İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/33 E. 2024/827 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/33
Karar No
2024/827
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/33 KARAR NO: 2024/827 DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HAKSIZ EYLEMDEN KAYNAKLANAN ZARAR NEDENİYLE) DAVA TARİHİ : 27/11/2019 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Mahkememizden verilen 01/04/2022 tarih ve ---- Esas ---- sayılı kararı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin 20/12/2022 tarih ve ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketince teminat altına alınmış olan “----” emtianın dava dışı sigortalı -----fabrikasından Türkiye'ye nakliyesi davalı/borçlu taşıyan tarafından üstlenildiğini, Sigortalanan emtia 10.05.2018 tarihinde davalı/borçlu taşıyanın ----- plakalı aracına yüklenerek Türkiye'ye gelmek üzere yola çıkmış ise de kimliği belirsiz kişiler tarafından araçta bulunan emtianın çalındığı anlaşıldığını, hırsızlık sebebiyle zayi olan emtia için müvekkil şirket ekspertiz raporü doğrultusunda sigortalısına 155.749,16 TL hasar tazminatı ödediğini, ödenen tazminatın tahsili için 1 no'lu taşıyıcı şirket ve onun sigortacısı 2 no'lu davalı sigorta şirketine ----İcra Müdürlüğünde ---- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız İcra takibi başlatıldığını, davalılar (borçlu)lar süresi içinde borçlu olmadığı iddiası ile borca, takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalıların itirazı aşağıda açıklanan sqbeplerle ve mesnetsiz olup itirazlarının iptali gerektiğini, davacı şirket nezdinde ----- no'lı Naklîyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalanmış olan 1 nolu davalı/borçlu şirketin taşıma sorumluluğu altında Türkiye'ye getirilirken kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındığı, ekspertiz raporunda sigortalı emtianın Türkiye sınırları dışında davalı taşıyıcı şirketin sorumluluğu altındayken çalındığı belirtildiği, kaldı ki bu hususu 1 nolüu davalı taşıyan ile müvekkil şirketin sigortalısı arasında e-postalar ile sabit olduğunu, davalıların (borçluların) haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına (2 no.lu davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf yukletılmesme karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal 1 (bir) yıllık süre geçirildikten sonra açılan davanın, zamanaşımı def'imiz nazara alınarak usulden reddini talep ettikleri, Yapılan ödemenin, iddia edilen hasarı teminat altına alıp/almadığı muallaktır/belli olmadığını, dava konusu taşıma işlemini gerçekleştiren---- plakalı sayılı araç, davalı müvekkil şirket e ait olmadığını, Uyuşmazlığa konu taşımada ---- "taşıyıcı" sıfatı bulunmadığından, davanın reddi gerekmekte olduğu, mevcut taleplerin, diğer davalı ---- yöneltilmesi gerekmekte olduğu, Davalı müvekkili şirketin taşıyıcı olmaması ve bu bağlamda, sorumluluğunun mevcudiyetinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile CMR konvansiyonunun 23/3. maddesi uyarınca öngörülen sorumluluk sınırlı olduğu, Bu madde uyarınca taşıyıcının sorumluluğu, eksik brüt ağırlığın (zıyaa uğrayan emtianın brüt ağırlığının) beher kg.’si başına 8,33 hesap birimini (özel çekme hakkı) geçemeyeceği, Yukarıda açıklanan hususlar dâhilinde ve fakat müvekkili şirkete kusur atfedilebilecek bir sebepten dolayı ortaya çıkan herhangi bir zararın ve sorumluluğun varlığını kabul anlamına gelmemek üzere; hasar bildirimi yasal süresi içerisinde yapılmadığı, Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirket icra takibinde faiz talep etttiği, Davalı müvekkili hiçbir şekilde temerrüde düşürülmediğinden, faiz talebinin reddini talep ettikleri, Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacı sigorta şirketi vekili icra takibinde, avans faiz talebinde bulunmuştur. İşbu davada (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) talep edilebilecek faiz yasal faiz olduğu, Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle davanın zamanşımı yönünden reddini, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise yasal mevzuata aykırı, haksız, mesnetsiz davanın müvekkili şirket yönünden reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, davacı sigorta şirketinin zarar gören emtiaya ilişkin sigortalısının zararını karşıladığından bahisle, davalı taşıyan ve sigortacısına karşı rücuen tazmin amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur. ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin 20/12/2022 tarih ve ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamıyla belirtilen eksiklikler celbedilmiştir. Davalı --- firmasının, davalı ---- Sigorta firması tarafından düzenlenen ----- no.lu ve 350.000,00 USD limitli Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk sigortası sureti celbedilmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesi sunmuştur. Ödeme emrinin davalı ----- 17/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 21/05/2019 da borca itiraz ettiği görülmüştür. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu hasarın ---- no.-lu poliçe vadesi ide ve teminat kapsamında meydana geldiği, dava dışı sigortalının poliçede belirtilen hasar ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı şirketinde yasa ve yönetmeliklere uygun ola ak eksper görevlendirmesi yaptığı, ---- no.lu poliçe kapsamında ödenebilir tazminat tutarı 155.749,16 TL olarak hesap edildiği, hasar taşıyıcı davalı ----- firmasının sorumluluğunda meydana geldiğinden ve davacı şirketin ödenebilir tazminat tutarını dava dışı sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğundan, hasarın ---- firmasına rücu imkânı olduğu, uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyonu ve Türk Ticaret Kânunu hükümlerinin birlikte uygulama alanı bulacağı, somut olay bakımından meydan gelen zıyal hasarında davalı taşıyıcının geçici zilyetliğindeki emtia-eşyaya özen borcunu göstermeyerek edimini ifa etmediği değerlendirildiği, meydana gelen komple taşıt yükü zıyaı hasarında davalı taşıyıcının CMR m25 atfı ile CMR m.17/1 uyarınca hata ve kusurlu olduğu değerlendirildiğinde, davacı yanın davalı yandan gerçek hasar zararı olan 155.749,16 Türk Lirası talep edebileceği, davalı ---- firmasının, davalı ---- firması tarafından düzenlenen ---- no.lu ve 350.000,00 USD limitli Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası olduğu hasarın bu poliçe kapsamında muafiyet tenzili sonrası tazmin edilebileceği görüşünü bildirmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası alınan Bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dava konusu taşıma işleminden Asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının müteselsilen sorumlu oldukları değerlendirildiğinden Davalı ----- dava konusu işlemde her ne kadar Fiili taşıyıcı olmasa da bu işlemde Asıl taşıyıcı olması sebebiyle ortaya çıkan hasar veya kayıp nedeniyle sorumluluktan kurtulamayacağı, taşımacılık yönünden ayrıca Kök raporda CMR konvansiyonu kapsamında gerekli değerlendirme, tespit ve hesaplamalar ayrıntılı olarak yapılmış olup, Davacının talep etmiş olduğu 155.749,16 TL tutarının CMR konvansiyonu ile belirlenen sınırlı sorumluluk ilkesi kapsamında hesaplanacak tutardan (Zayi olan eşyaların toplam Brüt kilosu x 8,33SDR) daha düşük olduğundan kök raporda yer verilen bu tespitlere bu yönde eklenecek başkaca bir husus olmadığı, ----. tarafından düzenlenen ----- nolu poliçe kapsamında alt taşıyıcı için teminat verilmediğinden konu zarara ilişkin olarak ---- sorumluluğu bulunmadığı bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası Bilirkişi heyetinden alınan EK raporda özetle; CMR Konvansiyonunun yukarıdaki 32. Maddesine göre Taşıma işlemlerine ilişkin olarak açılacak davaların normal şartlarda 1 yıl içerisinde açılması gerekeceği fakat bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlu durumlarda ise bu sürenin 3 yıl olarak dikkate alınacağı sabit olduğu, öncelikle dava konusu taşımanın 10.05.2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında CMR Konvansiyonunun yukarıda belirtilen 32./1-(a), (b) ve (c) maddesine istinaden Normal şartlarda 1 yıllık olan dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapıldığında buradaki takdir Mahkemeye ait olmak üzere CMR Konvansiyonunun 32/1(c) maddesinde belirtildiği gibi taşıma mukavelesinin akdedildiği yani 10.05.2018 tarihinden sonraki 3 aylık dönemin sonundan itibaren 1 yıllık dava açma süresinin işlemeye başlayacağı değerlendirildiği, davacı tarafından---- İcra Müdürlüğüne dava açma süresi içerisinde ----- Esas Sayılı dosya üzerinden 10.05.2019 tarihinde ilamsız icra takibine başlanıldığı ve davalı tarafların itirazları sonucu bu takibin durdurulduğu ve iş bu davanın ise 27.11.2019 tarihinde açıldığı görülmekte olduğu, davacı tarafından icra takibine başlanılan 10.05.2019 tarihinin de dikkate alınarak davanın kabulü ile ilgili taktir Mahkemeye ait olduğu, ayrıca CMR konvansiyonunun 32/2. Maddesi ile zaman aşımı süresinin durmasının düzenlendiği değerlendirildiği, buna göre hak sahibi tarafından taşıyıcıya yapılacak yazılı taleplerde zaman aşımı sürelerinin duracağı da değerlendirildiği, bununla birlikte dava konusu olay etraflıca ele alındığı zaman ortada teslim ex leyen malların olduğu ve bu malların nerede ve nasıl kayba uğradığı açık olmadığı, her ne kadar taşıma işlemine konu olan malların çalındığı belirtilmiş olsa da bu hırsızlık olayının nerede ve ne şekilde meydana geldiğini ortava koyan bir belgeye dava dosyasında rastlanılmadığı, dolayısıyla taşıyıcı, en yüksek özeni göstererek eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi, buna karşılık gönderen veya gönderilen ise taşıyıcıya taşıma ücretini ödemeyi borçlanmakta olduğu, taşımacıların gerek ulusal mevzuat gerekse de Uluslararası Taşıma mevzuatı uyarınca eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar olan süre içerisinde eşyanın zıyanından ve hasarından doğacak zararlardan sorumlu olduğu, bu noktada ortaya çıkan hırsızlık olayında Mahkeme tarafından taşımacının ağır kusurlu olduğu yönde kanaatte bulunulması durumunda dava açma süresi olarak CMR konvansiyonunun 32.1. Maddesinin “bilerek hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır” şeklinde olan hükmü gereği 3 yıllık dava açma sürenin değerlendirilebileceği düşünüldüğü, buradaki taktir de Mahkemeye ait olduğu, ortada taşıma sorumluluğunu üstlenen davalı taşımacı tarafından teslim edilen bir mal olmadığı ve hatta taşımaya konu olan bu malların nerede ve ne şekilde çalındığına ilişkin bir belgeye de dava dosyasında rastlanılmadığından sebeple bu malların nerede ve nasıl kayba uğradığı açık olmadığı, davalı taşımacı tarafından malların akıbeti hakkında dosyaya sunulmuş olan somut bir belgeye bilirkişi heyetimizce rastlanılmadığı, durum böyleyken ortada teslim edilen bir mal olmadığı göz önüne alındığında kayıt düşülen Teslim CMR'sinden de söz edilemeyeceği değerlendirildiği, 155.749,16 TL'nin hangi kriterlere göre hesaplandığı ile ilgili yine 31.08.2021 tarihli bilirkişi kök raporunda gerekli tespit ve hesaplamaların CMR Konvansiyonu kapsamında etraflıca yapıldığı ve kök raporda yer verilen bu tespitlere bu yönde eklenecek başkaca bir hususun olmadığı, dava dosyasında yer alan mail yazışmaları (Dava dışı sigortalı ile Davalı arasında yapılan yazışmalar) “ve bu yönde Ekspertiz raporunda yer verilen bilgiler dikkate alındığında Davalı taşımacı olan---- dava dışı sigortalı tarafından bildirimde bulunulduğu görülmüş olup hasar tespiti ile alâkalı olarak ise gerek Dava dosyasında yer alan Ekspertiz raporu gerekse de 31.08.2021 tarihli Bilirkişi Kök raporunda CMR Konvansiyonu kapsamında gerekli tespitlerde bulunulduğu, asıl taşımacı olan --- önceki unvanının -----olduğu dolayısıyla