İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/24 E. 2025/839 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/24
Karar No
2025/839
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/24 Esas KARAR NO: 2025/839 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2022 KARAR TARİHİ: 18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının hak sahibi ve yetkilisi olduğu------ adresinde yapılan haberin gerçekdışı olduğunu, haberde müvekkil şirketin hedef gösterildiğini, haberde özel okullar tarafından bir platform kurularak öğretmenlerin fişlendiği gibi bir iddia ileri sürüldüğünü, haberin özele indirgenerek müvekkilinin hedef alındığını, içerikte belirtilen öğretmenlerin fişlendiği yönündeki iddianın tamamen gerçekdışı olduğunu, müvekkillerinin işleteni olduğu ------ ilişkilendirilmesinin de tamamen hasmane bir tutumla ve müvekkillerimizi hedef göstermek maksadıyla dile getirildiğini, haberin ---- eğitim öğretim yılı için erken kayıtların başladığı bir dönemde yapılması, müvekkilinin işleteni olduğu------ itibarsızlaştırarak zor durumda bırakmayı ve bu şekilde ekonomik bir çöküntüye sürüklemeyi amaçladığını, bu haberlerin etkisi ile kayıt dönemi çok sancılı geçmiş ve birçok öğrenci velisi bu habere atıf yapmak suretiyle sorgulamalarda bulunduğunu, kayıt yenilemeleri yapılmadığını, okulda istihdam edilmek istenen öğretmenlerin bir kısmı çalışmaktan vazgeçtiklerini, haber içeriğinden soyut bir ihbardan bahsedildiğini, buna dair idari ya da adli bir işlem ya da karar da söz konusu olmadığını, anılan yayın kuruluşunca, hiçbir bilgi ya da belgeye dayanmaksızın verilen işbu haberlerin, kötü niyetle verildiği ve sadece --- kurucusunu karalama ve itibarsızlaştırma amacıyla yayınlandığını, haber içeriklerinde,----- kurucusu olan ve bu okullarda uygulanan eğitim sistemleri ile ulusal ve uluslararası alanda tanınmışlığa sahip ---- şahsına yönelik olarak da asılsız ithamlarda bulunulduğunu, dava dışı ---- şahsına yönelik yapılan bu asılsız haberlerle bir marka haline gelen ------ da ayrıca zarar gördüğünü, bu haberlere ilişkin olarak haberin kaynağı olan birlik sendikası tarafından tekzip yayınlandığını, haberin yayınlanması ile ------ talep kitlesinde oluşan şüphe ve soru işaretlerinin giderilmediğini, haber içerikleri ile müvekkilinin kişilik haklarına açık ve ağır bir saldırı söz konusu olduğunu, ayrıca müvekkilinin ticari itibarı da ciddi oranda zedelediğini, anılan haksız fiili nedeniyle müvekkilinin uğradığı manevi zararlara karşılık olmak üzere 30.000-TL manevi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği haber tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu haberin içeriği ile ilgisi olunmaıdğını, Dava konusu haberin, birlik sendikası merkez yönetim kurulunun yaptığı imzalı, resmi, açıklaması olduğunu, Toplumun Anayasal haber alma hakkı kapsamında, sendika açıklamasının, basın haberi olduğunu, Haberin, gerçek, güncel, sendika açıklamasına ilave yapılmadığını, hakaret içermediğini, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını, yazıda hukuka aykırılık olmadığını ileri sürerek, haksız ve hukuksuz davanın usul ve esastan reddine haber, güncel, sendika açıklamasını toplumun haber alma hakkı kapsamında sunan, içeriğinde, hakaret, kişilik haklarına saldırı içermeyen haber olduğunu, sendika açıklaması olması nedeniyle gerçek olduğunu, tazminata neden olacak saldırı, kusur, haklı ve hukuki neden olmadığı hiçbir illiyet bağı bulunmadığı için davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Anayasanın 26. Maddesine göre; – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 58. Maddesine göre; kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir ---------İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir --------İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin "ifade özgürlüğü" başlıklı 10. maddesine göre her fert, ifade ve izhar hakkına maliktir. Bu hak içtihat hürriyetini ve resmi makamların müdahalesi ve memleket sınırları mevzuubahis olmaksızın, haber veya fikir almak veya vermek serbestisini ihtiva eder. ----- maddelerine göre, haberleşme hürriyeti, ifade hürriyeti, basın hürriyeti, süreli ve süresiz yayın, temel haklardandır.----- basın ve ifade hürriyetinin sınırlarını geniş yorumlamaktadır. Özellikle eleştirinin politikacılara yönelmesi durumunda sınırlar daha geniş tutulmaktadır. AİHM çeşitli kararlarında aşağıdakine benzer açıklamalara yer vermiştir; "Sözleşmenin 10/1 fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğü, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlardan birini oluşturur. İfade özgürlüğü sadece lehte olan ve muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görünen haber veya fikirler için değil aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulanır. Bir siyasetçiye yönelik eleştirilerin kabul edilebilir sınırları, özel bir şahsa yönelik eleştiri sınırına göre daha geniştir. Bir siyasetçi, özel şahıstan farklı olarak her sözünü ve eylemini bilerek ve kaçınılmaz bir biçimde gazetecilerin ve halkın denetimine açar. Bu nedenle daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadır." ----------Matufiyet kelime anlamı olarak, “yöneliklik, yönelmiş olmaklık” olarak tarif edilmektedir. Özellikle kişilik haklarına saldırı sebebiyle tazminat istemini içeren davalarda söz konusu olan matufiyet şartı, açıkça kanunda yer almamakla birlikte, Yargıtay içtihatlarıyla hukukumuza girmiştir. Matufiyet şartı içtihatlarda adı, sanı, kimliği belli olmasa da ona yöneldiği konusunda kuşku bırakmayacak şekilde ithamlara, yönelimlere yer veren ifadeler olarak kabul edilmektedir. Matufiyet yargısal kararlarda yayın ile şeref ve haysiyetine veya özel yaşamına dolayısıyla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden yönünden varlığı aranan önemli bir koşul olarak tarif edilmiş, matufiyetin varlığını kabul için o yayında veya konuşmada, ya kişinin adından açıkça söz edilmesi ya da konumunun, sıfatının gösterilmesi veya bunlardan söz edilmese dahi yayın içeriğinden bu kişinin amaçlandığı, sözlerin ona yönelik olduğunun anlaşılması veya anlaşılabilir olması şartları aranmıştır.--------Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tazminat talebine konu yazı incelendiğinde, yazı içeriğinin------ isimli internet sitesi ve konu ile ilgili olarak ------ yaptığı açıklama ile ilgili olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için yasa gereği bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı bulunması, kişilik hakkı saldırıya uğrayan ile zarar gören kişinin aynı olması, manevi bir zarar bulunması, nedensellik bağının olması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurunun veya bir kusursuz sorumluluk halinin bulunması gerektiği, ancak mezkur yazıda davacı şirketin hedef gösterilerek ticari itibarını zarara uğratacak, kişilik haklarına aykırılık teşkil edecek nitelikte bir beyanın yer almadığı, yazı içeriğinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, bu haliyle yazı ve içerik bir bütün olarak değerlendirildiğinde kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40- TL harçtan, peşin alınan 512,33 TL harçtan mahsubu 103,07 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı veklinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/24, K. 2025/839, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-24-e-2025-839-k-c067b4e14934