İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/155 E. 2024/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/155
Karar No
2024/902
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/155 KARAR NO : 2024/902 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ile davalı-----Arasında müvekkilin sattığı ürünlerden kaynaklanan ticari cari hesap alacağı vardır. Bu alacaklara ilişkin müvekkil tarafından düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresi ekte olup davalı taraf müvekkilimin 315.283-TL alacağını ödememiştir. Bu satış bedelleri müvekkil taraftan tahsil edilememiş olup tarafımızca icra marifetiyle tahsil edebilmek amacıyla ----. İcra Müdürlüğü ----Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş ancak davalı taraf 15.02.2023 tarihinde takibe itiraz etmiştir. ---- Arabuluculuk Bürosu ----Dosya numarası -----Başvuru dosya numarası ile arabulucuya başvurulmuş ve görüşme sonucu anlaşamama tutanağı düzenlenerek zorunlu arabuluculuk yolu da tüketildiğinden iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı taraf 315.283-TL alacağımıza haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmiştir. Davalı tarafından satış sözleşmesi karşılığı ödenmesi gereken toplam bedel 315.283-TL’dir. Bu durum ekte sunulan fatura, cari hesap ekstresi ve ticari defterler incelendiğinde de anlaşılacaktır. Bu sebeplerle icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini gerekmektedir. İİK md. 67/2'ye göre borçlu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederse hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilecektir. Davalı taraf borçlu olduğu halde iş bu itirazı yapmasının amacı kötü niyetli olarak icra takibini sürüncemede bırakmaktır. Bu sebeple takip alacağının yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ediyoruz. Takip konusu alacak, likit fatura alacağıdır. Bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabittir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli ---- sayılı ve -----sayılı ilamında “alacak, başta bilinebilir (likit) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra ve inkar tazminatına da hükmedilir.” şeklinde hüküm tesis etmiştir. Dolayısıyla davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda kısaca az ve izah edilen sebeplerle; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kayıt ve şartıyla; Davalı-borçlunun ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile 315.283-TL üzerinden takibin devamına; Esas alacağa avans faiz uygulanmasına, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkâr tazminatına hükmedilmesini,Yargılama giderleri ve resmi vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; Müvekkil firma aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve kötü niyetlidir. Müvekkil firmanın davacı firmaya karşı herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı firmanın dayanak yapmış olduğu faturalara konu ürünler müvekkil firmaya teslim edilmemiştir. Teslim edilmeyen bir üründen dolayı hak talep edilemez. Soyut bir fatura sistemi ile müvekkil borçlu gösterilmiştir. Bu sebeple müvekkile teslim edilen herhangi bir ürün olmadığı için müvekkilin borcu da bulunmamaktadır. Kabul anlamı taşımamakla birlikte bir anlık ürünlerin teslim edildiği kabul edilse dahi müvekkil fimanın herhangi bir bocu bulunmamaktadır. Zira davacının sunmuş olduğu cari hesapta bile müvekkil firma alacaklı gözükmketdir. Bu sebeple de herhangi bir borcun olmadığı halde haksız ve kötü niyetli icra takibi yapılmış ve en nihayteinde bu dava açılmıştır. Davacı yan tek taraflı soyut iddialar ile alacak talebinde bulunmuş alacağın kayıtlarını ve miktarını gösterir hiçbir kayıt sunmamıştır. Bu sebeple davacının alacak talepleri dayanaksızdır. Yukarıda açıklandığı üzere davacı yan müvekkil hakkında haksız ve mesnedsiz olarak takip yaparak müvekkili takip ve davalar ile muhatap bırakmıştır. Müvekkilin takip konusu borç ile ilgisinin olmaması ve haksız takibe maruz kalması nedeniyle davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya taraflarına tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi için gün verildiği, tarafların ticari defterlerini ibraz ettiği görüldü. Bilirkişi raporu sonuç kısmında; " Davacı tarafından ---- İcra Dairesi’nin ----- sayılı dosyasıyla 06.02.2023 tarihinde 315.283,00 TL’si asıl alacak (cari hesap alacağı), 219.780,00 TL’si geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 535.063,00 TL alacak talebinde bulunulmuş olsa da davacının yasal defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıya 29.422,99 TL tutarında avans borcu bulunmaktadır. Diğer taraftan; davacı ve davalı, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamını (davalının 2018 yılında mal veya hizmet alımına ilişkin fazladan bildirimi bulunmaktadır) karşılıklı olarak vergi dairesi bildirimlerine konu etmiştir. " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişi ek rapor düzenletildiği görüldü. Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında: " Raporumuzda yer alan değerlendirmelerimiz neticesinde, davacı tarafın kök raporumuza yapmış olduğu itirazlarına katılamadığımızı belirtmek isteriz. " görüşünü bildirir ek rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü. Dosyanın b.kişiye verilerek----- İcra müdürlüğü -----esas sayılı dosyasına konu 27/09/2018 tarihli ----- seri nolu fatura ( bedeli 323.349,26-TL ) 'nın davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarına alınıp alınmadığı bu faturaya itiraz edilip edilmediği, fatura için ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının tek tek incelenerek ek rapor talep edildiği görüldü. Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında: " Davacı tarafından davalıya 27.09.2018 tarih ve ---- sayılı, 274.024,80 TL + KDV (KDV Dahil 323.349,26 TL) tutarlı fatura davacının yasal defter kayıtlarında yer almaktadır.Davalı ----- tarafından bilirkişi incelemesine yasal defter sunulmadığından ilgili faturanın davalının yasal defter kayıtlarında bulunup bulunmadığı kontrol edilememiştir. Ancak; ------ Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 09.10.2023 tarih ve ---- sayılı ve ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 09.10.2023 tarih ve -----sayılı yazıların eklerinde yer alan davacı/davalı BA/BS formu bildirimlerinin karşılaştırması aşağıdaki gibidir;  Davacının yasal defter kayıtları ile BS formu bildirimleri arasında düşük tutarlı farklar bulunmaktadır.  