her iki şirketinde aynı şirket olduğu ve Dava konusu emtianın dava dışı sigortalının ----- adresindeki fabrikasından 09,05.2018 tarihinde asıl taşımacı olan --- numaralı davalı----sorumluluğunda ----- plakalı araca yüklenerek dava dışı sigortalının TÜRKİYE'deki adresine tahliye edilmek üzere sevk edildiği, ancak ithal edilen ürünlerin 31.05.2021 tarihinde hala dava dışı sigortalıya teslim edilmemiş olması üzerine çalındığı anlaşılan emtia ile ilgili davacı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğu, davacı şirketin --- no.lu hasar dosyasını açarak hasarın tespiti için --- birliğinin levhaya ---- no ile kayıtlı ---- Hizmetleri firmasını görevlendirdiği görüldüğü, vaki (kaybolma/çalınma/teslim edilmeme) olayının ----- no.lu poliçe vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, dava dışı sigortalının poliçede belirtilen hasar ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı şirketinde yasa ve yönetmeliklere uygun olarak eksper görevlendirmesi yaptığı tespit edildiği, dava konusu hasar ---- numaralı davalı ---- Firmasının sorumluluğunda meydana geldiğinden ve davacı şirketin ödenebilir tazminat tutarını dava dışı sigortalısına ödeyerek, sigortalısının haklarına halef olduğundan, hasarın - numaralı davalı -----. firmasına rücu imkânı olduğu kanaatine varıldığı, bununla birlikte ---- numaralı davalı olan ---. tarafından düzenlenen ----- nolu poliçe kapsamında alt taşıyıcı için teminat verilmediğinden, konu zarara ilişkin olarak ---- sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varıldığı, Dava konusu iddia edilen hasara ilişkin olarak; ---olarak Cmr sigortacısı --- numaralı davalı olan ----- dosya üzerinden kayıt açılarak, gerekli tespit ve incelemeleri yapmak üzere eksper tayin ettiklerini bu anlamda davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydı ile mevcut taleplerin diğer davalı ----öneltilmesi gerektiği, dava dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; CMR Konvansiyonunun 32.maddesi yönünden, yukarıda değerlendirmeler kısmında açıklandığı üzere, 1 yıllık dava açma süresi CMR Konvansiyonunun 32/1(c) maddesine istinaden taşıma mukavelesinin akdedildiği yani 10.05.2018 tarihinden sonraki 3 aylık dönemin sonundan itibaren işlemeye başlayacağı, ortada teslim edilmeyen malların olduğu ve bu malların nerede ve nasıl kayba uğradığının açık olmadığı, her ne kadar taşıma işlemine konu olan malların çalındığı belirtilmiş olsa da bu hırsızlık olayının nerede ve ne şekilde meydana geldiğini ortaya koyan bir belgeye dava dosyasında rastlanılmadığı hususları da göz önüne alınarak meydana gelen hırsızlık olayında Mahkeme tarafından Taşımacının Ağır kusurlu olduğu yönde kanaatte bulunulması durumunda dava açma süresi olarak CMR konvansiyonunun 32.1. maddesinin “bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır” şeklinde olan hükmü gereği dava açma süresinin 3 yıl olacağı, 31.08.2021 tarihli Bilirkişi Kök raporda CMR konvansiyonu kapsamında gerekli değerlendirme, tespit ve hesaplamalar ayrıntılı olarak yapılmış olup, Davacının talep etmiş olduğu 155.749,16 TL tutarının CMR konvansiyonu ile belirlenen süre kapsamında hesaplanacak tutardan (Zayi olan eşyaların toplam Brüt daha düşük olduğundan Kök raporda ver verilen bu tespitlerin avnen geçerli olduğu ve bu yönde eklenecek başkaca bir hususun olmadığı, dava konusu hasar 1 numaralı davalı ve Asıl Taşımacı olan-----firmasının sorumluluğunda meydana geldiğinden ve davacı şirketin ödenebilir tazminat tutarını dava dışı sigortalısına ödeyerek, sigortalısının haklarına halef olduğundan, hasarın --- numaralı davalı ve Asıl taşımacı olan --- firmasına rücu imkânı olduğu, ---numaralı davalı ----. tarafından düzenlenen ----- numaralı poliçe kapsamında alt taşıyıcı için teminat verilmediğinden , konu zarara ilişkin olarak---- sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler alınan rapor incelenmiş olup; CMR Konvansiyonunun 32.maddesi yönünden, yukarıda değerlendirmeler kısmında açıklandığı üzere, 1 yıllık dava açma süresi CMR Konvansiyonunun 32/1(c) maddesine istinaden taşıma mukavelesinin akdedildiği yani 10.05.2018 tarihinden sonraki 3 aylık dönemin sonundan itibaren işlemeye başlayacağı, sürenin başlayacağı tarihin 10/08/2018 olduğu, takip talebinin 10/05/2019 tarihinde bir yıllık süre içerisinde başlatılmış olduğu, zamanaşımı defilerinin yerinde olmadığı görülmüştür. Dava konusu hasarın---- no.