18.12.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesi doğrultusunda ifa etmiş olduğu hizmete karşılık belirlenen KDV dahil 824.020,48 TL'lik tutar kadar hakkediş düzenlemiş ve karşılığında 6 adet toplam 824.020,48 TL tutarında çek teslim almış olsa da alınan çeklerden 2 adet toplam 245.987,48 TL'lik çeklerin tahsil edildiği, kalan 4 adet toplam 578.033,00 TL tutarlı çeklerin karşılıksız olduğu ve tahsil edilemediği hususu dikkate alınarak, davacıların murisinin, tahsil edilen 245.987,48 TL'lik çek tutarı yönünden %23'ü oranında alacağını talep edebileceğine karar verilmesi halinde, davacıların murisinin alacağının 56.577,12 TL olduğu, Dosya kapsamında, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıların murisi adına dava dışı kişilere yapıldığını belirttiği 4 adet toplam 12.702,35 TL'lik tutar ile 6 adet toplam 35.600,00 TL'lik tutarın davacıların murisi adına yapıldığına ilişkin dosya kapsamında somut belgenin bulunmadığı, dinlenen davalı şirket tanıklarının, davalı şirketin davacıların murisine borcunun bulunmadığı, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıların murisine ödemeler yapıldığı yönünde beyanların bulunduğu, dosya kapsamında yapıldığı belirtilen ödemelere ilişkin bir açıklamanın yapılmadığı, somut belge sunulmadığı, bu sebeple tanık beyanlarının hukuki değerlendirmesi mahkememize ait olmak üzere, işbu ödemelerin davacı adına yapıldığının kabulü halinde davacıların murisinin alacağının bulunmadığı, fazladan 21.690,03 TL tutarında ödeme yapılmış olacağı hesaplandığı İşbu alacağından dosya kapsamına göre direkt olarak davacıların murisinin banka hesabına yapılan 7 adet toplam 29.964,80 TL'lik ödemenin düşümü yapıldığında, davacıların murisinin alacağının 26.612,32 TL olarak hesaplandığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Müteveffa ile davalı şirket, 18.12.2017 tarihli sözleşme gereğince sözleşme bedelinin %23'ünün ödenmesi hususunda mutabık kaldıkları Bir kısım ödemeler Müteveffa adına yapılmış ve kök raporda toplamı 29.964,80.-TL olarak hesaplanmıştır. Kök raporda yer verilen bu ödeme kalemlerinde, müteveffanın ölüm tarihinden sonra yapılan tek ödeme 08.02.2019 tarihinde yapılan 3.000.-TL olduğu, Davalının iddiası bir kısım fatura ödemelerinin ise müteveffa adına yapıldığı yönündedir ki bu bedel: 12.702,35 -TL'dir ve bu bedel davalı yasal defterlerinde davacı adına kayıtlı olmadığı Davalının çalışanlarına davalı adına yapıldığı iddia edilen ödemeler toplamının; 35.600.-TL olduğu ve bu bedel davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı Dosya içeriğine sunulan bilgi ve belgeler kapsamında 2 adet çek toplamı 245.987,48 TL'nin hakediş ödemesi olarak tahsil edildiği, ancak 5 çek toplamı 578.033,00 TL'nin ise çekin ise karşılıksız çıkması ile tahsil edilemediği, Hakedişi yapılan iş tutarı toplam olarak 824.020,48 TL olmakla beraber tahsil edilebilen tutarın 245.987,48 TL ve anılan rakamın 9023'ü 56.577,12 TL olduğu düşü inde; tahsil edilmeyen tutarlara dayalı bir ödemeden söz etmenin mümkün olmayacağı, kaldı ki sözleşme içeriğinde ödenecek bedelin iş bitimi ve tahsilatından sonra ödeneceği akdedilmiş olduğundan bir ödeme doğup doğmayacağı yönündeki değerlendirmenin mahkememiz takdirinde olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ---" Ben davalılar murisini ------ tanırım, biz hastanelerdeki plastik zemin kaplama işini yapardık, davacı şirket yetkilisi ---- bey idi, ben önceden ---- çalışıyorum, ---- bey beni ---- gönderdi, kendi aralarında bir çek alış verişi olmuştu, ---- bey bu işlerden dolayı zarar görmüş, oraya götürdüğüm malzemeleri ve maaşımı ---- Bey verirdi, davalılar murisi ---- Bey, ------ beyden iş yapacağımı diye para alıyordu, işler bozulunca paraları vermedi, benim işler bozulunca bu süreçteki maaşımı ---- bey verdi, davacı ile davalı arasındaki ihtilafla ilgili bilgim yoktur, ------ bey davalı murisine yardım ediyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ----- beyanında; " Ben davalı şirkette daha önce 4-5 yıl civarı muhasebeci olarak çalıştım. En son 4 yıl önce işten ayrıldım. Çalıştığım şirketle muris ...'