İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/552 E. 2024/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/552
- Karar No
- 2024/896
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/552 KARAR NO : 2024/896 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/08/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.04.2022 tarihinde saat:14.10 sıralarında meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalı ---- sevk ve idaresinde bulunan ve malikinin davalı ---- olduğunu sonradan öğrendikleri ----plakalı aracı ile --- İli, --- İlçesi,----üzerinde geri geri geldiği esnada önce yolun sağındaki taşınmaza çarptığını ve duramayarak ---- caddesine geri geri çıkarak yolun karşısında kaldırımda bulunan yayalar müvekkil ----- çarparak ---- duvarına yayaları sıkıştırdığını, meydana gelen kazada araç ile duvar arasında sıkışan yaya ---- olay yerinde vefat ettiğini, davacı ----- da hayati tehlike arz eden şekilde ağır yaralandığını, Davalı sürücü----- kazada %100 tam kusurlu ve sorumlu olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, davalı araç sürücünün KTK md. 67/1-b 'de yer alan (yönetmelikte belirtilen şartlar dışında tehlikeli şekilde geriye gitmek) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağnda açıkça belirtildiğini, meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan davacı ---- bilinci kapalı halde önce ----- Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü ancak sağlık durumunun ciddiyeti nedeniyle----Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesine kaldırıldığını, kaza nedeniyle davacının ayrıntısı hastane kayıtlarından da anlaşılacağı üzere kafa tramvası, kalça kırığı, her iki ayakta parçalı kırık, diz kapağı kırığı nedeniyle bir kısım ameliyatlar geçirdiğini, kalçasına, ayaklarına platin ve vidalama cerrahi operasyonları uygulandığını, vücudunun çeşitli yerlerinde sabit izler kaldığını, davacının hastanede kaldığı 2,5 ay boyunca yatarak tedavi olduğunu, halen evde tedavisinin devam ettiğini, davacının halen daha devam eden ve ömür boyu da devam edecek nitelikte olan ağır bedensel zarara uğradığını, Davalının kusuruyla neden olduğu kaza nedeniyle yaralanan ve halen daha da yatarak tedavisi devam eden davacının, kendi kişisel bakımını dahi yapamayacak şekilde ağır cismani zarara uğradığını, iş göremez hale geldiğini, davacının ayağa kalkmasının mümkün olmaması nedeniyle ambulans aracılığıyla hastaneye gittiğini, SGK tarafından karşılanmayan ve gelecekte ortaya çıkacak tedavi ve iyileşme ve bakıcı giderlerine (bakıcı, yol, ilaç, hastane vs. ) de katlanmak zorunda kalarak zarara uğradığını, kazaya karışan aracın sigortalısı olduğu davalı ----2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince davalı sürücünün neden olduğu trafik kazası neticesinde müvekkilde meydana gelen maddi ve manevi zararların sigorta teminatı kapsamında tazmini için başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi tarafından olumlu dönüş yapılmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabülü ile HMK md.107 uyarınca hesaplandığında arttırılmak kaydıyla (fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere) davalının tam ve asli kusuruyla neden olduğu kaza neticesinde davacının oluşan bedensel zararları nedeniyle uğradığı geçici iş göremezlik ve sürekli( kalıcı sakatlık) iş göremezlik zararları, efor kaybı, iş ve çalışma gücü kaybı zararları, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar ve kazanç kaybı zararları, bakıcı ve tedavi giderleri (SGK tarafından karşılanmayan ile gelecekte ortaya çıkacak tedavi giderleri için) ile tedavi için yapılan ulaşım giderleri zararları için şimdilik 5.000TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Kaza nedeniyle davacıda meydana gelen manevi zararlar için 350.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı sürücü --- ve davalı araç sahibi ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Açılan davanın sonuçsuz kalmaması için, ---- plakalı araç ile davalıların taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının 3. kişilere devir ve temlikin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talebinin somutlaştırılması gerektiğini, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davadan önce davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup, davacı tarafça, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, Davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taleplerine konu ----plakalı araç, 07.04.2022-07.04.2023 Vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ( Ek-1) ile davalı şirket tarafından sigortalandığı, Müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tazminatı talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığı ispata ve tespite muhtaç olduğunu, geçici ve sürekli bakıcı gideri, tedavi giderlerinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı talebine konu tazminatın hesaplanması için gerçek gelirin davacı tarafça ispatı ve buna ilişkin delil sunulması gerektiğini, davalı şirketin usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini savunarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ---- vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalılardan --- işbu olay sebebiyle ---- C.Savcılığınca tutuktalndığını, halen ----- Cezaevinde Tutuklu bulunduğunu, Bir başka suçtan kesinleşmiş cezası sebebiyle hakları kısıtlanarak kendisine (diğer davalı) ----.SHM 'nce vasi olarak atandığını, müvekkilleri olan davalıların temerrüde düşmediklerini, tacir olmadıklarını, davacıların talepleri doğrultusunda hiçbir İhtar veya İhbar'da bulunmadıklarını, Cevap veren diğer davalının da belirttiği üzere, Manevi Tazminat açısından, poliçe gereği diğer davalının hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının, davalı ----- hakkında daha soruşturma safhasında Maddi Tazminat Davası açmış bulunduğunu, maddi Tazminat Davasının görülebilmesi için soruşturma safhasından kovuşturma safhasına geçildiğini ve sanık aleyhine kesinleşmiş bir Mahkeme kararı olması gerektiğini, ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, Mahkemece verilen 5.000.-TL bedelli İhtiyati Haciz Kararını --- İcra Dairesinin ---- sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ancak davalıların tüm mal varlıklarına 5.000.-TL için İhtiyati Haciz Şerhi işlettiğini, davalı ---- annesi olduğunu, Davalı -----, olay günü annesinin adına kayıtlı olan ve kazaya karışan arabayı annesinden ve babasından gizli olarak aldıktan sonra eylemi bilinçsizce (bilinci yerinde olmadan) gerçekleştirdiğini, Arabanın evden çalındığını ve bunu yapanın oğlu olduğunu fark eden davacı ---- derhal C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ---- hakkında "kusursuz sorumluluk" ilkesi söz konusu olmadığını savunarak Öncelikle ve İvedilikle İhtiyati Haciz Kararına itirazlarının kabulü ile davacının hem usule aykırı hem de taşkın haczi sebebiyle; icra dosyasınca hesaplaması yapılacak masraflar ve faiz hesabı ile birlikte, anılan miktarı sayın mahkemeniz veznesine veya icra dairesine nakten veya Teminat Mektubu karşılığında Depo edilerek İhtiyati Haczin ivedilikle kaldırılmasına; Basit Yargılama Usulü ara Kararından rücu edilerek Yazılı Yargılama Usulünün uygulanmasına; Davacının Maddi Tazminat talepleri açısından, Ceza Mahkemesinin dava neticesinin Bekletici Mesele yapılmasına; Davacının Manevi Tazminat talepleri açısından, dosyanın tefrik edilerek, sigorta şirketinin so rumlu olmaması ve davalı müvekkillerimin de tacir olmaması sebepleriyle dosyanın sayın mah- kemenizin görevsizlik kararı ile görevli --- Nöb. ASHM ne gönderilmesine ; Davalılardan ---- kusursuz olduğunun ve sorumlu olmadığının tespitine; Davayı kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla ; Davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz haddinden faiz taleplerinin fahiş ve usulsüz olması sebepleriyle davalılar hakkında yasal faiz uygulanmasına; tarafların kusur oranlarının tespit edilmesine ve (davacıda kusur varsa) kusur oranı nispetinde tüm taleplerinden tenkis yapılmasına; Davacının Maddi Tazminat talepleri konusunda soyut beyanlarının somut deliller ile ortaya konarak dilekçesinde açıklanmasının istenilmesine, aksi halde davanın usulden reddine; Aynı manevi üzüntülerin ve huzursuzlukların karşılıklı olması, talep edilen bedelin fahiş olması ve diğer sebeplerle Davacının Manevi Tazminat taleplerinin reddine ; Davacının Maddi Tazminat olarak talep ve beyanlarını somut olarak ispat edemediğinden taleplerinin reddine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir.Trafik tescil kayıtları, hasar dosyası, SED araştırmaları, hastane evrakları, ceza dosyası , SGK kayıtları celp edilmiştir.Davacı vekilince dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş, Mahkememizin 09/08/2022 tarihli gerekçeli ara kararı ile talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili UYAP sisteminden sunmuş olduğu 16/08/2022 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, Mahkememizin 19/08/2022 tarihli gerekçeli ara kararı ile talebin 5.000-TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, belirlenen teminat bedeli 24/08/2022 tarihinde Mahkeme veznesine depo edilmiştir. Davalılar ----- ve ---- vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazları duruşmalı olarak incelenerek reddine karar verilmiş, Mahkememizce bu hususta 17/10/2022 tarihli gerekçeli ara kararı tanzim edilmiştir.Davalılar vekili Av.