İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/153 E. 2024/578 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/153
- Karar No
- 2024/578
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/153 Esas KARAR NO :2024/578 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/03/2024 KARAR TARİHİ:08/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı şirket arasında inşaat işlerinden kaynaklanan bir takım tadilat ve montaj gibi işler için ticari ilişki bulunduğunu, davacı müvekkil, davalı tarafından kendisine verilen işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalı borçlu şirket ise ödemeleri zamanında gerçekleştirmediğini, davacı tarafından hizmet faturası kesilerek davalı borçluya gönderildiğini, davalı-borçlu tarafından ödemeler eksik yapıldığını, davalıdan faturalardan kaynaklı bakiye alacağı doğduğunu, alacak miktarının davalı şirket tarafından düzenlenen ve müvekkile sunulan 14.03.2023 tarihli cari hesap ekstresi ile kesin hale geldiğini, davalıca düzenlenen ve davalı şirketin imzasının ve kaşesinin bulunduğu cari hesap ekstresine göre 461.862,00 TL bakiye alacakları olduğunu, cari hesap ekstresi ile davalı tarafından borcun kabullenildiğini, faturalar ile şirket defter kayıtlarındaki 461.862,00 TL alacağın ve işlemiş faizinin tahsili için ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan ilamsız takibe davalının icra takibi ile talep olunan borcun tamamına, fer’ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, ödenmeyen faturalar müvekkil ile davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, alacak ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde sabit olacağını, takip konusu alacak, likit fatura alacağı olduğunun Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, bu hususta; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli 2006/19-347 E. sayılı ve 2006/377 K. sayılı ilamı olduğunu, davalı kötü niyetle iş bu itirazı yapmış bulunduğundan %40 oranında icra inkar tazminatı talep etme zarureti hâsıl olduğunu beyan ve iddia etmiş ve yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalının ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle takibin devamına, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %40ı oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davanının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden davacının temerrüt faizi taleplerinin reddi gerektiğini, faturadaki alacağın istendiğine ilişkin karşı tarafa ulaşmış bir ihtar yok ise temerrüt icra takibin açılmasıyla gerçekleştiğini, bu durumda faturaya dayalı alacağa temerrüt faizi takip tarihinden itibaren yürütülebileceğini, bu hususta Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/3266 E. 2018/4228 K. Ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/1064 Sy. kararlarının olduğunu, davacı yan bu talebi ile müvekkil şirketten haksız kazanç elde etme amaçlı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacının işbu iddiaları haksız ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, davacı yanca bir ihtarname dahi gönderilmeden müvekkil aleyhine "fatura düzenledim alacaklıyım" iddiası ile icra takibi başlatıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanca bir ihtarname dahi gönderilmeden müvekkil aleyhine "fatura düzenledim alacaklıyım" iddiası ile icra takibi başlatılmış, itirazların akabinde de huzurdaki dava açıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, doğru ve eksiksiz incelemenin yapılması için aralarında mali müşavirinde bulunduğu alanında uzman kişilerce oluşturulan heyetten bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının likit bir alacağı olmadığı için icra inkar tazminatı da talep edemeyeceğini, bu sebepler nedeniyle davacı tarafından açılan haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır. Uyap üzerinden entegre edilen ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 461.862,00 TL asıl alacak 12.370,00 TL faiz olmak üzere toplam 474.232,00 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı davalının itirazı ile takibin durduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilaf alacağın varlığı ve miktarı noktasında olup, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Huzurdaki davanın; davacı tarafından, davalı aleyhinde, borcun "14.03.2023 tarihli cari hesap ekstresi, mutabakat formuna dayalı fatura bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 13/06/2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 461.862,00 TL asıl alacak ve 12.370,00 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 474.232,00 TL alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, Davacı tarafın yerinde inceleme talebine istinaden yapılan incelemede; davacının 2022 ve 2023 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme’nin verdiği 23.05.2024 tarihli ara kararı gereği; 07.06.2024 14:15 saatinde kalemde SMMM bilirkişi olarak hazır bulunulduğu, Sayın Mahkeme tarafından tanzim edilen 07.06.2024 tarihli “bilirkişi yemin ve inceleme tutanağında (defter inceleme) davacı ve davalı vekillerinin inceleme gün ve saatinde hazır olmadıkları görüldü” şeklinde tespitte bulunulduğu, Sayın Mahkeme tarafından inceleme kararının verildiği 23.05.2024 tarihli ara karar davalı vekiline KEP yoluyla *...