İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/881 E. 2025/306 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/881
Karar No
2025/306
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/881 KARAR NO : 2025/306 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki bulunmakta olup davacı müvekkil ---- şirketinin davalı şirket ------ 888.668,85 TL fatura ve cari hesap kaynaklı alacağı bulunmakta olup işbu alacağına ilişkin 09.10.2023 tarihinde ------. İcra Müdürlüğü -----Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır. Yapılan bu takibe davalı/borçlu tarafından haksız olarak itiraz edilmiştir. İşbu haksız ve kötüniyetli itiraz üzerine icra takibi durdurulmuştur. Yapılan itiraz üzerine tarafımızca söz konusu uyuşmazlık hakkında, dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında 17.11.2023 tarihinde ----- Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapılmış olup, ----- dosya numaralı arabuluculuk görüşmeleri neticesinde süreç 27.11.2023 tarihinde ANLAŞMAMA şeklinde sona ermiştir. Davalı taraf 17.10.2023 tarihinde ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına, işlemiş faize, zamanaşımına ve takibin tüm ferilerine yasal süresi içinde itiraz etmiştir. İtiraz üzerine------. İcra Müdürlüğü tarafından verilen karar ile 18/10/2023 tarihinde takip durdurulmuştur. Davalı icra takibinin dayanağı olan faturaları teslim almış, yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmayarak içeriklerini ve tutarlarını kabul etmiştir. Davalının itirazı kötüniyetli olup, müvekkilim şirketin alacağını sürüncemede bırakmak gayreti ile yapılmıştır. Kötüniyet kanunen himaye görmeyeceğinden haksız ve yersiz itirazın reddi gerekir. Kesin ve haklı alacağımızın karşı tarafça da bilinmesine rağmen icra dosyasına itiraz edilmesi haksız ve kötüniyetli bir davranış olup, bu haksız ve kötüniyetli davranış nedeni ile davalının iş bu dava ile talep etmiş olduğumuz alacağımızın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle: Davamızın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına Asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı -----müvekkil şirkete 09.10.2023 tarihinde ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatmış, takip haksız ve mesnetsiz olduğundan tarafımızca itiraz edilmiş, davacı taraf bu defa mahkemeniz ------ Esas sayılı dosyasıyla İtirazın İptali Davası Açmıştır. Davacı tarafın dava nedenleri yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmesi istemiyle cevaplarımızı sunmak gerekmiştir. Davacı şirketin iddia ettiği gibi ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz edilmemiştir. Davacı şirket ile müvekkil şirket arasında cari hesap ve fatura alacağına ilişkin iddia edildiği gibi borç ilişkisi bulunmamaktadır. Taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunmaktadır ve müvekkil şirket taraf şirketlerin anlaşmaları doğrultusunda ödemeler yapmıştır. Kabul anlamına gelmemekle beraber ödeme emrine konu borcun varlığı bin anlığına kabul edilse dahi davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ihtarname çekilmeden icra takibi başlatılıp akabinde itirazın iptali davası açılması usul ve yasaya aykırıdır. Davacı taraf icra takibinin dayanağı olan faturaların teslim alındığını ve itirazda bulunulmadığını iddia ederek, içerik ve tutarların kabulü anlamına geldiğini iddia etmişse de yukarıda açıklandığı üzere müvekkil şirket ticari ilişkiden doğan hak ve yükümlülüklerini yerin getirmiş, haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığında da itiraz etmiştir. Borç paranın ödenmesi ile ilgili hukuki işlemler, borçlu ile alacaklı arasında yazılı bir ödeme vadesi belirlenmemişse ihtarname ile başlatılmalıdır. Borç paranın iadesi ihtarnamesi ile borçluya altı hafta süre verilmeli, bu sürenin sonunda borç ödenmemişse icra takibi başlatılmalıdır. İhtarname gönderilmeden başlatılan icra takibine itiraz edilmişse açılacak itirazın iptali davası usule açıkça aykırı olduğundan usulden reddedilmelidir. Davacı şirket, müvekkil şirkete ihtarname gönderip altı hafta süre vermeden icra takibi başlattığından takip usulsüzdür. Anılan nedenle, öncelikle işbu dava usule aykırı olduğundan reddine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. Müvekkil şirket davacı şirkete muaccel olan borçlarını süresinde ödemiş olup, müvekkil aracı firmaya 27.500 Dolar ödemiştir. Yapılan ödemeleri ile cari hesaplarına ilişkin kayıtlar müvekkil şirketin muhasebesinde mevcuttur ve ilgili evrakları mahkemenize sunmak üzere şirketin ilgili departmanına yazı yazılmış olup mahkemenize sunulacaktır. Cari hesaplar ile diğer kayıtlar incelendiğinde davacı tarafın haksız menfaat elde etmek amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ve yargılamanız sırasında re'sen gözetilecek sair sebeplerle, Davalı müvekkil aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılan Davanın Reddine, Davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , Yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacı ve davalının yerinde inceleme talebinde bulunduğu görüldü. Teknik bilirkişi raporu sonuç kısmında: " 3. SONUÇ Yukarıda yapmış olduğum inceleme ve tespitlerime istinaden, hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davalı tarafından bilirkişi incelemesine yasal defter sunulmamıştır.  