İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/210 E. 2024/659 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/210
- Karar No
- 2024/659
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/210 KARAR NO : 2024/659 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ticari faaliyetlerini ---- adresinde yürütmektedir. Bu nedenle davalı firmanın yetkiye ilişkin itirazlarının iptalini ve ----- Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili makamlar olarak kabul edilmesini ve dolayısıyla mahkemenizin de yetkili olarak kabul edilmesini ve dosyanın esas yönünden incelemeye alınmasını talep ederiz. ---- İcra Müdürlüğü’nün -----. Numaralı dosyasına konu borç, müvekkilin davalı-borçlu şirketten olan Hesap Ekstresi’ne dayalı alacaktır. Borçlu uzun süredir müvekkile olan borcunu ödememiş ve alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız takip yapılmıştır. Borçlu-davalı takibe itiraz etmiştir. İtiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Davalı borçlu şirket müvekkile borcu olan 47.200,00-TL miktar üzerinden borçludur. Borcunu ödememek amacıyla kötü niyetli olarak söz konusu itirazı yapmıştır. Müvekkilin söz konusu miktar üzerinden alacaklı olduğu yapılacak inceleme ve yargılama neticesinde ispatlanacaktır. İtirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının kabulü mümkün değildir. Zira müvekkil davacının istediği kriterlere uygun olarak imalat yapmış ve ürünleri teslim etmiştir. Dava konusu mallar 11.05.2021 tarihli fatura ile davacı şirkete teslim edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğünün dava konusu müvekkilin üreterek davacı şirkete teslim ettiği kabze takımlarını iade ettiğini kabul etmiyoruz. Davacı tarafın müvekkil şirketten teslim aldığı kabze takımlarının şayet kurum tarafından iade olunmuşsa davacı şirket tarafından bu durumun ispat edilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere ihale kurumu tarafından iade olunduğunu kabul etmemekle birlikte şayet ihale kurumu tarafından dava konusu kabze takımları uygun kriterleri taşımadığından davacı şirkete iade olunmuş ise bu durum davacı şirket sorumluluğundadır. Zira davacı şirket müvekkil şirketten dava konusu kabzeleri teslim aldığında ihale kurumuna kabzeleri teslim etmeden önce gerekli testleri yapmalı uygun olduğuna dair testten geçmiş malları kuruma teslim etmesi gerekirdi. 11.05.2021 tarihli fatura ile teslim edilmiş mallar 17.11.2022 tarihli fatura ile iade faturası düzenlenmek kaydı ile ayıplı olduğu iddia edilmektedir. Aradan geçen zaman bir buçuk seneden fazladır. Davacı şirket tarafından bu zamana kadar ayıba ilişkin herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Öyle ki dava konusu mallar teslim alındığında gerekli incelemeler yapılmalı şayet varsa ayıp müvekkile ihbar olunmalıydı. Dava konusu mallara ilişkin müvekkilin kestiği fatura 11.05.2021 tarihlidir. İş bu fatura hem müvekkil hem de davacı şirket kayıtlarında bulunmaktadır. Davacı bir buçuk yıl sonra kestiği "iade fatura" sına dayanmakta olup iade faturasının mevzuatta yeri yoktur. Bu kapsamda, “iade faturası” da mevzuatta tanımlanmamış, tacirler arası uygulamada teamülen geliştirilmiş bir fatura türüdür. Müşteri tarafından alınan bir malın satıcıya geri verilmesi durumunda vergi kayıtlarının birbirini tevsik etmesi amacıyla uygulamada “iade faturası” düzenlenmektedir. Diğer bir ifade ile, iade faturası, dayanak ticari ilişkide alıcıya teslim edilen ve fakat bir sebeple satıcıya iade edilen malların tutarının iade alındığına dair kayıt tutulmasına hizmet eden bir belgedir. Dava konusu mallar halen davacı şirket uhdesindedir. Müvekkil tarafından iade alınmamıştır. Davanın reddini talep ve beyan etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacının defterlerinin yerinde inceleme yapıldığı, davalının defterlerinin talimat mahkemesi bilirkişi incelemesi ile incelenerek rapor düzenletildiği görüldü. Talimat bilirkişi davalı defterlerine ilişkin yapılan 11/02/2024 tarihli raporu sonuç kısmında: " NETİCE-İ KANAAT: Ortaya konulan iddia ve savunmalardan hangisine itibar edileceğinin nihai takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere tarafımca sadece bazı noktalara işaret edinilmekle ve uzmanlık alanımla ilgili tespitlerin sunumu ile yetinilecektir. 2021, 2022 yılı ticari defterlerin incelenmesinde açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre tutulduğu, notere görüldü ibaresi ile kapanış tasdikinin yaptırıldığı tespit edildi. 