İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/276 E. 2024/292 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/276
Karar No
2024/292
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2022/276 Esas KARAR NO:2024/292 DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı müvekkilinin ------ tescil ettirdiğini,, ---- çapında gerek kalitesi ve özgünlügü gerekse de verdiği hizmet ile çok uzun yıllardır tanınmış bir işletm olup, ----- çapında tanınmış birçok dergi ve internet sitesinde değişik haber ve aramlar sık sık yer aldığını, sözkonusu markanın davalı tarafından hukuka aykırı şekilde işletme adı olarak, poşet ve etiketlerinde bastırılmış şekilde kullanıldığını, ----- dosyasında "Başkasına Ait Marka Hakkına İktibas veya İltibas Suretiyle Tecavüz Ederek Mal Üretmek veya Hizmete Sunmak" suçundan davalı aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, bundan sonra davalının iş yeri tabelasını kaldırmış ancak bunu yalnızca savcılık dosyasında ceza almamak için, göstermelik olarak yapmış, diğer etiket, poşet vs. ürünlerinde tecavüze devam etmiş olduğunu, davacı müvekkilinin tescilli markasının esaslı unsuru----- olup, davalı şirketin genel olarak kullanmış olduğu işletme adı ---------olmakla birlikte; sayın mahkeme'ye ibraz edilen tüm deliller incelendiğinde açıkça görüleceği üzere öne çıkartılan esaslı unsur ve özel şekilde kullanılan ve tescil ettirilen işletme adı ------- olduğunu, davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini , eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, SMK m.151/2-b uyarınca (556 sayılı K.H.K'nın 62, 66/b) "Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" usulü ile hesaplanacak maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, maddi tazminat miktarının tespit edilememesi halinde, Mahkeme'nin TBK'nın 50. maddesi uyarınca takdir hakkını kullanmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle; tescilli marka hakkına yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabetin TESPİTİNE, marka hakkına tecavüzlerin ve haksız rekabetin ÖNLENMESİNE ve bu kapsamda; davalı tarafın işyerinde tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden her türlü emtiaya el konulmasına, tabelaların indirilmesine, reklam ve tanıtım çalışmalarına son verilmesine, her türlü reklam ve tanıtım araçlarına el konulmasına, internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; maddi zararın tam tespit edilememesi nedeniyle davalıların marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak ve satmak yoluyla elde ettiği kazanca göre ve diğer markayı kullanan davalının yine elde ettikleri kazancın tespitinden sonra artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi; 100.000,00 TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans(ticari) faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE, karar verilmesi talep edilmiştir. ISLAH:Tescilli marka hakkına yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabetin TESPİTİNE, marka hakkına tecavüzlerin ve haksız rekabetin ÖNLENMESİNE ve bu kapsamda; davalı tarafın işyerinde tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden her türlü emtiaya el konulmasına, tabelaların indirilmesine, reklam ve tanıtım çalışmalarına son verilmesine, her türlü reklam ve tanıtım araçlarına el konulmasına, internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya dair haklarimiz saklı kalmak kaydıyla; 250.000,00 TL. maddi; 100.000,00 TL manevi tazmınatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans(ticari) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme kararının giderleri davalı yandan karşılanmak suretiyle, ülke çağında en yüksek tirajlı 5 büyük gazeteden birinde ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının belirtmiş olduğu------- isimli markaya ait tescil belgesinde herhangi şekil bulunmayıp yalnızca harfler şeklinde ----- olarak tescil edildiğini, davacı ilgili markayı kullanmayıp ekte sunduğu ----- ismindeki markayı kullandığını, davacının markasını ciddi biçimde kullanmadığını, ayrıca davacının belirtmiş olduğu gibi - ve -----çapında tanınırlığına dair herhangi bir ispatı olmadığını, -------takipçisi bulunan sayfalar olduğunu, müvekkilinin kasten bir eyleminin bulunmayıp iyiniyetli olduğunu, sürecin en başında hem tabela değiştirilmiş olup hem de poşetler imha edilmiş ve kullanımına son verilmiş olduğunu, tecavüzün devam etmediğini, bu nedenle davacının tazminat taleplerinin yasal dayanakları oluşmamıştır. bu kapsamda davacın tüm tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacı adına tescilli ------- markasını iş yeri tabelasında, poşetlerinin ve etiketlerinin üzerinde kullanıp kullanmadığı, bu kullanımların davacının markalarının tescili kapsamındaki mal ve hizmetler veya benzeri mal ve hizmetler için olup olmadığı, bu şekilde davacının marka haklarına tecavüz edilip edilmediği ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarlarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davalının ----- kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ----olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- davacı