-lu poliçe vadesi içinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, dava dışı sigortalının poliçede belirtilen hasar ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı şirketinde yasa ve yönetmeliklere uygun olarak eksper görevlendirmesi yaptığı, ---- no.lu poliçe kapsamında ödenebilir tazminat tutarı 155.749,16 TL olarak hesap edildiği, hasar taşıyıcı davalı ----- firmasının sorumluluğunda meydana geldiğinden ve davacı şirketin ödenebilir tazminat tutarını dava dışı sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğundan, hasarın ---- firmasına rücu imkânı olduğu, uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyonu ve Türk Ticaret Kânunu hükümlerinin birlikte uygulama alanı bulacağı, somut olay bakımından meydan gelen hasarda davalı taşıyıcının geçici zilyetliğindeki emtia-eşyaya özen borcunu göstermeyerek edimini ifa etmediği, meydana gelen komple taşıt yükü zıyaı hasarında davalı taşıyıcının CMR m25 atfı ile CMR m.17/1 uyarınca hata ve kusurlu olduğu, davacı yanın davalı yandan gerçek hasar zararı olan 155.749,16 Türk Lirası talep edebileceği, davacı sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, davalı ---- firmasının sorumlu olduğu görülmüştür. 31.08.2021 tarihli Bilirkişi Kök raporda CMR konvansiyonu kapsamında gerekli değerlendirme, tespit ve hesaplamalar ayrıntılı olarak yapılmış olup, Davacının talep etmiş olduğu 155.749,16 TL tutarının CMR konvansiyonu ile belirlenen süre kapsamında hesaplanacak tutardan (Zayi olan eşyaların toplam Brüt daha düşük olduğundan) dava konusu hasar----numaralı davalı ve Asıl Taşımacı olan -----. firmasının sorumluluğunda meydana geldiğinden ve davacı şirketin ödenebilir tazminat tutarını dava dışı sigortalısına ödeyerek, sigortalısının haklarına halef olduğundan, hasarın ----numaralı davalı ve Asıl taşımacı olan ---- firmasına rücu imkânı olduğu, davalı ---- firması tarafından düzenlenen ---- no.lu ve 350.000,00 USD limitli Nakliyat Taşıyıcı sigortası ile davalı sigortanın sorumlu olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda ---- numaralı davalı ---. tarafından düzenlenen ----- numaralı poliçe kapsamında alt taşıyıcı için teminat verilmediğinden bahisle ----sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiş olsada, asıl taşımacı olan---- önceki unvanının ----- olduğu dolayısıyla her iki şirketinde aynı şirket olduğu anlaşılmakla davalı sigortanın poliçe limitinden daha az miktardaki davaya konu 155.749,16 TL'den sorumlu olduğu, ödeme tarihi olan 07/08/2018'den takip tarihi olan 10/05/2019 tarihine kadar avans faizi hesaplandığında 22.965,53-TL olduğu, davacının takip talebinde daha az olarak 22.882,00 TL talep ettiği, taraflar arasındaki işin ticari olması sebebiyle avans faiz isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 155.749,16 TL asıl alacak, 22.882,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 178.631,16 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Karar ve ilâm harcı olan 12.202,29-TL harçtan peşin alınan 2.157,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.044,87-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 2.157,42 TL peşin harç ile 6.153,75 TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 8.311,17 -TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/33, K. 2024/827, T. 08.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-33-e-2024-827-k-2ae59d10bdd2