İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/212 E. 2025/964 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/212
Karar No
2025/964
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/212 Esas KARAR NO : 2025/964 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/03/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------ŞTİ'NİN yetkilisi olan --------- ile karşı taraf şirket yetkilisi -------- arasında geçmişten gelen husumetin bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisi hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma ve silahla kasten yaralama suçlarından dolayı kamu davası açıldığını, davanın halen ------- Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, karşı tarafın galeri sahibi olduğunu, müvekkilinin ise 2019 yılında kurulan ve yıllardır başarılı ticari hayatı ile bilinen bir şirket olduğunu, tedbir talebine konu takibin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığını, usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edilemediğini, bu hususta -------- Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini ve 12/03/2024 tarihli ara kararı ile tedbir kararı verildiğini, ayrıca müvekkilinin KEP adresi olmasına rağmen bu adrese değilde usule aykırı şekilde tebligat yapılması sebebiyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı / alacaklının takibe dayanak 3 dekont sunduğunu, bu dekontlara karşılık olarak asıl alacak kalemlerinin belirtilmediğini, müvekkili tarafından söz konusu dekontlara karşılık gelmek üzere davalıya bir takım ödemeler yapıldığını, bu ödemelere ilişkin dekontların da dilekçe ekinde sunulduğunu, herhangi bir açıklama içermeyen havalelerin bir borcun tediyesine ilişkin olduğunun yerleşik içtihatları gereği kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ekte sunulan dekontlardan anlaşılacağı üzere 2001 Eylül itibariyle davalıya 200.000 EURO verdiğini ve davalı tarafından müvekkilinin 2.300.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek somut olay silsilesi ve emsal içtihatlar uyarınca başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun yaklaşık olarak ispat edildiğinin belirtilerek öncelikle teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak takibin durdurulmasına karar verilmesini ve davanın kabulü ile borçlu olunmadığının tespitini ve alacağın %20'sindan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı şirkete icra icra dosyasında yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, davacının davalı taraf ile aralarında husumet olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın da huzurda görülmekte olan davanın konusu olmadığını, Davacı taraf dava dilekçesinde davacı şirketin yetkilisi ------- ile karşı taraf davalı şirketin yetkilisi-------- ile arasında 2022 yıllarından bu yana husumet bulunduğunu, davalı şirket yetkilisi --------- hakkında davacı şirket yetkilisi -------- karşı "Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "Silahla kasten yaralama" suçlarından ----------E. Sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini iddia ettiğini, ancak söz konusu durumun huzurdaki dava ile ilgili herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacı tarafın davalı şirkete borcu olduğunun resmi evraklarla sabit olduğundan huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalı tarafından davacıya 15/11/2021 tarihinde gönderilen 1.021.000,00 TL'ye ilişkin dekontta açıklama bulunmadığını yazdığını, ancak davalı şirket tarafından gönderilen dekontta açıklama olarak "Borç " yazdığını, davacı tarafın sürekli çelişkili ifadeler kullanması, dekontta yer alan açıklamayı "açıklama bulunmamaktadır" diye yazarak, dava konusu olmayan hususları anlatarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacı tarafın davalı şirkete 05/01/2022 tarihinde gönderdiği 1.000.000,00 TL için kar-zarar hesaplamasından kaynaklı olarak ödeme yaptığına yönelik iddiasının gerçek olmadığını, söz konusu ödemenin davalının davacıya verdiği borç ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davalının davacıya 31/12/2021 tarihinde gönderdiği 1.640.000,00 TL borç açıklaması ile yaptığı ödemeye ilişkin davacının iddialarının ise taraflarınca anlaşılamadığını, davacı tarafın 01/09/2021 tarihinde müvekkile 521.000,00 TL'yi "--------", 01/09/2021 tarihinde gönderdiği 533.000,00 TL'yi ise "----------" açıklaması ile gönderdiğini, ancak dava dilekçesinde müvekkil