adına tescili olduğu, ----tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ----getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- davacı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; 1-------- no ile tescilli markaların davacı adına ---- nezdinde tescil edilmiş olduğu, 2-Davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, 3-Davalının satışlarının tamamı için yazarkasa fişi düzenlediği ayrıca fatura düzenlemediklerini beyan etmişlerdir, Davalının satışları için düzenlemiş oldukları yazarkasa fişleri üzerinde Ticari unvanın ----olduğu, Davalı şirketin ----- satışlarının tamamı için ödeme kayıt edici yazarkasa fişi düzenlediği, Tarafımıza ibraz edilen ----ifadelerinin kullanıldığı, ----- ibarelerinin yer almadığı, Davalı Şirketin alış fatura incelmesinde ise; dava konusu ------- markasına ilişkin açıklama ibaresinin kullanımı tespit edilmediğinden tazminat hesaplanamamıştır."yönünde görüş bildirilmiştir. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 56/1, 77, 149, 150 ve 151.Maddeleri GEREKÇE:Dava marka hakkına tecavüzden kaynaklı, tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüze konu ürünlere el konulması ve tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf davalı tarafın ------ şeklindeki kullanımları dolayısıyla adına tescilli, ---- tescil numaralı ------ marka yönünden marka haklarına tecavüz oluşturduğunu, bu sebeple tecavüzün tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. -------g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta, ----- markasının ---- davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, ------ Sınıfta davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, davacı tarafın ticaret sicil kayıtlarına göre bijuteri, oyuncak ve hediyelik eşya sektöründe faaliyet gösterdiği, ----- dosyası incelendiğinde davalı tarafın iş yeri adresi olan ----- yapılan tespitte davalı tarafın iş yerinde -------- markasal kullanımların bulunduğu, bu kullanımların marksal kullanımlar olduğu, bu kullanımlar bakımından marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yanın markasal kullanımlarının ayniyet derecede benzer olduğu, davalı kullanımlarının davacı adına tescilli markaların tescilli oldukları emtia sınıfında gerçekleştiği dikkate alındığında, davacı adına tescilli marka ile aynı sınıflarda yapılan kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün varlığı kabul edilmiş, bu eylemlerin aynı zamanda TTK'nın haksız rekabet hükümleri çerçevesinde haksız rekabet oluşturduğu kabul edilerek haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile davalı tarafın tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eden her türlü emtiaya el konulmasına, tabelaların indirilmesine, reklam ve tanıtım çalışmalarına son verilmesine, her türlü reklam ve tanıtım araçlarına el konulmasına, varsa internet sitelerinin kapatılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 150. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafın SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç yönünden talepte bulunduğu, davalı kayıtlarında davalı tarafın ihlale konu dönem olan 2022 yılında toplam 120.014,71 TL net kazanç elde ettiği bu haliyle davacı tarafın bu miktar yönünden talepte bulunma hakkının bulunduğu kabul edilerek120.000,00-TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davalı tarafa adına tescilli markalarını marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı ve bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 70.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 1491-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın iş yeri tabelasında ve satışa sunduruğu ürünler üzerinde----- şeklindeki markasal kullanımlar dolayısıyla davacı tarafın -------şekil unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİ İLE TECAVÜZÜN ÖNLENMESİNE, Davalı tarafın tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eden her türlü emtiaya el konulmasına, tabelaların indirilmesine, reklam ve tanıtım çalışmalarına son verilmesine, her türlü reklam ve tanıtım araçlarına el konulmasına, varsa internet sitelerinin kapatılmasına, 2-120.000,00-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-70.000,00-TL Manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin ------- çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, 5-Alınması gereken 12.978,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.001,78 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan toplam 80,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davası yönünden takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 12-Davacı tarafından yapılan 106,30 TL ilk dava masrafı, 164,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 12.270,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%72,67 kabul) 8.916,83 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 15-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/276, K. 2024/292, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-276-e-2024-292-k-037de6dc3390