İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/683 E. 2024/385 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/683
Karar No
2024/385
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/683 KARAR NO : 2024/385 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2023 KARAR TARİHİ : 04/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın her iki müvekkil bakımından ayrı ayrı olmak üzere öncelikle usulden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddini, davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, ilam ve arabuluculuk vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ----ile davalı ----Şirketi arasında ----gurubu üzerinden 05.04.2021 tarihinde 36 ay süreli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığı, Davalı tarafından, Mart, Nisan, Mayıs 2023 dönemlerine ait tüketim fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davacı şirket tarafından, davalı şirketin sözleşmesi fesh edilerek ----- numaralı ve 26.06.2023 son ödeme tarihli 88.000,00 TL tutarlı ceza (cayma) faturası düzenlendiği, Davacı elektrik şirketi tarafından, sözleşmenin 7.1. maddesi uyarınca; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tek taraflı olarak fesh edilmesinin, yönetmeliklere ve sözleşmesine uygun olduğu, Davalı yanın, sözleşmeni taahhüt süresinden önce fesh edilmesine neden olması nedeniyle, sözleşmenin 9.2.3. maddesi gereği, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart (cayma bedeli) olarak ödemekle yükümlü olduğu, Davacı alacağının, talebe bağlılık ilkesi gereği 88.000,00 TL Asıl alacak. 1.012,60 TL işlemiş faiz olmak üzere. Toplam 89.012.60 TL olacağı." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Sözleşme gereği, Davalı şirketin iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart (cayma bedeli) olarak ödemekle yükümlü olduğu, Davacı alacağının, Sayın Mahkeme tarafından, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.1. Maddesinde belirtildiği şekilde, zamanında ödenmeyen faturalara %5 faiz uygulanabileceğine karar vermesi durumunda, Davacı alacağının, 88.000,00 TL Asıl alacak, 1.012,60 TL işlemiş faiz olmak üzere. Toplam 89.012,60 TL olacağı, Sayın Mahkemenin; ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------karar sayılı ¡lamındaki karar doğrultusunda, cezai şart faturasına faiz uygulanamayacağına karar vermesi durumunda, davacı alacağının sadece fatura bedeli olan 88.000,00 TL olacağı." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca cezai şart talebinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında 05/04/2021 tarihinde Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi imzalanmış olup, bu tarih itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüktedir. Bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır. Somut olayda, cezai şarta ilişkin sözleşmedeki hükmün, genel işlem şartı olarak nitelendirilebilecek bir düzenleme olmadığı açıktır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. ve devamındaki maddeler uyarınca taraflar; yaptıkları sözleşmelerde, kararlaştırılan edimlerin ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmek üzere, karşı tarafa çezai şart adı altında belli bir meblağın ödenmesini kararlaştırabilirler. Cezai şarttan kaynaklı alacağın talep edilebilmesi için alacaklının zarara uğraması gerekmediği gibi cezai şart olarak belirlenen meblağın haricindeki zararların talep edilmesine engel bulunmamaktadır. Taraflar, yapmış oldukları sözleşmelerde cezai şart miktarını tayinde serbesttir. Ancak; ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Bunun yanında Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir.Yukarıda açıklandığı üzere; cezai şart ve bunun miktarı sözleşme serbestisi cerçevesinde taraflarca serbestçe belirlenebilecek olup, mahkemece ancak TBK'nın 182, 26 ve 27. maddeleri uyarınca sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerine müdahale edilebilir.Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının Merkezi Takip Sistemi ----- esas sayılı takip dosyasında cezai şart alacağından kaynaklanan 88.000-TL asıl alacak 1.012,60-TL icra cezai şart, 129,32-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.012,60-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 11/07/2023 tarihinde ve 14/07/2023 tarihlerinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiği, borçluların da süresi içerisinde 18/07/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalı davacının elektrik abonesidir. Davacının imzaladığı elektrik abonelik sözleşmesi 36 ay süreli olup sözleşmenin 05/04/2021 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin bitim süresinin 05/04/2024 tarihi olarak kararlaştırıldığı, ancak davacı yanca sözleşme ilişkisine haziran 2023 döneminde son verildiği ihtilafsızdır. Uyuşmazlık davalının 2023 mart nisan mayıs dönemlerine ait 3 fatura bedelini ödememesinden kaynaklı cayma bedeline konu faturanın ödenmesi gerekip gerekmediği noktasında ihtilafın toplandığı görülmüştür. Sonuç olarak davalı tarafından ceza faturasının ödenmemesi nedeniyle icra takibine sebebiyet vermesinden kaynaklanan alacakların talep edilip edilemeyeceği hususundadır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca müşterinin fatura bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshedebilecek ve aynı sözleşmenin 9. Maddesi gereğince son 1 yıl içerisinde ki en yüksek 2 ay fatura bedeli toplamının cezai şart olarak talep edebilecektir. Davalı tarafından ceza bedelinin ödenmediği, dava dayanağı icra takibine sebebiyet verdiği, bilirkişi raporu ile ortaya konulmuştur. Sözleşmenin bu hükümleri tarafları bağlayıcı nitelikte olmakla, yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davalının savunmalarının aksine genel işlem koşullarından bahsedilemeyeceği gibi cezai şart bedeli dikkate alındığında TBK 182 uyarınca indirime de gerek bulunmamaktadır. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer olayın incelenmesi neticesinde bu yönde hukuki değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.Bu kapsam da bilirkişi raporunda cayma bedeli talep edilebileceğine ilişkin sözleşme maddesi ve sözleşmedeki hesaplama yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplamanın yapıldığı, bu nedenle kök ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Ancak ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin -----esas ve -----karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " Takip konusu fatura enerji bedeline ilişkin olmadığından sözleşmenin bu maddesindeki "gecikme zammının" talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürmeksizin salt fatura düzenlemesinin taraflar arasındaki imzalanan sözleşme hükümleri kapsamında (geçikme zammı) faiz alacağına hak kazandırmayacağı anlaşılmakla davacının faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun Merkezi takip Sistemi ------ Esas sayılı dosyasındaki takibe itirazınının 88.000,00 TL asıl alacak bakımından İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 88.000,00 TL'nin % 20 si olan 17.600 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 6.011,28‬ TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 1.520,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.491,16‬ TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 1.520,12 TL peşin harç toplamı 1.789,97‬ TL ile 3.240,50 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 5.030,47‬ TL yargılama giderinden davanın kabul 0,98 ve red 0,02 oranına göre hesaplanan 4.929,86 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk ücreti 3.200,00 TL' nin kabul oranına göre 3.136‬,00 TL'sinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.200,00 TL'nin red oranına göre 64‬,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 1.012,60 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/683, K. 2024/385, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-683-e-2024-385-k-04c00b500cc3