İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/668 E. 2024/493 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/668
- Karar No
- 2024/493
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/668 Esas KARAR NO: 2024/493 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/09/2023 KARAR TARİHİ: 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı müvekkil ile davalı borçlu şirket arasında 09.07.2021 tarihinde hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye istinaden sunulan hizmet karşılığında ödenecek ücrete ilişkin sözleşmenin 4.maddesinin A bendinde: "Proje yazılım ücreti verilecek ----------- Proje başvuru için 27.000,00 + KDV olduğunu, bu bedelin yarısı sözleşme imzalanmasıyla, kalan tutar ise proje başvurusunun sistem üzerinden gönderilmesiyle ödenir." hükmü yer aldığını, ilerleyen süreçte müvekkil şirket sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, davalı şirket ise bedel ödeme yükümlülüğünü 1/4 oranında yapmaya başlamış ve ilk üç kısım ödendiğini, ancak ödemenin son kısmı yapılan tüm şifahi görüşmelere rağmen yapılmamış ve davalı borçlu temerrüde düştüğünü, davalı aleyhine ---------İcra Dairesinin--------- E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış ancak davalı haksız ve kötü niyetle takibe itiraz ettiklerini, akabinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak 08.09.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle dava açıldığını, 09.07.2021 tarihinde akdedilen '---------- Şti. Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi' gereği müvekkil şirket hizmet sunma, davalı şirket ise ücret ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkil şirket sözleşmeyi gereği gibi ifa etmesine rağmen davalı şirket ücretin son kısmını ödemede temerrüde düşmüş, başlatılan icra takibine ise 'Müvekkil şirketin --------- Şirketi'ne hiçbir borcu bulunmadığını, bu sebeple gönderilen ödeme emrine borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz ederiz.' şeklinde itiraz ettiklerini, davalı borçlu, aynı borca istinaden tanzim edilen ve toplam ücretin 1/4'ü oranındaki diğer üç faturaya itiraz etmemiş; borcunu ve dolaysıyla taraflar arasındaki borç ilişkisini kabul ettiklerini, cari hesap ekstresinden gerekse her iki şirketin ticari defterlerinin incelenmesinden de kolaylıkla anlaşılacağını, TTK 21.Maddesinin 2.fıkrasında fatura alan kişinin itirazda bulunmamış olması halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlendiğini, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." ilgili kanun hükmünde de açıkça belirtildiği üzere davalı şirketin sözleşmenin ifası olarak yaptığı üç faturaya itiraz etmeksizin ödeme yapması kabul ettiğini gösterdiğini, kaldı ki, her iki şirketin ticari defterlerine işlenmiş olan ve fatura içeriği olarak "Sözleşmesi imzalanan 27.000,00 + KDV tutarındaki Proje Yazım Danışmanlığı işinin (...)/4 tutarındaki (...).ödemesi için faturalandırılmıştır" şeklinde açıklanan alacağın inkar edilmesi söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın haklılığı ortaya çıkacağını, davalının aynı alacağa ait olan ve içeriğinde de aynı alacağın isnat edildiği üç faturayı ödeyerek kalan son kısım ödeme için tanzim edilen 4.faturaya itiraz etmiş olması kötü niyetli olduğunun göstergesi olup alacaklı müvekkilin alacağına geç kavuşacak olmasına da sebebiyet verdiğini, güncel enflasyon ve paranın değer kaybı ile ticari hayatta yaşanan zorluklar göz önüne alınarak, davalı aleyhine alacağın %20'sinde aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilden alacağının olmadığını, yapılan anlaşmaya göre müvekkil tarafından imza tarihinden itibaren belirtilen fatura bedelleri ödenmiş, danışmana gerekli tüm bilgi ve belgeler zamanında teslim edilmiş ve projenin hazırlanmasına yönelik her türlü işlem müvekkil tarafından sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiğini, ancak danışman tarafından hazırlanan sözleşme henüz müvekkil ile bile paylaşılmadan --------- başvuru yapıldığından daha genel Kurul'a girmeyen projede revize yapılmak durumunda kalındığını, bununla beraber müvekkil, hazırlanan projeyi ücret ödediği ve sürekli ulaşmaya çalıştığı danışmanından değil ---------- kendi imkanları ile edinmiş ve bu süreçte müvekkile hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, tüm bunlarla beraber müvekkil vadesi gelen tüm borçlarını ödemesine rağmen davacı tarafından projeye 23.02.2023 tarihinde başvurulduğu ve genel kuruldan ret cevabının 21.04.2022 tarihinde çıktığı bile söylenmemiş, bunu dahi müvekkil kendi çabaları ile öğrendiğini, ve yine ret cevabının ardından 15 günlük itiraz süresi içerisinde danışman tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış ve danışman yükümlülüğünü ihmal ettiğini, danışman tarafından ret kararına itiraz edilmediği de yine müvekkile gelen cevap mailinde açıkça görüldüğünü, kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen, iletişim kurmayarak kendi eksikliklerini iletişimsizlik ile kapatmaya çalışan davacının icra takibine konu ücreti yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen talep etmesi imzalanan sözleşmeye aykırı bir durum olduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin her halükârda reddi gerektiğini, davacı kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bir an için ticari defter kayıtlarında, fatura bedellerinden kalan ve ödenmemiş bir bakiyenin göründüğü düşünülse dahi bu tutarı taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye aykırı olup; sözleşmenin incelenerek davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep edebileceği, somut, muaccel bir alacağından bahsedilemeyeceğinden, davacının inkâr tazminatına ilişkin talebinin her halükârda reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden --------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hüküler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Davacı vekilince fatura ve faturadaki hizmet ile ilgili belgeler dosya arasına sunulmuştur. Somut olayda davacı ile davalı arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi bulunmakta olup davalı tarafından ---------- yapılacak başvuru için davacı tarafından yazılım konusunda danışmanlık hizmeti verilecektir.06.02.2024 tarihli celsede davacı vekiline belirtilen günde ticari defterlerin inceleneceği hususunda usulüne uygun, kesin süre verilmiştir. 08/03/2024 tarihli bilirkişi incelemesi yapılamadığına dair tutanak incelendiğinde inceleme gününde davacı tarafın 2021,2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterleri mahkememiz kaleminde hazır etmediğinden incelenemediği anlaşılmıştır. Somut olayda ispat yükü davacı taraftadır ve davacının ticari defterini mahkememize ibraz etmediği, davacının alacaklı olduğunu ispata elverişli dosya arasında bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun -----------sayılı dosyasında takdir edilen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.589,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024