Davacının yasal defterlerine göre, davalının cari hesabı icra takip tarihi itibariyle 888.668,85 TL borç bakiye vermektedir. Diğer bir ifadeyle, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 888.668,85 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu alacak tutarı dava konusu icra takibinde yer alan cari hesap ve fatura alacağı ile uyumludur.  Davacının dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu faturaların tamamı davacının yasal defter kayıtlarında yer almaktadır. Diğer taraftan, davacı tarafından sunulan sevk irsaliyelerinde yer alan ürünlerin dosyaya sunulan faturalarda yer alan ürünlerle uyumlu olduğu teyit edilmiştir.  Davacının vergi dairesine yapmış olduğu bildirimler ile yasal defter kayıtları uyumludur. " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı defterlerine ilişki teknik bilirkişi 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmında: " Yukarıda yapmış olduğum inceleme ve tespitlerime istinaden, hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davalının yasal defter kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 238.881,31 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu tutar davacının icra takibinde yer alan toplam alacak tutarıyla uyumludur (0,02 kuruş fark ihmal edilmiştir). Tarafların mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin beyanlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, söz konusu beyanlarda yer alan tutarlar ile davalının yasal defter kayıtlarında yer alan tutarlar da uyumludur. " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. DELİLER *-----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası kayıtları *Davacı ve davalı şirket şirket ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları, *Bilirkişi raporları, *Tüm dosya kapsamı, İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyamız arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (-2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3:)"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. "Türk Tcaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK) m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır. Somut olayda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacı ----, davalı------ aleyhine başlatılan ilamsız takipte borca yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. Davacı taraf, taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki çerçevesinde fatura karşılığı ürün sevkiyatı yapıldığını, faturaların düzenli şekilde davalı tarafa iletildiğini, bu faturalara karşı süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, cari hesap ekstresi ile birlikte borcun açıkça ortaya konulduğunu belirterek itirazın iptalini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı taraf yargılamaya katılmış, ancak mahkememizce kendisine kesin süre verilmesine rağmen ticari defterlerini süresi içinde ibraz etmemiştir. HMK m.222/2 gereğince, ticari defterlerini sunmayan taraf, diğer tarafın defter kayıtlarıyla bağlı kabul edilir. Dosya kapsamındaki bilirkişi incelemesinde yalnızca davacı tarafın yasal ticari defterleri incelenebilmiştir. Bilirkişi raporuna göre;Davacının yasal defter kayıtlarına göre, davalının cari hesabı takip tarihi itibariyle 888.668,85 TL borç bakiyesi vermektedir.Davacının sunmuş olduğu faturalar, cari hesap ekstresi ve sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup, defter kayıtlarıyla doğrulanmıştır.Davacı tarafından sunulan belgelerde, faturaların konusu olan ürünlerin davalıya sevk edildiği, karşılığında ödeme yapılmadığı ve buna rağmen borca süresinde bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ticari defterlerin süresi içinde sunulmaması nedeniyle, HMK m.222/2 gereğince davacının defter kayıtları esas alınmış; defter-fatura ve cari hesap dökümü arasında tutarlılık bulunduğu gözetilerek, davacının alacağının varlığı sabit görülmüştür.Sonuç olarak, davalının itirazının haksız olduğu kanaatine varılmış olup, davacının talebinin kabulü gerekmiştir.Alacak faturaya dayalı likid olduğundan icra inkar tazminat talebini kabul etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 888.668,85-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, 3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 60.704,97-TL harçtan peşin alınan 10.732,91-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 49.972,06-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 136.413,64- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan toplam 4.625,00- TL yargılama gideri ve 11.041,16-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/881, K. 2025/306, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-881-e-2025-306-k-7bbb4e94d4fc