İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/174 E. 2026/239 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/174
- Karar No
- 2026/239
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/174 Esas KARAR NO : 2026/239
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 25/02/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı banka ile davacı arasında iki ayrı kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmelere ilişkin hesap ekstresinin sunulmadığı, ödeme planının dosyaya ibraz edilmediği, davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığı ve sonrasında ... 17. Noterliği ihtarnamesi dayanak gösterilerek toplam 1.318.835,93 TL borç çıkarıldığı, ancak borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının açık olmadığı, faiz hesaplamasının denetime elverişli olmadığı, 2021 yılında icra dosyası kapsamında taşınmaz ihale yoluyla satılmış ve satış bedeli davalı bankaya ödendiği, buna rağmen banka tarafından borç hesabı şeffaf bir şekilde ortaya konulmadığı, davacı tarafın kredi borcunu ödemekte iken davalı banka tarafından 30/09/2019 tarihinde kredi ödenmiyor şeklinde ...'ye bildirdiği oysa bu tarihte kredi taksitlerinin ödendiği, muacceliyet şartları oluşmadığı, buna rağmen davalı banka davacının bilgisi ve açık rızası olmadan ...'den onay alarak 6 ay ödemesiz yapılandırma işlemi gerçekleştirdiği, ve yine banka yetinmeyerek aynı tarih 30/09/2019 tarihinde tekrar kendi bünyesinde 3 ay ödemesiz olarak aynı krediler tekrar yapılandırıldığı, kredi sözleşmelerinde borçlu aleyhine tek taraflı yapılandırma yetkisinin bulunmadığı, borçlunun açık iradesi olmadan yapılan yapılandırmanın hukuken geçersiz olduğu, yeni bir borç doğurmadığı, ayrıca banka bu bildirim sonucunda ... teminatından yararlanmış ise gerçek temerrüt bulunmadığı halde ...'ye başvurulduğu, haksız şekilde teminat kullanıldığı, temerrüt şartları oluşmadan kredi kat edilmesi ve icra takibine konu edilmesinin hukuka aykırı olduğu, banka 20/08/2019 tarihinde kat etmiş olduğu kredilere 11/11/2019 tarihinde kredi taksiti aldığını ... 8. ATM'ye beyan ettiği, kat ihtarnamesi olan hesaplarda hem kredi taksiti aldığı hem de fek yazısı verdiği hemde mobil bankacılık çalışmış bu hesaptan hemde şirkete alınan ürünlerin ödemesinin yapıldığının hukuka aykırı olduğu, bu kat ihtarnamesi çekildikten sonra 3.ay taksit almaya devam ettiği, tüm bu nedenlerle borcun mevcut olmadığının tespitine, borç hesabının bilirkişi incelemesi ile yapılmasına, kat işleminin geçersizliğinin iptaline, ... tazmin sürecinin araştırılmasına, tahsil edilen tutarların mahsubunun yapılmasına karar verilmesinin talep ile dava ettiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; 09/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinden, sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şarttır. Yine 7155 sayılı kanunun 22. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3'ncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır." cümlesi ile arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun Dördüncü bölümünden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak Arabuluculuk" başlığıyla eklenen Beşinci Bölüm ve maddeye göre; "Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. 2-Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı asil dava dilekçesinde bankacılık sözleşmesi nedeniyle ve ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibinden dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini, sebepsiz zenginleşme nedeniyle tahsil edilen tutarların iadesini talep ettiği, menfi tespit ve istirdat davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı, dosyaya sunulan 28/12/2021 tarihli Arabuluculuk tutanağının "ticari ödünç verme sözleşmesinden kaynaklanan zarar ve alacaklarını tazmin için açacakları davaya" ilişkin olduğu, dava dilekçesi ekinde dava konusu hakkında davacı yanın 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunmadığı, Mahkememizin dosya inceleme tutanağı ile davacı asile verilen 1 haftalık sürede de arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 7155 sayılı kanunun 20 ve 23. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732-TL harçtan peşin alınan 22.522,43-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 21.790,43-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkememize hitaben yazılmış, Mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.15/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.