-----Mahkememize göndermiş olduğu 02/11/2022 tarihli dilekçesi ile özetle İhtiyati Haczin Kaldırılmasına, icra dosyasına müzekkere gönderilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş , talebin duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, talep duruşmalı olarak incelenmiş ve Mahkememizin 21/12/2022 tarihli gerekçeli ara kararı ile ''1-)Davalı vekilinin talebinin kabulü ile, İcra dosyasında uygulanan ihtiyati hacizlerin Mahkememiz veznesine yatırmış olduğu nakde kaydırılmasına, maddi tazminat talebi yönünden harca esas değer kadar teminatın Mahkememiz veznesine yatırılması sebebi ile icra dosyasında uygulanan ihtiyati hacizlerin taşkın hale geldiği anlaşılmakla kaldırılmasına, 2-)İşbu ara karar kesinleştikten sonra ve talep halinde bir örneğinin ilgili icra müdürlüğü dosyasına bildirilmesine,'' şeklinde karar verilmiştir. Davacı tanığı ---- Mahkememizce alınan 04/4/2023 tarihli celsedeki beyanında: ''---- benim eşim olmaktadır, eşim 28/04/2022 tarihinde trafik kazası geçirdi, ben kaza anını görmedim ancak arkadaşımın bana haber vermesi ile olayı öğrendim hemen hastaneye gittim, 1 hafta kadar yoğun bakımda 1 ay kadar da ---- eğitim araştırma hastanesinde kaldı. Hastaneden çıktıktan sonra da yürüyemediği için sedye ile eve getirdik, eve geldikten sonra 1,5 ay kadar da ---- devlet hastanesine fizik tedaviye gitti. Hastaneye gidip gelirken özel araç kullandı. Yaklaşık 4 ay kadar sonra ancak toparlanmaya başladı, kazadan sonra kızım üniversiteye gidecekti, imtihanlarına girdi ancak annesi kaza geçirdiği için tercih yapmadı. Bu yıl tekrar sınava girecek bu süreçte eşime kızımız yardımcı oldu, kazadan sonra tuvalete gidemiyordu, 3-4 ay kadar bez kullanmak zorunda kaldı, şuanda da desteksiz yürüyemiyor, baston kullanıyor. Tedavi masraflarını ben kendim karşıladım. Kurumdan buna ilişkin bir ödeme almadık. Karşı taraftan yalnızca eşim yoğun bakımda kaldığı sırada telefon ile beni aradılar. Bizzat kendisi değil bir aracı aradı eşimi özel hastaneye götürmeyi teklif etti, ancak ben zaten mevcut hastaneyi zor bulmuştum ve karşı tarafı da tanımadığımdan dolayı güvenemedim. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda : eşim hastaneye gidip gelirken taksi kullandı. ---- fizik tedavi için 1,5 ay süre ile gidip gelmedi, bu süre zarfında hastanede kaldı. Hasta bezi, yol giderleri , bunların hepsini ben karşıladım. Hastaneden eşim çıktıktan sonra 1 ay kadar da işe gidemedim. Hala da tedavisi için hastaneye işten izin alarak ben götürüp getiriyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ----- Mahkememizce alınan 04/04/2023 tarihli celsedeki beyanında: '' Davacı ---- benim komşum olmaktadır. Ben olay anını görmedim. ---- Devlet Hastanesine gittim. Oradan ---- eğitim ve Araştırma hastanesine sevk ettiler. Ben ilk hastaneye gittiğimde yoğun bakımda idi, akşam üzeri de diğer hastaneye sevk edildi. Kendisini 1.derece yakınlarından başka kimse göremiyordu, eve ambulans ile getirildi. Daha yeni yeni 2-2,5 aydır yürüyebiliyor ancak merdiven falan çıkamaz. İlk 1-1,5 ay eşi de izinli idi, kızı ile birlikte davacıya baktılar, kızı evindedir. Davacının eşi işe başladıktan sonra komşular olarak biz bakımına yardımcı oluyoruz. Hastaneye tedavi için giderken eşinin aracı olduğu için o arabası ile götürülüyordu.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık beyanları arasında çelişki olduğu görülmekle tanık ---- yemini tahtında tekrar sorulduğunda :'' Ben eşimi tedavi için hastaneye özel aracım ile götürüyorum. Araç benim adıma kayıtlıdır. Özel araç derken ticari taksiyi kastetmedim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin aynı tarihli celse ara kararı ile 20 Şubat 2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı nezdinde kaza sebebi ile geçici, kalıcı, iş görememezlik efor kaybı bulunup bulunmadığı, davacının kaza sonrasında bakıcı gereksiniminin bulunup bulunmadığı ile bulunmakta ise süresi yönünden rapor tanzim edilmek üzere dosya ATK'na gönderilmiş olup, tanzim edilen raporda özetle;''---- kızı 01.09.1976 doğumlu----’ın 28.04.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli --- sayılı ---- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre,... 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %16 (yüzdeonaltı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği...'' belirtilmiştir. Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur. Dosya uyuşmazlık konuları bakımından inceleme yapılmak üzere; Aktüer alanında uzman bilirkişi, SUT alanında uzman bilirkişi ile kusur incelemesi yapılmak üzere makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''... Dava konusu kaza kapsamında; --- plaka sayılı araç sürücüsü ---- % 100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu,”. Dava konusu kazanın ----plaka sayılı araç sürücüsü ----hakimiyetini kaybederek yayalara çarpması şeklinde meydana gelmiş olduğundan müteveffa yaya --- ve yaya ----- kusursuz oldukları, Tedavi gideri açısından---- 28.04.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazsı sonrası tedavileri sırasında; Belgeli tedavi gideri açısından dosya da mevcut fatura, fiş mevcut olmadığından bu konuda bir hesaplama yapılmadığı, - Belgesiz tedavi gideri olarak yol gideri olarak 1.700,00TL, paramedikal, pansuman, bez vb giderleri olarak 2.000,00TL olmak üzere toplam 3.700,00TL nin kadri maarufunda olduğu, (iki) aylık dönemde bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve bu süre için brüt asgari retten toplam 10.008,00-TL bakıcı giderinin kadri maarufunda olacağı, Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 49.717,96 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.040.504,06 TL olduğu, Ancak bu tutarın 500.000,00 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği , Temerrüt başlangıcının davalı ---. yönünden 04.08.2022 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatine varıldığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Davacı vekili UYAP sisteminden göndermiş olduğu 20/09/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ---- 28.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı kusursuz olduğu dikkate alınarak hazırlanan 15.04.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava taleplerini artırdıklarını, maddi tazminat talepleri yönünden Bilirkişi raporu doğrultusunda HMK md. 107 uyarınca 5.000,00-TL maddi tazminat taleplerini 598.930,02-TL artırarak 13.708,00-TL + 49.717,96-TL + 540.504,06 = 603.930,02-TL'ye çıkardıklarını,maddi tazminat taleplerini 17.01.2023 tarihli beyanları gereği rapor doğrultusunda Müvekkilde meydana gelen geçici iş göremezlik maddi zararı için; 49.717,96-TL, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik(sakatlık) maddi zararı, iş ve çalışma gücü kaybı ile efor kaybından doğan kazanç kaybı maddi zararları, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi zararları için toplamda; 540.504,06-TL, Bakıcı giderleri maddi zararı için 10.008,00-TL, Tedavi giderleri maddi zararı için, 2.000,00-TL, Tedavi için yapılan ulaşım giderleri maddi zararı için; 1.700,00-TL maddi tazminatın davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 28.04.2022 tarihinden itibariyle işleyecek olan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı sürücü ---- ve davalı araç sahibi ---- müştereken ve müteselsilen tahsilini , 15.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya ibrazından sonra Karayolları Trafik Kanununun 99. Maddesi gereği davalı sigorta şirketi ile yaptıkları görüşmeler sonucunda sigorta şirketi ile teminat limiti oranında anlaşmış bulunduklarını, bu sebeple taleplerini davalı sigorta şirketi yönünden artırmadıklarını , sigorta şirketi yönündeki davadan feragat ettiklerini, tarafların birbirinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını , manevi tazminat yönünden ; dava dilekçesinde kaza nedeniyle davacıda meydana gelen manevi zararlar için 350.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı sürücü --- ve davalı araç sahibi ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesini talep ettiklerini, manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı sürücü --- ve davalı araç --- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili UYAP sistemi üzerinden Mahkememize göndermiş olduğu 15/10/2024 tarihli dilekçesi ile özetle; İbraname uyarınca, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, poliçeden kaynaklanan tüm zarar kalemleri ( sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere) 500.000-TL. Tazminat, 60.000-TL. Faiz, 13.625,00 TL. Yargılama gideri ve 76.000,00 TL. Vekalet ücreti ( kdv ve stopaj mahsubu ile 57.000-TL.) ödeme yapıldığı yönünde beyanda bulunmuş dilekçe ekinde ''Sulh Protokolü, İbraname ve Feragatname'' başlıklı 06/09/2024 tarihli davacı vekili Av. ---- ve davalı sigorta şirketi vekili Av.