2023 yılı ticari defterlerin incelenmesinde açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, henüz yapılmayan kapanış tasdikinin, 2024 yılı altıncı ayının sonuna kadar yapılabileceği, tespit edildi. Yapılan incelemede, Davalı ---- Şirketi’nin ticari defterlerinde , Davacı -----Şirketi ile olan ticari ilişkisini ----- cari hesabıyla takip ettiği, Davalı “-----Şirketi’nin, Davacı ---- Şirketi ile 11.05.2021 tarihinde kayıt alınan ----- fatura nolu KDV dahil 89.680 TL. cari hesap hareketinin başladığı, Davalı “------Şirketi’nin ticari defterlerinde oluşan bakiyeye istinaden ----- Bankası hesabına yapılan ödemeleri ; 20.05.2021 tarihinde 25.000 TL. 30.05.2021 tarihinde 20.000 TL. 31.05.2021 tarihinde 10.000 TL. 20.06.2021 tarihinde 44.680 TL. olmak üzere toplam 99.680 TL. kayıt yaptığını, 2021 yılı sonunda faturaya istinaden yapılan 10.000 TL. ters bakiyeyi 120 hesaba borç yapmak suretiyle kapanış kaydı oluşturduğunu,2022 yılında açılış kaydında 10.000 TL. alacak kaydı yapıldığını, 17.11.2022 tarihinde 47.200 TL. iade faturası düzenlediği ve ----- nolu fişte satıştan iadeler hesabını borç kaydı ve ----- cari hesabı alacak kaydı yaptığını, Böylece 17.11.2022 tarihi itibariyle davacı firmaya 57.200 TL. borçlu olduğu, 31.12.2022 tarihinde bu hesabı ------ (Alınan sipariş avansları) virman kaydı ile kapattığı, 2023 yılı açılış fişinde -----(Alınan Sipariş Avansları) hesabının alacak kaydı yapıldığını, 2023 yılı kapanış tasdikinin henüz süresinin olduğu, ticari defterlerin henüz döktürülmediği, 2022 ticari defter kapanış kaydı ve ekte sunulan Mali Müşavir’in kaşe ve imzalı 01.01.2023 tarihli açılış fişine göre;Davacı firmanın, davalı firmadan 57.200 TL. alacaklı olduğu tespit edilmiştir. " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı defterlerine ilişkin yapılan incelemede bilirkişi raporu sonuç kısmında: "1) Davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defter ve kayıtlarının delil vasfı taşıdığı, 2) Davacının davalı adına düzenlediği 17.11.2022 tarih ve ------no.lu 47.200.- TL bedelli iade faturasından davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarında davacının davalıdan 47.200.- TL alacaklı gözüktüğü, 3) Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda, davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığının, defterlerin TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğunun, davacının davalı adına düzenlediği 17.11.2022 tarih ve ---- no.lu 47.200.- TL bedelli iade faturasının davalı tarafından ticari defter kayıtlarına alındığının, davalı ticari defter kayıtlarında davacının davalı adına düzenlediği 17.11.2022 tarih ve ----- no.lu 47.200.- TL bedelli iade faturasından davalının davacıya 47.200.- TL borçlu gözüktüğünün belirtildiği, Yukarıdaki incelemeler ve tespitler sonucunda, davacının davalı adına düzenlediği 17.11.2022 tarih ve ------ no.lu 47.200.- TL bedelli iade faturasından davacının davalıdan 3.2.2023 takip tarihi itibariyle 47.200.- TL alacaklı olduğu, 47.200- TL tutarındaki alacağa 3.2.2023 takip tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi talebinde bulunulabileceği, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Raporun ibraz edildiği taraflara tebliğ edildiği görüldü. DELİLLER *----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası kayıtları *Davacı ve davalı şirket şirket ticari defter kayıtları *Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları *Bilirkişi raporları *Tüm dosya kapsamı İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyamız arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (2: "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. "Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut olayda; davacının savunma sanayinde faaliyet gösterdiği, davalı ile ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından davacıya 2.000 adet kabze takımı teslim edildiğinin iddia edildiği, davacıya teslim edildiği iddia olunan 2.000 adet kabze takımı davacının anlaşma sağladığı Emniyet Genel Müdürlüğünün istediği kriterleri taşımadığından 47.200,00 TL iade faturası kesildiği ve davalıya bildirdiği iddia edildiği, davalı ise davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin süresinde ihbarı ve iadesinde bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiği görülmekle, Davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları sahipleri lehine delil taşıdığı, davacının davalı adına düzenlediği 17.11.2022 tarih ve ----- nolu 47.200 TL bedelli iade faturasından davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarında davacının davalıdan 47.200 TL alacaklı gözüktüğü, talimat yoluyla davalının ticari defterleri incelenmiş ve bilirkişi raporu alınmış, davalı , davacının davalı adına düzenlediği 17.11.2022 tarih ve ----- nolu 47.200 TL bedelli iade faturasının davalı ticari defter kayıtlarına aldığını, davalı ticari defter kayıtlarında davacının davalı adına dzenlediği 17.11.2022 tarih ve ----- nolu 47.200 TL bedelli iade faturasından davalının davacıya 47.200 TL borçlu gözüktüğü, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 47.200,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacının kestiği faturaya itiraz edilmeden defterlerine kaydettiği bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin iddianın kendisi tarafından ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakla , davalının iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 47.200,00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, 3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 3.224,23-TL harçtan peşin alınan 570,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.654,17-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan toplam 2.903,00- TL yargılama gideri ve 775,56-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.