İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/448 E. 2024/1003 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/448
- Karar No
- 2024/1003
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/448 Esas KARAR NO: 2024/1003 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/03/2020 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının ise züccaciye ürünleri, banyo dolapları, avizeler vs. gibi ürünler satan bir işletmenin sahibi olduğunu, davacı ile davalı arasında belirli bir süredir tanışıklık bulunduğunu, tanışıklık sebebiyle aralarında inşaat işiyle uğraşmakta olan davacının ihtiyacı olan ürünlerin temini için bir ticaret olduğunu, davacının, davalının sahibi olduğu işletmeden kendi ihtiyacı olan banyo dolabı vb. Ürünleri satın almak istediğini, aralarında yaşanan pazarlık sonucu sözlü olarak bir satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre davacının ------------ bir çek düzenleyerek verdiğini, davacının teslim ettiği çeklere karşılık satın almak üzere anlaştığı ürünlerin teslim olacağını düşünürken, Davalının ürünleri teslim etmediğini ve davacıyı yapmış olduğu inşaat işlerinde de zor duruma düşürdüğünü, Ürün tesliminin gerçekleşemeyeceği kesinleşince davacının da davalıya teslim ettiği çeklerin iadesini talep ettiğini, davalının çeki iade etmediği gibi hatta çekleri iade etme işlemini geciktirerek, ilgili çekleri ticaretinde kullandığını, davacının davalı ile tanış olmalarından dolayı aralarındaki güven ilişkisine binaen sözleşmenin sözlü kurulmasıyla yetindiğini, davalının ürünleri teslim edimini yerine getireceğine inanarak çeki davalıya teslim ettiğini, davacının güveni ve iyi niyeti suistimal edildiğini, dava konusu haksız durum sebebiyle davacının telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının oldukça açık olup dava konusu -------- seri numaralı çekin bankaya ibrazını engeller mahiyette ve olası bir kambiyo senetlerine özgü icra takibi neticesinde takibe itiraz edilse dahi itiraz takibi durdurmayacağından sebeple, davacının uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için söz konusu çek üzerinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek Davalı aleyhine açmış oldukları davanın kabulüne, davacının, davalıya bedelsizlik nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz kalan-------- tutarındaki dava konusu çekin iptaline, dava konusu senedin davalı veya ciro ettiği kötü niyetli cirantalar/lehtar tarafından çeki tahsil için muhatap bankaya ibraz edilmesi halinde, davacının ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senedin, teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının kötü niyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere, Davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, Tüm yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine Karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili 18/01/2022 tarihli celse yönünden sunulu mazeret dilekçesinde , davacının haciz tehdidi ile karşılaştığından ödeme yaptığı, davanın istirdat davasına dönüşmesini ve bu şekilde kabul edilmesini talep etmiştir.-------yazıları dosya içerisindedir. Arabuluculuk son tutanak aslı dosya içerisindedir.Davaya konu çek bilgileri ilgili bankadan celp edilmiştir.da açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 09/01/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2019,2020 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, verilen kesin süre içerisinde taraflarca ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından dosya bilirkişiye tevdi edilememiştir.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı tarafından satım bedeline ilişkin olarak davalı tarafa çek keşide edilerek verildiği ve ancak davalı tarafından satıma konu emtia teslim edilmediği ileri sürülerek bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, yargılama aşamasında çek bedelinin ödendiği ve davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.Davaya konu çekin, -------olduğu, davalının lehtar ve dava dışı ----- son ciranta olduğu, bankaya yazılan müzekkereye verilen cevap ile çekin --- tarihinde dava dışı ----- tarafından bankaya ibraz edildiği ve ödendiği anlaşılmıştır.Huzurdaki dava ile davacı tarafından bedelsizlik iddiası ileri sürüldüğü, usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe karşın cevap dilekçesi sunulmadığından davalı tarafından iddianın tümden inkar edildiğinin varsayıldığı, iddia ve savunma kapsamından ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafın------- kaydı bulunduğundan tacir olduğunun, buna karşın vergi dairesine yazılan müzekkere cevabından davalı tarafın -------- itibaren işletme defteri tuttuğunun ve tacir olmadığının anlaşıldığı, Mahkememizce verilen kesin süreye karşın davacı tarafından ticari defterin sunulmadığı gibi bulunduğu yerin de usulüne uygun şekilde bildirilmediği, verilen kesin süre nedeniyle davalı lehine usulü kazanılmış hak doğduğundan davacı tarafın yeniden süre verilmesi talebinin reddi gerektiği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle Mahkememizin 15/10/2024 tarihli celse ara kararı ile davacı tarafa neticesi bildirilerek yemin teklifinde bulunup bulunmayacakları hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere kesin süre verilmiş ve celse ara kararı davacı vekiline ---- yoluyla usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla davacı tarafın yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, dosya kapsamında ispata elverişli delil bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 426,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 0,66-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 17/12/2024