----- tarafından imzalanan belge sureti sunulmuştur. İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, 28/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak açılmıştır. Mahkememizce re'sen alınan ATK raporunda kaza nedeniyle davacı ---- nezdinde %16 sürekli maluliyet, 9 ay süre ile geçici maluliyet ve 2 ay süre ile bakıcı ihtiyacı meydana geldiği anlaşılmış, Maluliyet tayininin kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ---- Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapıldığı anlaşılmakla Mahkememizce hükme esas alınmıştır.Olay nedeniyle yapılan ceza soruşturmasında ---- aleyhinde "Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçundan soruşturma yapıldığı, şüphelinin tutuklu olarak yargılandığı, Savcılık makamınca; "... şüphelinin uyuşturucu madde etkisi ile aracı sevk ve idare etmeye çalıştığı, uyuşturucu maddenin vermiş olduğu uyuşukluk ve kendinden geçme halinden dolayı aracı sevk edemeyerek hiç bir kusuru olmayan ve kaldırımda yürüyen ---- ve müşteki --- çarparak, --- ölümüne, ----- ise yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, oluşa ilişkin olay yerinin fotoğraflarının bulunduğu ve --- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın --- emanet sırasında kayıtlı CD içeriği ile doğrulanan trafik zabıtasınca düzenlenen kaza tespit raporuna göre) şüphe bulunmadığından ayrıca kusur raporu alınmayıp itibar edilen mevcut delillere göre şüphelinin bilinçli taksir ile ''taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma'' suçunu işlediği ve hakkında kamu davası açılması için yeterli şüpheye ulaşıldığı anlaşılmakla,..." gerekçeleri ile iddianame hazırlandığı, iddianamenin Mahkemece kabul edildiği görülmüş olup, kazanın niteliği dikkate alınarak ceza kovuşturmasının bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemeiştir. --- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---Esas--- Karar sayılı kararı ile --- vasi olarak atandığı görülmüş, ---- işleten sıfatıyla sorumluluğunun sürücü kusuru ile müştereken sorumluluk esasına dayandığından davalılar arasında menfaat çatışması bulunmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce re'sen alınan heyet bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ---- plakalı araç sürücüsü ---- %100 asli ve tam kusurlu olduğu, kaza mahallinde yaya olarak bulunan davacının kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmış olup, kazanın iddianamede de yer verildiği şekilde ----- uyuşturucu madde etkisi ile aracı sevk ve idare etmeye çalıştığı sırada kaldırımda yürüyen ----çarpmak suretiyle meydana geldiği anlaşılmakla yapılan kusur değerlendirmesinin kazanın meydana gelişine ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.Mahkememizce re'sen alınan aktüer hesabında davacı nezdinde 49.717,96-TL geçici iş göremezlik, 1.040,504,06-TL sürekli iş göremezlik, 10.008,00-TL bakıcı gideri, 2.000,00-TL pansuman masrafı ve 1.700,00-TL yol masrafının kadi maruf bulunduğunun tespit edildiği, yapılan aktüer hesaplamasının yüksek Mahkeme içtihadlarında işaret edilen hesaplama yöntemine uygun yapıldığı görülmekle alınan rapor Mahkememizce benimsenmiştir. Noterler Birliğinden celp edilen müzekkere cevabından her ne kadar kazaya karışan ---- plakalı aracın 28/06/2022 tarihinde satışı ile mülkiyetinin değiştiği görülmüş ise de aracın kaza tarihinde davalı ---- adına kayıt ve tescilli olduğu anlaşılmakla adı geçen davalının işleten sıfatı ile sürücü fiilinden müştereken sorumlu olduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür. Sunulu poliçeden " -----" adına tanzim edilen poliçe ile ----- plakalı aracın 04/04/2022-2023 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, teminatın kişi başına 500.000,00-TL olarak belirlendiği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümü yada yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması nedeniyle o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu, bu kapsamda somut uyuşmazlığa konu kazanın sürücü ---- %100 asli ve tam kusuru ile meydana geldiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan poliçe limiti dahilinde sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.Bu kapsamda maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce aktüer raporu alınmasından sonra davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sulh, ibra protokolü yapılarak teminat limiti kadar asıl alacak kalemlerine yönelik 500.000,00-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından yapılan ödemenin aktüer raporunda tespit edilen sürekli iş göremezlik alacağından mahsup edilerek bakiye miktar üzerinden harç ikmali yapılmak suretiyle dava değerinin arttırıldığı, bu kapsamda davacının aktüer hesabında sürekli