İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/30 E. 2024/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/30
Karar No
2024/723
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/30 Esas KARAR NO:2024/723 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/01/2023 KARAR TARİHİ: 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile borçlunun adına kayıtlı firma arasında ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, sipariş geçilen malların, borçluya teslim edildiğini, faturasının kesildiğini ve ödeme alındığını ancak takibe konu 5 adet fatura için ödeme alınamadığını, faturaların -----olmasına rağmen Eylül ayına kadar takip başlatılmadığını, borcun ödenmesi konusunda görüşülmesine rağmen bir sonuç çıkmaması nedeniyle alacak için ----- dosyası ile 5 adet fatura toplamı 52.351,04 TL için takip başlattıklarını, takipten haberdar olan borçlunun ödeme emri kendisine tebliğ olmadan, kendi adına kayıtlı şirket hesabından müvekkili firmanın hesabına fatura ödemeleri diye belirterek 53.763,00 TL ödeme yaptığını, daha sonra ödeme emrini alan borçlunun vekili aracılığıyla 14.10.2022 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, 6 aydır talep edilmesine rağmen ödenmeyen alacağın icra takibine geçildikten sonra müvekkili firmaya ödenmesinin alacaklarının haklı nedenden ötürü olduğunun ve itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, yetki itirazını kabul ettiklerini tahsil edilemeyen bakiye alacak için dosyanın yetkili icra müdürlüğü olan----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlemlere devam ettiklerini, arabulucuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını bu nedenlerle borçlunun yaptığı itirazın kaldırılarak ödenmeyen kısım yönünden takibin devamına, itirazın haksız olması nedeniyle ödenmeyen asıl alacak üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını,----şahsi olarak borç yöneltilemeyeceğini, müvekkili tarafından davacı tarafa fatura alacaklarına ilişkin 03.10.2022 tarihinde 53.763,00 TL “fatura ödemeleri” açıklamasıyla ödeme yapıldığını, müvekkiline ---- dosyasından ödeme emrinin 10.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin icra takibinden ödeme emrinin kendisine tebliği ile haberdar olduğunu, 14.10.2022 tarihinde icra takibine, borca ve yetkiye itiraz ettiğini, davacı tarafın müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını bildiği halde ve fatura tutarlarından çok daha fazla bir ödeme yapılmışken haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe devam ettiğini, bakiye kalan alacak için takibe devam edildiği iddia edilmiş olsa da ---- sayılı icra takip dosyasından müvekkili tarafından ödenmiş faturaların kötü niyetli olarak yeniden takip konusu yapıldığını, mükerrer ödeme ve haciz tehdidi altında kalan müvekkilinin 11.11.2022 tarihinde vekili aracılığıyla itiraz ettiğini ve takibin yeniden durduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın icra takibinde açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık konularında defter inceleme hususunda inceleme günü verildiği, davalının defter inceleme gününe katılmadığı, defterlerini ibraz etmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı görüldü.Davacının talimat yolu ile defterlerinin incelenmesi talebinde bulunduğu görüldü.Talimat raporu sonuç kısmında: " Her ne kadar tarafıma ön inceleme duruşma tutanağında belirlenen uyuşmazlık konularını aydınlatacak şekilde rapor hazırlama görevi verilmiş ise de; ön inceleme tutanağında uyuşmazlığın davacılar murisi ve davalı arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesi nedeniyle davacıların davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarına ilişkin olduğu şeklinde tespit yapıldığı ancak dosya kapsamına göre uyuşmazlığın takibe konu faturaların takipten önce ödenip ödenmediği, davalının davacıya takip tarihi itibariyle borcu bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususunda olduğu kanaatine varılmakla bu doğrultuda yapılan incelemede; Davacı -----tacir olduğu ve TTK 64 maddesi gereğince defter tutmakla yükümlü olduğu, davacının 2022 yıllarına ait defterlerinin e-defter statüsünde olduğu, fiziki ortamda tutulan envanter defterinin yasal tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırıldığı, E-defterlerin berat onaylarının yasal süresi içinde yaptırıldığı ve kayıtların ---- hükümlerine uygun olarak tutulduğu, ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, HMK 222 maddesi gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı tespit edilmekle yapılan inceleme de; Takibe konu; ----- davacının ticari defterlerinde --- yevmiye, ------ bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde ----- bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde --- yevmiye----- bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde---- yevmiye----bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde ----yevmiye------faturanın davacının ticari defterlerinde ---- yevmiye Madde numarası ile kayıtlı olduğu, faturaların açık fatura olduğu Faturalara ilişkin ---- düzenlendiği, Taraflar arasındaki fatura bedellerinin birebir olarak kapatılmadığı, açık hesap şeklinde kayıt tutulduğu, yapılan ödemelerin bakiye borçtan düşüldüğü, Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi olan 28.09.2022 tarihi itibariyle bakiye 53.762,74 TL bakiye alacağı bulunduğu, davacının davalıdan takibe konu 6 adet faturaya istinaden 28.09.2022 takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının 52.351,04 TL (talep 52.351,04 TL) olduğu,Davalı tarafından takip tarihinden sonra davacıya 03.10.2022 tarihinde 53.763,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmekle, ödeme takip tarihinden sonra olduğundan mahsubu hususunda takdir mahkemenize olmak üzere; " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü. DELİLLER *Davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait-------- formları, *Bilirkişi kök *Tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti;davacılar murisi ve davalı arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesi nedeniyle davacıların davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yerinde bilirkişi inceleme talebinde bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için yerinde inceleme talebinde bulunduğu, bilirkişiye ibraz etmediği anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ----- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): ----- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirle, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut Olayda;Davacı --------olduğu ve Ttk 64 madde hükmü gereğince defter tutmakla yükümlü olduğu, tarafların defterlerinin incelenmesi yönünde mahkememizce karar verildiği ve davacının 2022 yılına ait defterlerinin e-defter statüsünde tutulduğu ve mahkememize sunulduğu, sunulan defterlerin davacının lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, takibe konu faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, tarafların vergi dairesi kayıtları celp edilmiş ve ------kayıtları incelenmiş , faturaların---------- dairelerine bildirildiği görülmüş, tarafları ticari ilişkisi açık hesap şeklinde defterlerde tutulduğu ve yapılan ödemelerin davacı tarafından açık hesaptan düşülerek kayıt altına alındığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 53.762,74 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacının icra takip talebinde 52.352,04 TL talepte bulunduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra davacıya 03.10.2022 tarihinde 53.763,00 TL olarak ödendiği, davacının iş bu davayı takipten sonra yapılan ödeme nedeniyle feri alacaklar yönünden açtığı ve açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının --------esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 6.964,00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle devamına, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra dairesi tarafından mahsup edilmesine, 3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilam harcı olan 475,71-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 295,81-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.964,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 385,40-TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 3.023,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davalı masraflarını kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 03/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/30, K. 2024/723, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-30-e-2024-723-k-9bbb4dc1c0c8