İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/921 E. 2025/437 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/921
- Karar No
- 2025/437
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/921 Esas KARAR NO : 2025/437 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/12/2024 KARAR TARİHİ : 08/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket her türlü tehlikeli/ tehlikesiz malzemeler ile çevre sağlığı ve mevzuatı konularında danışmanlık ve eğitim hizmetleri verme işini yaptığını, davalı tarafın ise orman ürünleri temin ederek bunların işlenip mamul haline getirilerek veya işlenmeden yurt içine ve yurt dışına pazarlanması işi yaptığını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında önceden süregelen ve yasal mevzuat ve çevre danışmanlığı eğitimi, ---------- ve ---------- tesis ziyaret bilgilendirmesi ve müvekkil şirketin iştigal konusuna ilişkin sair hususlarda danışmanlık hizmetlerinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter kayıtlarına göre, icra takibine ve işbu davaya konu edilen dava dilekçesinde ayrıntıları yazılı toplamı 295.073,70 TL olan 121 adet faturanın davalı/borçluya teslim edildiğini, davalı/ borçlu taraf ise müvekkil şirketçe düzenlenen fatura istinaden belirli tarihle banka havalesi yolu ile toplam 177.386,18 TL kısmı ödeme yaptığını, bakiye alacak tutarı olan 117.687,52 TL'nin davalı tarafça ödenmediğinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildikten sonra banka havalesi yoluyla 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu sebeple dava konusu kalan bakiye 97.687,52 TL alacak ferileri olduğunu, davalı tarafça ödenmeyen faturalara dayalı cari hesap alacağı için -----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçlu tarafından takibi sürüncemede bırakma amaçlı kötüniyetli olarak itiraz edildiği ve takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle bakiye tutar olan 97.687,52 TL tutar üzerinden takibin devamı ile takip tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı/ borçlu tarafça takibe sırf alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden davalı/ borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu iddialarının tamamı hukuka ve ahlaka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde bu iddialara karşı itirazda bulunma gereğinin hasıl olduğunu, müvekkil şirkete karşı başlatılan icra takibi hukuktan ve mevzuattan uzak olmakla birlikte bütünüyle kötüniyetli olduğunu, öyle ki davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı işin yapılmadığını, müvekkil şirketin davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, müvekkil şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, davalının alım satım ilişkisini kabul etmediğini, davacının öncelikle müvekkil şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı/ faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkil şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerine yerine getirdiğini ispatladıktan sonra alacağını faturaya dayandırabileceğini, yapılan çevre danışmanlık hizmet sözleşmesine istinaden davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkil şirketin 464.585,00 TL toplam tutarlı idari yaptırıma maruz kaldığını, davalı şirketin akde aykırılıkları nedeniyle işbu zararı karşılayacak tutarda tazminat davasının da açıldığını, davacı tarafından iş tamamlanmadığından hakedişin de bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işletilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davacının müvekkil şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazda bulunduğunu, kötüniyetli ve haksız kazanç sağlayamaya yönelik huzurdaki davanın reddine, müvekkil şirketin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, dolayısıyla taraflarına yükletilmeye çalışan icra inkar tazminatını kabul etmediklerini, davacı aleyhine %20'den az olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında kurulan danışmanlık hizmetine ilişkin yazılı sözleşme kapsamında davacının tanzim ettiği faturalara dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası ve ------------ Vergi Dairesi'nden gelen davalı şirketin 2019-2024 BA-BS formlarına ilişkin kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 117.687,52 TL alacağın tahsili için 01/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında danışmanlık hizmetine ilişkin kurulan yazılı sözleşme kapsamında davacının tanzim ettiği faturalara istinaden ödenmeyen bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalının savunması kapsamında davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalı aleyhine verilen idari para cezasının davacının eksik veya ayıplı ifası ile ilgili olup olmadığı, davalı tarafından idari para cezasının iptali ve davacı aleyhine sorumluluk isnadıyla açılan davalar sebebiyle ödeme yapılmamasına dayalı ödemezlik defi niteliğindeki davranışı kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı itirazın iptali, icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında çevre sağlığı ve mevzuatı konularında danışmanlık ve eğitim hizmeti verilmesine ilişkin atipik/ isimsiz sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının yüklenici hizmet veren davalının alıcı müşteri olduğu, ön inceleme duruşmasında tarafların uyuşan beyanlarında takip ile istenilen alacağın dava konusu edilen 97.687,52 TL'sinin dava açıldıktan sonra ödendiğinin anlaşıldığı bu kapsamda herhangi bir şerh ileri sürmeksizin davalının ödeme yapmasının söz konusu borcun kabulü niteliğinde olduğu, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü TBK m.97 hükmü gereğince ödemezlik def'ine ilişkin olarak; kendisi aleyhine düzenlenen idari para cezasının davacı tarafından verilen hizmetin eksik veya ayıplı ifası ile ilgili olup olmadığı ve bu sebeple ödeme yapılmadığı yönündeki savunmasının da bu anlamda konusuz kaldığı anlaşıldığından davacının işbu davaya konu ve takip ile istenen tutarın önceden ödenen 20.000,00 TL'si dava konusu edilmeksizin talep edilen tutar olan 97.687,52 TL yönünden takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu tutarın davadan sonradan ödenmiş olması sebebiyle İcra Müdürlüğü'nce dikkate alınmasına ve alacağın likit olduğu değerlendirilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın dava konusu edilen 97.687,52 TL yönünden iptaline, söz konusu tutarın haricen ödendiğine dair uyuşan taraf beyanları doğrultusunda bu tutarın kapak hesabında İcra Müdürlüğü'nce dikkate alınması ve takibin bu suretle devamına, 2-Kabul edilen alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 19.537,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.673,03-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.079,82-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.593,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL başvuru harcı, 1.079,82-TL peşin/nisbi harcı, 185,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.692,42 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.600,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2025