iş göremezlik tazminatının 1.040,504,06-TL olarak hesaplandığından dava tarihinden sonra yapılan ödeme dikkate alınarak 540.000,00-TL bakiye sürekli iş göremezlik alacağı bulunduğu, tespit edilen bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi giderlerinden davalı sürücü ve davalı işletenin müştereken sorumlu olduğu, Mahkememizce yapılan sosyal ekonomik durum araştırmaları, kazaya karışanların kusur durumu, kaza nedeniyle davacı nezdinde meydana gelen sürekli maluliyet derecesi, dinlenilen tanık beyanları dikkate alınarak manevi zarar meydana geldiği anlaşılmakla davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinin meydana gelen manevi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacı lehine manevi tazminatın takdiren karar bağlanması gerektiği, davalı sürücü ve işletenin haksız fiil tarihinde temerrüde düştüğü ve temerrüd tarihinden itibaren alacak kalemlerinin niteliği dikkate alınarak yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan aktüer hesaplaması, davacının kazanın meydana gelmesinde kusura katılımının bulunmadığı ve davacı tarafından yargılama sırasında yapıldığı bildirilen ödeme, dava ve değer arttırım dilekçesinde gösterilen harca esas değerler yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekmiştir. Sigorta şirketi tarafından dava sırasında yapıldığı anlaşılan ödemeye konu asıl alacağa yönelik huzurdaki davada harcı yatırılmış bir talep bulunmadığı, değer arttırım talebinin ödemenin mahsup edilmek suretiyle yapıldığı, bu kapsamda ibranamede yer alan 13.625,00 TL Yargılama gideri ve 76.000,00 TL. Vekalet ücreti ödemesinin hükmün fer'ileri yönünden dikkate alınması gerektiği, yine dava sırasında ödendiği anlaşılan 60.000,00-TL işlemiş faizin tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Mahkeme ilamının infazı sırasında dikkate alınması gerektiği, davacının yapılan tahsilat nedeniyle sigorta şirketine karşı açtığı davadan feragat ettiği, yüksek mahkeme kararlarında huzurdaki davanın niteliğine göre feragatin hakkın özünden vazgeçme niteliği taşımadığının belirtildiği, her ne kadar sigorta şirketine karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddi gerekir ise de davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından vekalet ücret talebi bulunmadığı, diğer yargılama giderleri yönünden de davadaki haklılık durumuna göre ve dava aşamasında yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine, 1A.)Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 49.717,96-TL geçici iş görememezlik tazminatı, 540.504,06-TL sürekli iş görememezlik tazminatı, 10.008,00-TL bakıcı gideri, 2.000-TL tedavi gideri, 1.700,00-TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 603.930,02-TL maddi tazminatın 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 1B.)Manevi Tazminat Talebi Yönünden; 50.000,00-TL manevi tazminatın 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-)Karar ve ilâm harcı olan 44.669,95-TL harçtan peşin ve tamamlama suretiyle alınan 11.442,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.227,44-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN; 4-A)Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 4-A.1)Davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-A.2)Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden ; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 94.589,50 TL vekalet ücretinden dosyaya sunulu ''Sulh Protokolü, İbraname ve Feragatname'' başlıklı belge kapsamında vekalet ücreti olarak ödendiği anlaşılan 76.000-TL'nin mahsubu ile 18.589,50-TL vekalet ücretinin davalılar -----müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-B)Manevi Tazminat Talebi Yönünden; 4-B.1)Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden ; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-B.2)Red edilen manevi tazminat talebi yönünden ; -Davalı---- vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, -Davalı ---- vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, 5-)Davacı tarafça yatırılan 11.534,71-TL harç ve 9.900,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri ve 3.345,00-TL olmak üzere, toplam 24.779,71-TL yargılama giderinden dosyaya sunulu ''Sulh Protokolü, İbraname ve Feragatname'' başlıklı belge kapsamında yargılama gideri ücreti olarak ödendiği anlaşılan 13.625,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.154,71-TL yargılama giderinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-)Davalılar ---- ve ---- tarafından yatırılan 48,60-TL vekalet harcı ile 75,50-TL yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.