ile davacı arasında kar hesabından kaynaklı olarak davalının davacıya 1.640.000,00 TL ödeme yaptığını söylediğini, Davacının davalıya 01/09/2021 tarihinde araç alımı için 1.054.000,00 TL ödeme yapıp ardından müvekkilin davacıya 31/12/2021 tarihinde 1.640.000,00 TL ödemeyi borç açıklaması ile göndermesi ve bunun da davacı tarafça kar-zarardan kaynaklı olduğunu söylemesi hayal ürünü olduğunu, ödeme emrinde yer alan 2.300.000,00 TL alacak kalemine ilişkin olarak da dekontu dilekçe ekinde sunduklarını, davalı tarafından davacıya gönderilen tutarlar tarih ve saat ile sırasıyla;15/11/2021 saat 14:21:00 1.021.000,00 TL (borç açıklaması ile) 31/12/2021 saat 15:00:55 2.300.000,00 TL, 31/12/2021 saat 16:20:25 1.640.000,00 TL (borç açıklaması ile) şeklinde olduğunu, davalı tarafından davacıya gönderilen tutarların tümünün borç olduğunu, davacı tarafça davalıya bu borçlara ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, beyan ederek davaya cevaplarımızın kabulüne, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, neticede davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun istinaf başvurusunun tümden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı tarafça takibe konu edilen 3 adet dekont nedeniyle -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.------- İcra Dairesi -------- Esas, ------- İcra Hukuk Mahkemesi-------Esas, ------- soruşturma, ------- Asliye Ceza Mahkemesi ------- Esas, ------- Esas sayılı dosyaları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır. Celp edilen ------ İcra Dairesi-------- Esas sayılı sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklı --------- Şirketi tarafından borçlu -------- Şirketi aleyhine 1.021.000,00 TL 15/11/2021 vade tarihli asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 2.300.000,00 TL 31/12/2021 vade tarihli asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 1.640.000,00 TL, 31/12/2021 vade tarihli asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 421.281,38 TL 15/11/2021 vade tarihli asıl alacağın geçmiş gün faizi alacağı, 900.465,75 TL 31/12/2021 vade tarihli asıl alacağın geçmiş gün faizi alacağı, 642.071,23 TL, 31/12/2021 vade tarihli asıl alacağın geçmiş gün faizi alacağı olmak üzere toplam 6.924.818,36 TL alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden 02/02/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Mahkememizin 29/01/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacı ve davalının ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 22/05/2025 tarihli raporda; "Davacı tarafından ibraz edilen 2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırılmadığı, sahibi lehine delil kabiliyetinin bulunmadığı, ancak aleyhine delil kabiliyetinin bulunduğu, takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarını ibraz etmediği, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirketten KAYDİ olarak 1.021.000,00-TL tutarında alacaklı olduğu ancak bankadan gönderilen ve gelen havalelerin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, dava dosyasına, ibraz edilen dekontların incelenmesi neticesinde; davalının davacıya göndermiş olduğu havalelerin toplam tutarının 4.961.000.-TL olduğu tespit edilmiş olup detayları aşağıda açıklanmıştır; - 15/11/2021 tarihli -------- bankasından gelen dekontlardan 1.021.000-TL havaleyi gönderenin --------- olduğu, Havalenin alıcısının da -------- şirketi olduğu, dekont açıklamasında (BORÇ) yazdığı, - 31/12/2021 tarihli --------- bankasından gelen dekontlardan 1.640.000,00-TL havaleyi gönderenin -------- olduğu, Havalenin alıcısının da --------- şirketi olduğu, dekont açıklamasında (BORÇ) yazdığı, - 31/12/2021 tarihli ---------- bankasından gelen dekontlardan 2.300.000,00-TL havaleyi gönderenin -------- olduğu, Havalenin alıcısının da -------- şirketi olduğu, dekont açıklamasında herhangi bir açıklamanın olmadığı, davacının davalıya göndermiş olduğu havalenin toplam tutarının 1.000.000-TL olduğu tespit edilmiş olup detayları aşağıda açıklanmıştır; - 05.01.2022 tarihinde --------- Bankasından havaleyi gönderenin --------- firması olduğu, Alıcısının -------- olduğu, tutarının 1.000.000,00-TL olduğu, dekont açıklamasında şirket adına borç geri verme yazdığı, Davacı şirketin ortağı olan --------, davalıya göndermiş olduğu havalenin toplam tutarının 1.054.000,00-TL olduğu tespit edilmiş olup detayları aşağıda açıklanmıştır; - 01.09.2021 tarihli --------- bankasından gelen havale dekontlarının havaleyi gönderenin --------, tutarlarının ise 533.000,00-TL ve 521.000,00-TL olduğu, açıklamalarında ------- araç alımı yazdığı, taraflar arasındaki borç/alacak ilişkisinin çözümü için hukuki nitelemenin gerektiği, bu konudaki takdirin Mahkemeye ait olduğu" kanaatinin bildirildiği görülmüş, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı alacaklının takibe dayanak yaptığı 3 dekont sunduğunu, bu dekontlara karşılık olarak asıl alacak kalemlerinin belirtilmediğini, davacı tarafından söz konusu dekontlara karşılık gelmek üzere davalıya bir takım ödemeler yapıldığını belirterek 6.924.818,36 TL dava değeri üzerinden davalıya borçlu olmadığının tespitini talep edilmiş olup tarafların tacir olması nedeniyle ticari defter ve dayanakları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ancak davalı vekili tarafından sunulan 24/02/2025 tarihli dilekçede davalı şirkete ait ticari defterlerin vergi incelemesinde olduğu bildirilmiş olduğundan 02/07/2025 tarihli celsede bu hususta kendisine süre verilmiş ise de davalı taraf vekilince şirket yetkilisinin cezaevinde olduğu bildirilmiş, duruşma tarihine kadar da incelemeye sunmaya dair talepte yada girişimde de bulunulmamış, dosyanın bu şekilde sürümcemede kaldığı şirket yetkilisinin UYAP sisteminden yapılan incelemesinde halen cezaevinde bulunduğu, vekilince bu hususta gerekli araştırma yapılmak suretiyle mahkememize bilgi verilmesi gerektiği açık olup mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerekmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede davacı şirketin aleyhine delil vasfındaki defterlerine göre davalı alacaklıya 1.021.000,00 TL borçlu olduğu, takibe dayanak yapılan 3 adet dekonttan 1.640.000,00 TL ve 1.021.000,00 TL lik iki dekontta açıklama olarak ''borç'' ibaresinin bulunduğu, takip talebinde belirtilen ancak talebe eklenmeyen 2.300.000,00 TL lik dekontun davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde sunulduğu, sunulan dekontta açıklama bulunmadığı, görülmüştür. 1.640.000,00 TL ve 1.021.000,00 TL lik iki dekontta açıklama gereğince davalı alacaklı tarafça davacıya borç olarak bu meblağların gönderildiği, dolayısıyla davacının bu miktarlar nispetinde davalıya borçlu olduğu ancak 2.300.000,00 TL bedelli dekont yönünden ise açıklamanın bulunmaması nedeniyle bu meblağın davalının mevcut borcun ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiği, ispat külfeti kendisinde olan davalı alacaklının bu karinenin aksini ispatlayamadığı, dolayısıyla takipteki toplam alacak miktarı olan 6.924.818,36 TL den davacının borçlu olduğu 1.640.000,00 TL ve 1.021.000,00 TL nin mahsubu sonrasında 4.263.818,36 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ayrıca davalı alacaklı tarafça mahsup edilen miktarlar yönünden işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalının davacıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmadığından bu kısımlar yönünden de davacı lehine olarak şekilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının --------İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasına konu borcun 4.263.818,49-TL'si yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davanın kabul edilen kısmı yönünden borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin kötüniyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle davacı tarafça talep edilen haksız takip tazminatı isteminin reddine, -Davanın reddedilen kısmı yönünden şartları oluşmadığından davalı alacaklının icra inkar tazminatı isteminin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 291.261,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 118.258,59-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 173.002,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 118.258,59-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 118.686,19TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 4-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 430,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.430,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.422,06-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 583.020,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 387.930,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/212, K. 2025/964, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-212-e-2025-964-k-d8e78bcfe225