ın iş yaptığını biliyorum. Olay 2018 yılındadır. --- şirketine ait inşaatın elektrik işlerini ----- şirketi almıştır. ... ----- şirketinin sahiplerinin akrabasıdır. ... aracı oldu. İş davalı şirkete geldi. İşler yapıldı. Teslim yapıldı. Faturalar kesildi. Ödemelerin bir kısmını aldık. Bir kısmı da çekler verildi. Ancak karşılıksız çıktı. Davalının ödemenin yapılmasından dolayı sözleşmeyi feshedip etmediğini bilmiyorum. Çekler yazdırıldı. İcra işlemleri yapıldı. Bir araca haciz konulduğunu biliyorum. Biz davalı şirket olarak ...'a banka yoluyla ve cep telefon faturalarını ödedik. Onun adına başka yerlere ödeme yaptık. Ödemeleri tam olarak davalı şirket yapmıştır. Bildiğim kadarıyla davalı şirketin herhangi bir borcu kalmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davanın mütevvefa ... ile davalı şirket arasında imzalanan komisyonculuk hizmeti anlaşması ile ------ Projesi kapsamında yapılacak elektrik kuvvetli ve zayıf akım işlerine ait dava dışı---- firması ile davalı ----- arasında 18.12.2017 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesi kapsamında alınacak bedeller oranında yapılan ödemelerin tahsile ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Müteveffa ile davalı şirket, 18.12.2017 tarihli sözleşme gereğince sözleşme bedelinin % 23’ünün ödenmesi hususunda mutabık kalmışlardır. Dosya kapsamında, incelenen davalı ticari defterlerinde, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıların murisi adına yapıldığını belirttiği 4 adet toplam 12.702,35 TL'lik tutar ile 6 adet toplam 35.600,00 TL'lik tutarın davacıların murisi adına yapıldığına ilişkin somut bir belgenin sunulmadığından bu yöndeki davalı tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Müteveffa ile davalı şirket, 18.12.2017 tarihli sözleşme gereğince sözleşme bedelinin % 23’ünün ödenmesi gerektiğinden davacıların murisinin banka hesabına yapılan 7 adet toplam 29.964,80 TL'lik ödemenin düşümü yapıldığında, davacıların murisinin bakiye alacağının 26.612,32 TL olduğu kanaatine varılmakla bilirkişilerin bu yöndeki tespitleri hükme esas alınarak açılan davanın kısmen kabulünü fazlaya yönelilk alacak iddiası ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 26.612,32 TL'nin dava tarihi olan 20/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya yönelik talebin reddine, 2-Karar harcı 1.817,89 TL 'den davacı tarafça yatırılan 112,32 TL peşin harç ve 2.612,60 TL Tamamlama harcından mahsubu ile arta kalan 907,03 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 112,32 TL peşin harç ve 2.612,60 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.769,32 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.804,25 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.134,85 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 3.275,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.728,78 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 26.612,32 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.00,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 220,16 TL'nin davalıdan, 1.099,84 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.