Davacı ile davalının 2018 yılına ilişkin bildirimleri karşılaştırıldığında, iki bildirim arasında 19.681,00 TL fark olduğu görülmektedir. Davalı BA formu ile davacının BS formu beyanına göre 19.681,00 TL kadar fazla mal veya hizmet alım yaptığını beyan etmektedir.  Davacı ile davalının 2019 yılı bildirimleri arasında fark bulunmamaktadır. Netice itibariyle; davacı ve davalı, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamını (davalının 2018 yılında mal veya hizmet alımına ilişkin fazladan bildirimi bulunmaktadır) karşılıklı olarak vergi dairesi bildirimlerine konu etmiştir. Diğer bir ifadeyle, davalının yasal defter kayıtları incelenememiş olsa da 27.09.2018 tarih ve ------ sayılı faturanın davalı tarafından vergi dairesi bildirimine konu edilmiş olması, faturanın davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı izlenimini yaratmaktadır. Davacı tarafından 27.09.2018 tarih ve ----- sayılı faturanın düzenlenmesi sonrasında davalı tarafından 3 adet 121.500,00 TL’lik ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödemelerle birlikte davacının fatura alacağı kapanmıştır. Söz konusu kayıtların karşı hesapları ----- No.lu “Alınan Çekler” hesabıdır. Söz konusu kayıtlara ilişkin dava dosyasına sunulmuş olan herhangi bir belge bulunmamakla birlikte, davacının yasal defter incelemesi sırasında sunulan bir belge de bulunmamaktadır. Ancak kayıtlarda “Alınan Çekler” hesabının kullanılmış olması söz konusu fatura alacağının çek tahsilatlarıyla kapandığını göstermektedir. Dava dosyasında yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafından düzenlenen 27.09.2018 tarih ve ----- sayılı, 274.024,80 TL + KDV (KDV Dahil 323.349,26 TL) tutarlı faturaya karşı davalı tarafından yapılan herhangi bir itirazın olmadığı tespit edilmiştir. " bildirir ek rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişiden tarafların itirazları doğrultusunda dava dışı ----- davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişiye ek rapor düzenletildiği görüldü. Bilirkişi 04/09/2024 tarihli ek raporu sonuç kısmında: " SONUÇ: Her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava dosyasına sunulu belgeler ile davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda detayları yukarıda açıklandığı üzere; Kök ve ek raporlarda belirtildiği üzere temlik sözleşmesinin geçerli olup olmadığı konusundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu iş bu sebepten dolayı Kök ve Ek raporda belirtildiği üzere; Davalı şirketi ile dava dışı----- arasında yapılan Alacak Temlik sözleşmesinin geçerli olması halinde; Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.456,06.-TL alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra davalının davacıya 3.456,06.- TL ödeme yaptığı dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının olmayacağı, Kök ve Ek raporda belirtildiği üzere; Davalı şirketi ile dava dışı ----- arasında yapılan Alacak Temlik sözleşmesinin geçerli olmaması halinde; Davacının davalıdan takip tarihinde 72.556,06.-TL alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra davalının davacıya 3.456,06.-TL ödeme yaptığı dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 69.100.-TL alacaklı olabileceği, Takip öncesi dönemde davalıya usulünce gönderilmiş bir ihtarname tespit edilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, ancak nihai kararın Sayın Mahkemede olduğu, İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme’ ye ait bulunduğu," hususlarını bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi ek raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü. DELİLLER *Bilirkişi raporları, *Tarafların ticari defter kayıtları, *Tarafların BA-BS formları, *Tüm dosya kapsamı, İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişi ara kararı kurulmuş taraflara defterlerini ibraz etmek üzere ihtar edilerek süre verilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş , davalı taraf ise defterlerini incelemeye sunmamıştır. ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 09.10.2023 tarih ve -----sayılı ve ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 09.10.2023 tarih ve ----- sayılı yazıların eklerinde yer alan davacı/davalı BA/BS formu bildirimlerinin karşılaştırması yapılmış ve Netice itibariyle; davacı ve davalı, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamını (davalının 2018 yılında mal veya hizmet alımına ilişkin fazladan bildirimi bulunmaktadır) karşılıklı olarak vergi dairesi bildirimlerine konu etmiştir. Diğer bir ifadeyle, davalının yasal defter kayıtları incelenememiş olsa da 27.09.2018 tarih ve ---- sayılı faturanın davalı tarafından vergi dairesi bildirimine konu edilmiş olması, faturanın davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı anlamını taşımaktadır. Ödemelere ilişkin yapılan incelemede ise ;Davacı tarafından 27.09.2018 tarih ve ----- sayılı faturanın düzenlenmesi sonrasında davalı tarafından 3 adet 121.500,00 TL’lik ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödemelerle birlikte davacının fatura alacağı kapanmıştır. Söz konusu kayıtların karşı hesapları ---- No.lu “Alınan Çekler” hesabıdır. Davacının yasal defter incelemesi sırasında sunulan bir belge de bulunmamaktadır. Ancak kayıtlarda “Alınan Çekler” hesabının kullanılmış olması söz konusu fatura alacağının çek tahsilatlarıyla kapandığını göstermektedir. Davacının davalıdan alacağının kalmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığına dair kanaat oluşturacak bilgi ve belge bulunmadığından, davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM Gerekçesi yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartlar oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Karar va ilâm harcı olan 427,60- TL harcın peşin alınan 2.708,94-TL 'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan kısmın davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 250-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 50.445,28-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/155, K. 2024/902, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-155-e-2024-902-k-efe21ebe6652