* no ile iletilmesine rağmen davalı taraf inceleme günü mahkemede bulunmamış olup; bu halde davalının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınıp/kaçınmadığı hususunun takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı ... ile davalı ... MİMARLIK PROJE VE İNŞ. TİC. LTD. ŞTİ. arasında inşaat işlerinden kaynaklanan tadilat ve montaj v.s. işlere ilişkin ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında bu hususta dava dosyası içeriğinde yazılı bir sözleşme görülemediği, taraflar arasında şifahi sözleşme kapsamında ticari ilişki olduğu, davacının 13.06.2023 takip tarihinde; Davalıdan 394.290,23 TL alacaklı olduğu hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, davacının davalıya kestiği 2022 ve 2023 yıllarındaki faturalar ile birlikte Sayın Mahkeme tarafından celp edilen Ba ve Bs formları çerçevesinde Davacının davalıya; 2022 yılında KDV hariç 12 adet ve 2.710.573,54 TL mal ve hizmet satışında bulunduğu, davalının ise Ba formunda 12 adet ve 2.710.573,54 TL davacıdan mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiğini, Davacının davalıya; 2023 yılında KDV hariç 5 adet ve 732.923,40 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu Bs formu ile beyan ettiği, davalının ise Ba formunda ise 5 adet ve 732.923,40 TL davacıdan mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiğini, buna göre davacının davalıya kestiği tüm faturaların davalıca Ülkemiz Maliyesine/bağlı olduğu V.D. sine bildirdiği ve muhasebe kayıtlarına aynen kaydettiğinin tespit edildiği, Faiz Yönüyle İnceleme: Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadı r, davacı taraf 13.06.2023 tarihli icra takibinde 461.862,00 TL asıl alacağına 12.370,00 TL işlemiş avans faizi talep ettiği, Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; davacının 13.06.2023 takip tarihinde; Davalıdan 394.290,23 TL alacaklı olduğu hesaplanmış olup; Noter Temerrüdü Olmaması Hususunun Sayın Mahkeme’ce Benimsenmesi Halinde; Ancak dosya içeriğinde davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir noter ihtarı ve/veya benzeri bir temerrüt ihtarı Görülememiştir. Bu halde davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, Sayın Mahkeme’ce bu seçeneğin benimsenmesi halinde; Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının Açıklama Ana Para 394.290,23 TL, İşlemiş Faiz Asıl Alacağı 0,00 TL olabileceğinin mütalaa edildiği, işlemiş Faizin Kabulü Halinde: davacının davalıya kestiği fatura tarihleri ile takip tarihinde geçen sürede davacının 394.290,23 TL asıl alacağına; 10.567,52 TL işlemiş faiz alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacağının olabileceği mütalaa edilmekle birlikte takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, TCMB verilerinden 13.06.2023 takip tarihi itibariyle avans faizinin % 10,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 394.290,23 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, Sayın Mahkeme’ce bu seçeneğin benimsenmesi halinde; Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının Ana Para Asıl Alacağı 394.290,23 TL İşlemiş Faiz, 10.567,52 TL olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, icra dosyası, faturalar tarafların kayıt ve defterlerine, BA-BS formlarına, ödeme dekontlarına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Davacının davalıya 2022 yılında KDV hariç 12 adet ve 2.710.573,54 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu BS formu ile vergi dairesine beyan ettiği, davalının ise BA formunda 12 adet ve 2.710.573,54 TL davacıdan mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiği, davacının davalıya 2023 yılında KDV hariç 5 adet ve 732.923,40 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu BS formu ile beyan ettiği, davalının ise BA formunda ise 5 adet ve 732.923,40 TL davacıdan mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiği, davacının davalıya kestiği tüm faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği ve defterlerine işlediği, faturalara itiraz edilmediği, iade edilmediği, davacının muhasebe kayıtlarında olmayan 01.01.2023 tarihli 82.481,13 TL borç bakiyesi ve 20.01.2023 tarihli 152.927,44 TL banka ödemesi düşüldüğünde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 394.290,23 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı tarafın ne icra müdürlüğüne verilen itiraz dilekçesinde ne de cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunulmadığı, dolaysıyla ayıp iddiasına yönelik delil de sunamayacağı,( Bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli, 2020/2870 Esas ve 2020/5536 Karar sayılı ilamı) bu bakımdan davacının ayıp iddiasının değerlendirilemeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporu ile tespit edilen tutar kadar alacaklı olduğu, davalının takibin tamamına itirazının yerinde olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, davacının takipte talep edilen fazla tutar bakımından kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, davalının usulüne uygun olarak tamerrüde düşürüldüğünün davacı tarafça ispat edilemediği bu nedenle takip öncesi faiz isteminin yerinde olmadığı, değerlendirilmekle davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 394.290,23 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın %20’si olan 78.858,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 394.290,23 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 78.858,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 26.993,97 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.516,29 TL ve 211,25 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik alınan bakiye 21.206,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yatırmış olduğu 5.516,29 TL peşin, 211,25 TL tamamlama harcı ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.155,14 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 205,00 TL tebligat+müzekkere gideri olmak üzere olmak üzere toplam 3.705,00 TL yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 3.080,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600 TL ücretin davanın kabul ve ret oranına göre 2.993,04 TL'sinin davalıdan, kalan 606,96 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 63.086,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır